“saat Kaç Zafer Bey“in 25 Sim Kartının Sırrı?

"Dinlenmesinden korkacağı konuşmalar yapmak durumunda olmayan birisi, neden böyle bir iş yapmaya gerek duyar?"

“saat Kaç Zafer Bey“in 25 Sim Kartının Sırrı?



"Zafer Çağlayan’ın sadece saatlere değil, telefonlara da meraklı olduğunun ortaya çıktığını" yazan Hürriyet'ten Mehmet Y. Yılmaz, dikkat çeken bilgiler paylaştı. Yılmaz'ın yazısının ilgili bölümü:

Hafızaları Tazeleyelim

TBMM’de kurulan komisyonun görevinin rüşvet ve yolsuzlukların üzerini örtmek olduğu artık iyice ortaya çıktı.

‘SAAT KAÇ ZAFER BEY’İN TELEFON KOLEKSİYONU

17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonu sırasında kaydedilen telefon konuşmaları, Zafer Çağlayan’ın sadece saatlere değil, telefonlara da meraklı olduğunu ortaya çıkarmıştı.

Çağlayan’ın özel kalemi ile Reza Zarrab arasındaki telefon kayıtlarında sık sık şöyle konuşmalara rastlanıyordu: “Bakanıma 18 açık der misin?” “Bakan Bey 11’e geçmenizi söyledi ama nedir bilemiyorum.”

17 Aralık’ta ortaya çıkan rezillikler o kadar büyüktü ki, bu ilginç olayın üzerinde durmaya o vakit fırsat bulamamıştım.

“Bakan Bey saat kaç” olayından sonra hatırladım, sizlerle de paylaşayım.  

Bu iş şöyle oluyor:

Önce değişik isimler üzerine kontörlü SİM kartları satın alıyorsunuz. Eski Bakan Çağlayan’ın böyle 25 değişik SİM kartı olduğunu telefon kayıtlarından öğrenmiştik.

Tabii iş SİM kart almakla bitmiyor. Yine değişik isimlere fatura edilmiş bir o kadar da telefon almalısınız.

Sonra kendinize bir fihrist yapıyor ve aldığınız SİM kartlara 1’den mesela 25’e kadar numara veriyorsunuz. Bu “şifre kodlarını” konuşacağınız insanlara da veriyorsunuz ki siz onlara “8 açık” dediğinizde, sizi sekizinci sırada kayıtlı 
numaradan arayabilsinler.

Telefonları şarj ediyorsunuz, ama hiçbirine kart takmıyorsunuz, pillerini de 
çıkarıyorsunuz ki IMEI numarasından takip edilemesin.

Sonrası basit.

Konuşmak istediğinizde çekmecenizden bir SİM kartı alıyorsunuz, elinizdeki 
telefonlardan birine takıyorsunuz, karşıya haber veriyorsunuz: “11 açık”! O sizi 11. sırada kayıtlı numaradan arıyor, dinlenme kuşkusu olmadan rahatça 
konuşuyorsunuz.

Ama adamlarınız bu kodları, dinlemeye açık telefonlardan iletiyorlarsa da yakayı ele veriyorsunuz.

Şimdi eski Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın sözleriyle Çağlayan’a soralım:
Dinlenmesinden korkacağı konuşmalar yapmak durumunda olmayan birisi, neden böyle bir iş yapmaya gerek duyar?

TBMM’de kurulan komisyonun görevinin rüşvet ve yolsuzlukların üzerini örtmek 
olduğu artık iyice ortaya çıktı.

Kurulması aylar alan komisyonun AKP’li Başkanı, bakanlar ile ilgili fezleke 
dosyalarını TBMM Başkanı’na, o da savcılara geri gönderdi.

Meğerse klasörlerin üzerinde “dizin” yokmuş, hangi belge hangi dosyada bulması 
zor olurmuş filan falan...

Fezlekeler, savcılıktan TBMM’ye doğru yola çıkarken ne kadar hafifleyecek, 
içinden hangi belgeler ayıklanıp, çöpe atılacak, şimdilik bilemiyoruz ama 
öğreniriz nasıl olsa.

Bir esprili protestoya bile tahammül edemeyen “Saat kaç Zafer Bey”in olayını da 
bu vesileyle tekrar hatırlatmak istiyorum.

Zafer Bey’in kod adı, toplam 52 milyon dolar rüşvete tekabül eden bir listede 
tam 28 kez geçiyor.

Kendisi Reza Zarrab’dan da 300 bin İsviçre Frankı değerinde bir saat de almış.
İşadamının özel uçağına ailecek doluşup, umreye gitmiş, bunun için de bir para 
ödememiş.
 
Aktifhaber.com

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.