OKULLARIMIZ AÇILIRKEN DEĞERLER EĞİTİMİNDE NEREDEYİZ?

OKULLARIMIZ AÇILIRKEN DEĞERLER EĞİTİMİNDE NEREDEYİZ?

OKULLARIMIZ AÇILIRKEN DEĞERLER EĞİTİMİNDE NEREDEYİZ?



OKULLARIMIZ AÇILIRKEN DEĞERLER EĞİTİMİNDE NEREDEYİZ?

Himmet YÜCELDİ

Okullarımızda; vitrinlik popüler etkinliklerin başında değerler eğitimi gelmektedir. Yapılan çalışmalar; biraz da abartılarak örnek uygulamalar şeklinde dillendirilmektedir.

 

Daha önceki yıllarda örtük olarak yapılan değerler eğitimi, "ilk ders" konulu değerler eğitimine vurgu yapan 2010/53 sayılı genelge ve ekinde yer alan TTK onaylı etkinlik örnekleri ile resmi boyut kazanarak devam etmiştir.

 

Her gittiğimiz okulda; değerler ağacı, değerler sokağı, değerler köşesi, değerler koridoru gibi adlarla; hoşgörülü olmak, yardımsever olmak, ahlaklı olmak, doğru sözlü olmak, yalan söylememek, vefalı olmak, ahde vefa göstermek, paylaşımcı olmak bağlamında; yardımlaşma, dayanışma, barış, saygı, sevgi, iyi niyet, sabır, güven, tutumluluk, dostluk, arkadaşlık, cesaret, adalet, merhamet, sorumluluk, özgüven gibi kavramların yar aldığı görsel bir şölen sunulmaktadır. Dahası; bu etkinlikleri planlamak, koordine etmek, uygulamak ve takip etmek için çeşitli adlar altında komisyonlar bile kurulmaktadır.

 

Bu çalışmalar; değerlerimizin ciddiye alındığını göstermektedir. Yapılan çalışmalarda emek sarf edenlerin iyi niyetli olduğundan şüphemiz yoktur. Ancak; bunca emeğin, çabanın iyi sonuçlar vermediğini, istenilen davranışa dönüşmediğini görüyoruz.

 

Davranışa dönüşmeme sebepleri olarak;

 

Değerler eğitiminin; aileler ve çevre tarafından yeteri kadar desteklenmediği, rol model kişilerin ise bu görevi yerine getiremediklerini, hedeflenen davranışa dönüşmediğinden bahisle; hem okullarımızda yaptığımız gözlemler, hem de sosyal yaşamımızın her anında değerlerimizden eser kalmadığını fazlasıyla görüyoruz.

 

Öğretmenlerimiz; değerlere yönelik öğrenci davranışlarını gözlemlediklerinde tezatlığı rahatlıkla görebilirler. Bu nedenle okullarımızdan örnekler vermeyip, değerlerimizin yerle yeksan olduğuna dair, eğitim sonuçlarının somut tezahürü toplumsal yaşamımızdan örnekler sunacağım.

 

Bir grup öğrencinin; parklarda oturdukları yerde yığınla çekirdek kabuğu, meşrubat şişesi ve bardakları bırakarak kirletmesi ile çevre sağlığı.

 

Zararına satışlar, tadilat nedeniyle %70'e varan indirim, "sezonu" sözcüğünü okunmayacak kadar küçük, "kapatıyoruz" sözcüğünü ise büyük puntolarla yazarak ticarette hile yaparak dürüstlüğü,

 

AVM otoparkları, mağazalar, şadırvanlar, otogarlar gibi yerlerde "değerli eşyalarınıza sahip olun mesuliyet kabul edilmez" uyanlarıyla güven duymayı,

 

Hiçbir zaman "karşıdakinin yerinde olsaydım ne yapardım" sorusunu sormayarak bencil hareket etmekle empatik davranış sergilemeyi.

Sarı ışık yandığında kornaya basarak sabırsızlık, yaya geçerken durmayarak saygısızlık ile hoşgörüyü

 

Durakta, sokakta, otobüste ve başka ortak alanlarda, etrafta başka insanlar yokmuşçasına, başkasını rahatsız ettiğini bile bile fütursuzca hareket ederek kendi özgürlüğü adına hakka tecavüz edilmesi ile toplumsal saygıyı.

 

Yetersiz de olsa, yayaların yürümesi için ayrılan kaldırımlarının dükkân sahipleri tarafından sahiplenilerek; arabalarını çekmeleri, satışını yaptıkları malları yerleştirmeleri, uyaranları ise dövmeye kalkmaları ile hoşgörü ve hakkaniyeti,

 

Toplu yaşam alanlarındaki malzemeye zarar vermekle iyi vatandaşlığı, sorumsuzluğu,

 

Devlet dairelerinde iş için giden vatandaşa "neden geldin, beni rahatsız ediyorsun" anlamına gelen bakışları ile hizmet etmesi gerektiği velinimetini unutarak ukalalık yapıp, kraldan çok kralcı memurluk yapmakla kadirşinaslığı, ahde vefayı,

 

Marketlerde, pazarlarda, mağazalarda hatta restoranlarda sonu dokuz ile biten fiyatlandırma yapılmış olmasına rağmen, kaç para diye sorulduğunda tamlayarak fiyatlandırması ile helalinden kazanmayı,

 

Kapı komşumuza; başı sıkışırsa yardım ister, yük olur diye komşuluk yapmayarak yardımlaşmayı, selam vermeyi,

 

Engellilere, yaşlılara, muhtaçlara, korumasız canlılara acımasız davranarak merhamet etmeyi,

 

Çoktan unuttuk gibi. Örnekleri artırmak mümkün.

 

Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (SAV); "Merhamet etmeyene merhamet olunmaz", "Hiç şüphe yok ki doğruluk iyiliğe götürür, iyilik te cennete götürür"

 

Hz. Ömer (R.A); "Seni ölüme götürse de doğruluktan ayrılma", "inandığınız gibi yaşamazsanız yaşadığınız gibi inanmaya başlarsınız."

 

Hz. Mevlana; "Hoşgörülülükte denizi gibi ol", "Ya göründüğün gibi ol, ya da olduğun gibi görün"

 

Einstein; " Her şeyi kaybetsen de olur. Yeter ki insanlığını kaybetme"

 

Victor Hugo "İyi olmak kolaydır, zor olan adil olmaktır" sözlerinden, unuttuğumuz veya ihmal ettiğimiz değerlerimizin; inancımız ve insanlığımızın bir gereği olduğunu, bu nedenle yılmadan sonuç alıcı değerler eğitimine devam etmemiz gerektiğini unutmayalım. Mutlu bir eğitim yılı dileğiyle...

Himmet YÜCELDİ

Maarif Müfettişi


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.