Sendikacılığın Çırılçıplak Yüzü!

Türkiye’de eğitim sendikalarının durumu nedir? Eğitim sendikaları eğitimcilerin sorunlarına ne çözümler buldular ve misyonlarına uygun hareket ediyorlar mı?

Sendikacılığın Çırılçıplak Yüzü!



PERSONELMEB.NET/ÖZEL HABER

Türkiye’de eğitim sendikalarının durumu nedir? Eğitim sendikaları eğitimcilerin sorunlarına ne çözümler buldular ve misyonlarına uygun hareket ediyorlar mı?

Şimdi teker teker sendikalarla ilgili değerlendirmelerimi paylaşacağım. Bu değerlendirmelerden bir kısmı sübjektif olabilir ve bunu peşinen kabul ediyorum. Şunu da ifade etmek lazım ki çoğu zaman algılar gerçeklerin önüne geçer. İşte değerlendirmelerim:

Eğitim Bir Sen: Bu sendika genel olarak eğitimciler arasında ‘Sarı Sendika’ olarak adlandırılır. Peki, sarı sendika nedir? İşte Ekşi Sözlükteki açıklama: “Sendika mantigina/kavramına tamamen ters bir oluşumdur. Zira, devlet yanlısı ya da patron yanlısı/güdümlüsü sendikal hareket "biz devletimizden ve işverenimizden memnunuz. Tanrı onları korusun zeval vermesin" manası taşır. O halde adama sormazlar mı? "mademki memnunsun şikâyetin yok, e o halde, neden böyle bir örgütlenmeye gerek duydun?" tabi ki cevap açıktır; birileri isçi/memur da olsa, işi kaptığı, para kazandığı yerden fazladan nemalanmayı amaçlamaktadır. Bunun için gerekli olan da, aleyhte yükselen sesleri kesmek ve bu tarz hareketlerin önünü kesmek için bir başka örgütlenmeyi/yapılanmayı tesis etmektir. Bir anlamda böl/yönet politikasıdır.”

Eğitim Bir Sen ne derse desin bugün için algı budur. Sarı sendika: “Adı Fransa'da 1900'lerin başında ortaya çıkan "sarılar" (les jaunes) hareketinden gelmektedir. Hareket işçi haklarının savunulmasının sosyalizm ile ilişkilendirilmesini reddeden ve sınıfların sosyal adalete dayanan bir plan üzerinde yeniden barıştırılması gerektiğini savunmuştur. Bu harekete bağlı olan ilk "sarı sendika", 1901 yılında grevlere katılmayı reddetmiştir.”

Dolayısıyla Bugün için EBS Sarı sendika tanımına uymaktadır.

Geçenlerde bir EBS’liyle konuşurken kendisine diğer sendikalarla neden birlikte eylem yapmadıklarını sorduğumda verdiği cevap şuydu: “Orada hükümet aleyhine sloganlar atılır biz de bundan rahatsız oluruz.” Kendisine dedim ki: “Kusura bakma ama böyle sendikacılık mı olur? İşveren durumunda olan hükümete karşı olmayan bir sendika nereden ne tür bir hak talep edecek?”

Her neyse, şu an için EBS demek AKP demektir. EBS AKP’nin ‘sendika kolu’dur. Koskoca toplu sözleşmeyi 30 günlük süre varken 1(Bir) günde imzalayıp bunu da kazanım diye kakalamaya çalışan zihniyet şu an için yetkili sendikadır.

Bu durumda nasıl oluyor da böyle bir ‘sendika’nın bunca üyesi olabiliyor?

Beklenti, umut, menfaat, çıkar, sıkıntılara kalkan olma

Şu an EBS’ye üye olanların neredeyse tamamına yakını bu sebeplerle orada durmaktadırlar.

Acaba bir koltuk kapabilir miyim?”

Bir görevlendirme yaptırabilir miyim?”

Hakkımdaki soruşturmadan EBS desteğiyle sıyırabilir miyim?”

Evet, uzatmaya gerek yok EBS budur…

Türk Eğitim Sen: Türk Eğitim Sen’in de eğitimciler arasında algısı çok parlak sayılmaz. TES’in en ciddi sıkıntısı ‘sivil’ olamamaktır. Bircan Akyıldız’ın MHP baskısıyla görevden alındığını, MHP’lilerin sendika genel kurulunu bastığını ve Devlet Bahçeli’nin baskısıyla yönetimin değiştiğini unutmadık. Bu açılardan ne yaparsa yapsın bugün itibariyle dahi TES halen bir ‘Sivil Toplum Örgütü’ hüviyetine bürünememiştir.

Bunun yanında son yıllarda MEB’in yaptığı –bilerek ya da bilmeyerek- hataları en sarih şekilde ortaya koyan ve mücadeleyi sürdüren İsmail Koncuk eğitim sendikacılığında yükselen bir değer olarak karşımızdadır.

Eğitim Sen: Doğrusu sandika tarihi açısından değerlendirildiğinde sendikacılık ‘sol’ bir anlayışla yürütülmelidir. Ancak bu sol bizdeki anlamıyla değildir. Milletin manevi ve milli değerleriyle barışık olmayan bir anlayışın ‘alt gruplar ’a hizmet etmeyi hedeflemesi kendi içerisinde bir çelişkidir. Genel anlamıyla ‘solculuk’un Türkiye’de yanlış anlaşılması ve tatbik edilmesinden Eğitim Sen de nasibini almıştır. Bir de genel algı olarak Eğitim Sen ‘Kürtçü’lerin güdümüne girmiştir. Bunun yanında son yıllarda Eğitim Sen’in yeteri kadar mücadeleci olmadığı da gözlerden kaçmayacak açıklıkta bir tespittir.

Eğitim İş: Kamuoyundaki algıya göre Eğitim İş, Eğitim Sen’deki rahatsızlıktan dolayı yollarını ayıran ‘Ulusalcı’ların toplanma yeridir. Genel anlamıyla Eğitim Sen için yaptığımız değerlendirme bu sendika için de geçerlidir.

Aktif Eğitim Sen: Gelelim Aktif Eğitim Sen’e. Bu sendikanın ‘Hizmet Hareketi’nin etkisinde olduğunu bilmeyeniniz yoktur.

Aktif Eğitim Sen’in yumuşak karnı geçtiğimiz yıl şaşırtıcı bir şekilde kendisini feshetmesidir. Bu fesihle birçok üye ortada kalmıştır. Ne İsa’ya ne Musa’ya durumunda kalan birçok üye bu kırgınlıktan dolayı şu an bile üye olmaktan kaçınmaktadır.

Özellikle 17 ve 25 Aralık süreçlerinden sonra yeniden açılan Aktif Eğitim sen yeni bir anlayışla yoluna devam etmek istiyor.

Hayır gibi görünen şeyde şer, şer gibi görünen şeyde hayır olabilir. Aktif Eğitim Sen mensupları bu süreçte fena halde hırpalandılar ama bu süreçten ders de çıkardılar.

Geçenlerde büyük bir ilin başkanı bir sohbetimizde şunları ifade etti: “Bizim de hatalarımız oldu, kişi zulmeder kader adalet eder. Biz daha önce daha kapalı bir anlayışa sahiptik ve sizin gibi değerli hocalarımızı ihmal ettik. Bundan böyle daha kapsayıcı bir anlayışa sahip olacağız. Aktif Eğitim Sen; dünya görüşü fark etmeksizin tüm eğitimcilerimizle birlikte olmayı amaçlıyor. Adil, dürüst, liyakat esaslı bir anlayışla hizmet etmek istiyoruz.”

Doğrusu bu sıkıntılı aşamaların hem Aktif Eğitim Sen hem de eğitimciler için bir şans olabileceğini düşünüyorum.

Diğer eğitim sendikaları da kuşkusuz önemli, hizmetlerde bulunuyorlar. Teç-Sen ve Anadolu Eğitim Sen de kayda değer sendikalarımız, ama takdir edersiniz ki kitlelere ulaşmak sendikacılık için çok önemlidir.

Fatih KUL
Personelmebhaber.net

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.