Oruç Günahınızı Temizleyemez

ORUÇ GÜNAHINIZI TEMİZLEYEMEZ

Oruç Günahınızı Temizleyemez



ORUÇ GÜNAHINIZI TEMİZLEYEMEZ

Son yıllarda hızına yetişilmeyen adam kayırmacılık, ahbabı/yandaşı ihya etmek anlayışı 17 Aralık’tan sonra adeta kudurdu. Diğer bakanlıklardaki keyfiyeten göreve getirmelerin, keyfiyeten görevden götürmelerin bir benzeri de Milli Eğitim Bakanlığı’nda uygulanıyor artık. 

Kanun değişikliğiyle tüm yönetim kadrolarının yandaşa emanet edilmesinin önü açıldı. Uygulamalar ise beklenenden daha cüretkâr oldu. 

Herkesin malumu yetkili sendika, hükümete sadakatinin ve yandaşlığının karşılığını almak için teklif bile beklemiyor. Gerçi bu malum sendika mı MEB, yoksa MEB mi bir-sendika; çok da belli değil. Malum sendikanın şube başkanları ve temsilcilerine milli eğitim müdürlükleri veya kurum yöneticilikleri sepet sepet dağıtılıyor. Pastadan pay kapmak için pek çok kişi sıraya geçmiş. Kapalı kapılar ardındaki “kim, nerenin amiri olsun” konulu sendika toplantılarını bilmeyen yok. En kötü okul temsilcisini müdürlükten aşağısı kurtarmıyor.

Menfaatperestliğin, yandaş kayırmacılığın adı ise “müminlerin iş başına getirilmesi” olmuş. Mümin demek, iman eden demektir. Onurunu ayaklar altına alarak bir koltuğun peşine takılanlar da mümindir elbet. Ama iman ettikleri şeyi de Allah’la, İslam’la açıklayıp din hakkında bildiklerimizi kirletmesinler. Size anlaması güç gelebilir belki ama Türkiye’de son yıllarda ateist-agnostik düşünce patlaması yaşanmasının bir sebebi de sizin din bezirgânlığınızdır. 

Siz! Sayın yandaş-sen’ciler! Cevabını biliyorsunuzdur; ama yine de sorayım:

- Başkasının hak ettiği bir mevkiyi gasp etmek, hırsızlık değil midir; kul hakkı yemek değil midir?

- Liyakat gözetmeden bir mevkiyi birilerine –sırf yandaş diye- peşkeş çekmek İslam’ın emirlerine karşı gelmek değil midir; ülkenin menfaatlerini hiçe saymak değil midir?

- Hak etmemiş kişilerin yönetici olduğu nice devletler yıkılıp tarihin çöplüğüne gitmemiş midir? Sizin emelinize ulaşma yolunuz, bütünlüğü çatırdamış bu ülkeyi faciaya götürmez mi?

-Başbakan’ı desteklemek ve hükümetin emirlerine itaat dışında bir misyon yüklemediğiniz adamlarınız, doldurdukları koltukların hakkını nasıl verecekler, bir milletin geleceği olan eğitime ne kazandırabilecekler?

Bizde soru çok daha… Sizin de cevaplarınız şimdiden kulağımda zaten: “Zamanında onlar da yaptı”, “Bizimkilerden iyisi mi var”, “Sendikacılığın daniskasını biliriz biz” falan filan…

İyisi mi ağa babalarınızla iftar sofralarında buluşun. Onlar da nutuk atsın size. Gaz verin birbirinize, coşun, kudurun! “Bu ülkede vesayet devri bitmiştir. İleri demokraside iki milyon ışık yılı ilerideyiz. Başörtüsünü de taktık, hamdolsun. Ülkemizde işler harika. Tarım süper, teknoloji manyak, dış politikada referansımız Suriye ve Irak’taki ataklarımız, işçi güvencesinde on numarayız, hukuk sistemimizin bir eşi daha yok, bağımsız hakim ve savcılarımız kimseyi takmaz, işsizlik bitti sayılır, …” Ha sahi, eğitimden bahsetmeyi unutmuşsunuz. Siz eğitimci diye de geçiniyorsunuz ama boş verin. Zaten sizden böyle bir sorumluluk bekleyen de yok. Siz neredeyse her yıl bir tane yaptığımız seçimlerden hükümetimizin istediği neticenin çıkmasına uğraşın yeter!

İftar sofranızda fon müziği olarak “Beraber Yürüdük Biz Bu Yollarda”yı koyun. Ne anlattığını bilmediğiniz Necip Fazıl dizelerini haykıranlara yalancı hayranlıklar fışkırtın. İlahilere mırıldanarak, Kur’an okumalara kafa sallayarak eşlik edin.

Naçizane tavsiyem, yemekten kesildiğiniz dakikada Tevfik Fikret’in meşhur dizelerine kulak vererek memleket hakkını yemedeki iştahınızı daha da kabartın: 

“Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!”

Lakin size nasihat de yine bizden: Han-ı Yağma gördüğünüz bu Türkiye sofrasındaki nimetler, iki cihanda zıkkım olur size! Sizin günahınızı ne Ramazan, ne oruç, ne namaz, ne musalla paklar. Bunu da böyle bilin!

Kağan YÜCEL


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.