Öğretmenler Sahipsiz Bırakıldı!

Hep şunu ileri sürüyorum; aile sorunuyla, eğitim sorunu almış başını gidiyor, Kürt surunu falan bu iki sorun yanında deveden kulak kalır.

Öğretmenler Sahipsiz Bırakıldı!



 Velileri Tebrik Ederim Ama!

Eğitim öğretim dünyanın en çetrefilli çalışma sahası, her öğrenci ayrı bir dünya, toplumun geleceği niteliğinden etkilendiği bir eğitim ürünüdür. Ancak talim terbiyenin paydaşları arasında merkezde olmasına rağmen en az sorumlu tutulan kimsedir. Çünkü tüm paydaşların uğraşı öğrenciye şekil vermek uğrunadır ve paydaşların yetersizliği öğrencinin kalitesine yansıyor. Bu da vatandaş kalitesi olarak hayata iz bırakıyor.

Bakanlık olarak bir geliştirme, yapılanma, bir arayış sürüyor ancak bürokratik düzeyde zihniyet değişikliği yapılmadığı için yenilikler havada kalıyor. İdari yönetimle ilgili bir yasa çıkarıldı; belki kaliteli bir yönetim oluşur umuduyla, başka illeri bilemem ama Diyarbakır atamaları milli eğitim camiasına “iyi bir yönetim teşekkül ediliyor” izlenimini bırakmadı, umarım yanılmış olurum. Bakalım okul yönetimleri nasıl teşekkür edilecek?

Öğretmen kendi halinde bırakılmış, bu “berdan, berdan”  kimi öğretmenlerin hoşuna giderken, öğretmenlerin kahır ekseriyeti bu durumdan muzdariptir. Öğretmenin bu kadar sahipsiz bırakılmasına kimsenin hakkı yoktur. Zümre çalışmaları zayıf, hizmet içi eğitim yok denecek kadar az ve öğretmen gelişmelere uymakta, mesleğini geliştirmekte zorlanıyor. Üniversiteyle işbirliği içinde uzmanlardan yararlanarak “Benim kursa ihtiyacım var” beyanında bulunan her öğretmeni yetiştirmekle yükümlüyüz. Velev ki sayıları az da olsa.

Velimize gelince bir yandan biz eğitim camiası olarak veliyi eğitmeliyiz; öğrencisine nasıl ilgi göstermesi gerektiği konusunda yetiştirmeliyiz, diğer yandan veli eğitim öğretimin devlet personeli durumunda olan öğretmeni, okul idaresini, milli eğitimin üst yönetimini, hatta siyasileri kontrol edecek etmelidir.

Birileri diyebilir ki, bu kadar önemli bir çalışmayı yapmak kolay mı? Doğrudur kolay değil tabi, zaten bunu fark eden Bakanlık 2006-2011 yılları arasında ciddi bir eylem planı ortaya koydu. Zamanın Milli Eğitim Müdür yardımcısı Şeyhmus Ayan başkanlığında bir yıllık bir çalışma yapıldı ve birileri engellendi, sekteye uğratıldı. Ben de lise müdürleri temsilen o çalışmanın bir üyesiydim. Eğer o eylem planı işleseydi şimdi eğitim öğretimizin başarı düzeyi, veli niteliğimiz bir başka olurdu.

Bakanlığın yeni yaklaşımına göre;”okul veliye  hayırlı bir evlat yetiştirmek için yardımcı bir kuruluştur” denilmektedir. Yani çocuğu asıl yetiştiren anne-babadır, ailedir, okulda bu konuda kendilerine yardımcı olmaktadır.

O zaman veli bir yandan eğitim öğretimin kalitesini düşürecek nitel ve nicel sorunların giderilmesi için tepki gösterecek hem de çözümü için katkıda bulunacak. Çeyrek asırdır eğitim öğretimin aktif bir paydaşı olarak çalışıyorum ilk sefer bölgemizde haklı bir tepkiyle velilerin okul idaresinden başlamak üzere milli eğitime kadar çıktığını görüyorum. O, iki kitap ezberleyip şube müdürü olanlar, artık yönetmelikleri okuyarak velileri yüzüne üfürsünler de belki velileri teskin ederler onları.

Bu açıdan velileri tebrik ediyorum. Gerçekten Anadolu liselerinde ikili eğitim kararını almak, eğitimi katletmektir, kağıt üzerinde sorunu örtbas etmektir. Diyarbakır’ın başarısını daha da aşağılara çekmektir. Buyurun “Temel Lise” kavramıyla 20 dershaneyi kiralasınlar bakın bakayım sorun nasıl da asgariye inmiş olur. Tekrar velilere sesleniyorum, kesinlikle ikili eğitime karşı direnin, özellikle 26 Haziranda bu sorunu Başbakanınıza anlatın/iletin, ben de o gün eğitim öğretim üzerinde duracağım.

Hep şunu ileri sürüyorum; aile sorunuyla, eğitim sorunu almış başını gidiyor, Kürt surunu falan bu iki sorun yanında deveden kulak kalır.

Edep ve marifet, bilim ve fen ışığında kaliteli bir talim terbiyenin verildiği günleri görmek dileğiyle,

 

Saygılarımla.

Eyüphan KAYA

haberx.com

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.