Sendikacılar Ekranda Kapıştı!

CNNTÜRK Televizyonunda Şirin Payzın’ın sunduğu ‘Ne Oluyor?’ programına Eğitim Sen Başkanı Kamuran Karaca ve Eğitim Bir Sen başkan yardımcısı ve genel başkan adayı Ahmet Özer katıldı. Eğitim Sen’in özellikle sol gruplarla birlikte yaptığı ‘Laik eğitim’ eylemlerinin konu edildiği...

Sendikacılar Ekranda Kapıştı!



CNNTÜRK Televizyonunda Şirin Payzın’ın sunduğu ‘Ne Oluyor?’ programına Eğitim Sen Başkanı Kamuran Karaca ve Eğitim Bir Sen başkan yardımcısı ve genel başkan adayı Ahmet Özer katıldı. Eğitim Sen’in özellikle sol gruplarla birlikte yaptığı ‘Laik eğitim’ eylemlerinin konu edildiği programla ilgili görüşlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum:

Öncelikle Eğitim Sen başkanı Kamuran Karaca’nın yapıcı, yumuşak ve uyumlu tavırlarıyla o eski sert ve kavgacı Eğitim Sen imajından farklı bir görüntü verdiğini söylemek lazım. On iki yıldır yapılan her seçimde muhafazakar Adalet ve Kalkınma Partisinin kazanması nasıl CHP’nin bazı politikalarını değiştirmesini netice verdiyse Eğitim Sen’in de körü körüne din karşıtlığının bu toplumda karşılık bulamayacağını tespit etmiş olduklarını gördüm.

Program dikkatle takip edildiğinde Sayın Karaca’nın din derslerine karşı olmadığı, ancak bu konuda demokrat olunması ve seküler yaşamı tercih edenlerin isteklerinin de göz önünde tutulmasını istediğini görüyoruz.  Sayın Karaca özetle siyasi amaçlarla imam hatip okullarının sayısının artırılması, eğitimin siyasi kaygılarla dinselleştirilmesi, pozitif bilimlerin gölgede bırakılması gibi kaygılarını dile getirdi.

Programa Şirin Payzın’ın Sayın Ahmet Özer’e sendikacılık dersi vermesi damga vurdu. Yaptıkları eylemlerle Eğitim Sen’in kaos oluşturduğunu söyleyen Özer’e Sayın Payzın şu yanıtı verdi: “ Bir sendika yöneticisi olarak başka bir sendikanın eylem özgürlüğünü nasıl kaos oluşturmak olarak nitelersiniz. Bir sendikanın en vaz geçilmez hakkı eylem hakkıdır.” 

Bu arada Eğitim Bir Sen ve Memur Sen genel başkanlığına da aday olan ilahiyatçı Ahmet Özer’in performansına da değinmek lazım. Özer program boyunca şu cümleyi kaç kez kurdu sayamadım: “Nüfusunun & 95’i Müslüman olan bu ülkede…” doğrusu bu bir slogandır. Fikir üretmek değil, dini hassasiyetlerle duygu coşturmayı amaçlayan slogandır. Ayrıca “%99” neden “%95” oldu onu da anlamadık.

Gelelim benim yorumuma:

28 Şubat ve öncesinde laik devleti korumak adına aşırı uygulamalar ve sert tedbirlerle dindar kesim çok rencide edildi ve laik kesime karşı tepkisel bir refleks gelişti. Dolayısıyla Eğitim Sen, dindar ve muhafazakar kesimi samimi oldukları konusunda ikna etmelidir. Dindar ve muhafazakar kesim şuna inanmalıdır: “Eğitim Sen sol görüşlü ve daha çok seküler anlayışta insanlardan oluşan bir sendikadır. Ama demokrat anlayışla her türlü inanca mensup insanlara saygı duyar ve gizli bir hesabı yoktur.” Kısaca Sayın Karaca’nın program boyunca sık sık söylediği: “Bizim dinimiz ve inancımızla sorunumuz yoktur.” cümlesine toplumun inandırılması için çaba göstermeliler.

Eğitim Bir Sen’e gelince. Buldular münbit bir alan sömürdükçe sömürüyorlar. Tamam, toplumumuz da biz de hepimiz Müslümanız  ancak eğitim sisteminde dinin yerinin bir ölçüsü olmayacak mı? Nereye kadar gidecek istekler? EBS işi öyle bir noktaya götürüyor ki haftada 40 saatin 40’ını da din dersi yapsalar ve kendilerine “Kardeşim bari 2 saati matematik olsun” deseler, “Siz dine mi karşısınız?” diyecekler. Mesela toplam okullar arasında imam hatipli öğrenci hedefi yüzde kaçtır?

Dolayısıyla toplumun istek ve ihtiyaçları da göz önünde tutularak dengeli bir politika izlenmelidir.

Müstakim KORKMAZ
personelmebhaber.net

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.