Oyunu Ve Oyuncuyu Görmek; Uyanık Olmak Zorundayız

Oyunu ve Oyuncuyu Görmek; Uyanık Olmak Zorundayız

Oyunu Ve Oyuncuyu Görmek; Uyanık Olmak Zorundayız




Son günlerde Türkiye’nin doğu ve güneydoğusunda yol kesme olaylarıyla ivme kazanan ve ‘bayrak indirme’ olayıyla zirveye çıkan gelişmeler, Türkiye’nin ayağına iç politikada meşgul olması gereken bağlar dolayarak dünya politikasında güçlü bir oyuncu olarak yer almasına engel olmaya yönelik dış kaynaklı atraksiyonlardır.

Osmanlı Devletini tarih sahnesinin dışına iten güçler, Osmanlı mirasçısı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Osmanlı bakıyyesi coğrafyalara ve bu coğrafyalarda yaşayan halklara etki edebilecek bir potansiyeli taşıdığının farkında olarak Türkiye üzerinde oyunlar tezgâhlamaktadırlar. Türkiye içerisinde yaşayan vatandaşların huzur, güven ve barış içerisinde bir yaşam sürmeleri ve moral güçlerinin yüksek olması, Türkiye’nin maddi-manevi kaynaklarını ülkenin gelişmesine, yatırımlara, insanını daha iyi yetiştirmeye, daha mutlu ve müreffeh yaşatmaya sarf etmesi dünya politikasını sürklase eden ülkelerin kabul edebilecekleri türden gelişmeler değildir. Kapitalist gerekler doğrultusunda bir düzen tutturmuş ve mazlum milletlerin haklarını sömürerek semiren kimi ülkeler Türkiye’nin, bin yıllık tarihinde olduğu gibi mazlum milletleri uyandırarak kurdukları sömürü düzenini bozabileceğini düşünmektedirler ve Türkiye’nin ayağa kalkmasına engel olmak için akla hayale gelmedik oyunlar tezgâhlamaktadırlar. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da 30 yıldır yaşanan gelişmeler bu nev’idendir.
 
Türkiye’nin doğu ve güneydoğusunda yaşayan insanlar, kuzey, güney ve batısında yaşayan insanlarla bin yıllık bir kardeşlik tecrübesiyle kardeş olmuşlardır. Türkiye’de yaşayan insanlar arasındaki farklılıkları öne çıkararak bin yıllık kardeşliği ortadan kaldırmayı hedefleyenler dış güçlerin piyonu olan hainlerdir. Doğu ve güneydoğuya yatırım yapılmasına; yol, baraj, fabrika yapılmasına karşı çıkan ve iş makinalarını yakan zihniyetin doğu ve güneydoğu halkına dost olmadığı açıktır. Bu zihniyet, Çanakkale’de Türkün, Kürdün, Lazın, Çerkezin, Arabın kanıyla renklenmiş al bayrağı gönderden indirerek batıdaki insanımızı harekete geçirmeye ve ülkeyi topyekun kargaşaya itmeye çalışmaktadır.

Haini al bayrağı indirmek üzere göndere çıkaran zihniyet, kazan kazan prensibiyle hareket etmiştir. Hain, Türk ordusu tarafından vurulursa doğu ve güneydoğuyu hareketlendirmek, vurulmazsa kuzey, güney ve batıyı hareketlendirmek hedeflenmiştir. Ancak bin yıllık kardeşlik bağlarıyla bağlanmış bu asil halkların oyunu ve oyuncuyu fark etme basiretine sahip olduğu düşünülememiştir. Hükümetin büyük risklerle ve siyasi faturalar rağmına girdiği çözüm sürecine son vermek, ülkeyi bir çatışma ortamına taşımak, kaynakların silahlanmaya sarf edilmesini sağlamak dış güçlerin ve piyonlarının işine gelen hedeflerdir. Barış içerisinde mutlu ve müreffeh yaşamak ise 77 milyonun menfaatinedir ve arzusudur.

Türk bayrağının gönderden indirilmesi haince bir yaklaşımdır. Bu hainliği yapan mutlaka şiddetle cezalandırılmalıdır. Ancak bu olay üzerine, ne Türkler Kürtlere, ne de Kürtler Türklere husumet beslememelidir. Türklerle Kürtler birlikte barış içerisinde yaşamaya mecbur, etle tırnak gibi iç içe geçmiş, aynı milletinin ve yine aynı medeniyetin unsurlarıdırlar

Dünyada son yüz yıldır huzurun kaim olmadığı topraklar Osmanlı bakıyyesi topraklardır. Filistin’de, Mısır’da, Libya’da, Suriye’de, Irak’ta yüz yıldır kan akmakta, can, mal emniyeti sağlanamamaktadır. Türkiye bir Mısır, bir Suriye bir Irak olmamalıdır. Türkiye üzerinde oyun kuranlar Türkiye’yi kan ağlayan Müslüman coğrafyalara benzetmeyi hedeflemektedirler. 77 milyon, bunun bilinciyle hareket etmek zorundadır.
 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.