'teknoloji Bağımlılığının, Madde Bağımlılığından Farkı Yok'

İnternet, çeşitli maksatlarla hemen herkes tarafından kullanılıyor. Bilişim teknolojilerinin artmasıyla internete sadece bilgisayarla değil, cep telefonu ve tablet gibi cihazlarla da bağlanılabiliyor. Özellikle gençler, yeni bilişim teknolojilerine...

'teknoloji Bağımlılığının, Madde Bağımlılığından Farkı Yok'



İnternet, çeşitli maksatlarla hemen herkes tarafından kullanılıyor. Bilişim teknolojilerinin artmasıyla internete sadece bilgisayarla değil, cep telefonu ve tablet gibi cihazlarla da bağlanılabiliyor. Özellikle gençler, yeni bilişim teknolojilerine kolaylıkla uyum sağlıyor. Ödev yapmada, oyun oynamada, arkadaşlarıyla haberleşmede sosyal medyayı ve teknolojinin bu yönünü sıklıkla kullanıyor. Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Bilişim Ana Bilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. İlknur Aydoğdu Karaaslan, günümüzde teknoloji bağımlılığının geldiği boyuta ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Teknoloji bağımlılığının, madde bağımlılığından farkı olmadığını belirtti.

Teknolojinin, zaman ve mekan sınırını aşmasıyla hayatımızın her alanına nüfuz ettiğini söyleyen Yrd. Doç. Dr. Karaaslan, açıklamalarını kendi yaptığı çalışmasından alıntıladığı sayılarla destekledi. Bilişim hizmetlerinin ilerlemesiyle iletişimin sadece yazılıyla değil, görüntü ve ses dosyalarıyla da desteklendiğine değindi. Günümüzde nüfusun yüzde 86.9’unun sosyal platformlara üyelikleri bulunduğunu vurgulayan Karaaslan, bunların kullanılma sıklıklarını şu şekilde sıraladı: Facebook yüzde 60, Twitter yüzde 18, Whatsapp yüzde 50, Skype yüzde 30.

YÜZDE 75,6 BAĞIMLILIK

Teknoloji bağımlılığının günümüzde meşrulaştırıldığına ve yüzde 75.6’lık bir kesim tarafından da bağımlılık olarak görüldüğüne dikkat çeken İlknur Karaaslan, bu durumun teknolojinin yaşadığımız çağda kazandığı farklı işlevsel özelliklerinden kaynaklandığını söyledi. Yaptığı araştırmada görüştüğü bireylerin yüzde 67.5’inin, cep telefonlarını vazgeçilmez olarak gördüğü bulgusuna ulaştıklarını dile getiren Yrd. Doç. Dr. Karaaslan, teknolojinin bireysel iletişimi manipüle etme boyutuna da açıklık getirdi. Girdiği derslerde yaptığı gözlemler esnasında en dikkatini çeken olayın, gençlerin birkaç sıra uzaklıkta oturmalarına rağmen iletişimlerini Whatsapp veya Facebook üzerinden sağlaması olduğunu söyleyen Karaaslan, aynı şekilde teknolojik araçların ve bunlarla birleşen siber mecranın, bireyin anı yaşama duygusunu da deforme ettiğini söyledi. Bireylerin biraraya geldiklerinde sık sık selfie çektiğini, bunları Instagram, Facebook ve Twitter gibi sosyal paylaşım ağlarına yüklemek ve not eklemek için bolca zaman harcadıklarını ifade eden Yrd. Doç. Dr. Karaaslan, bu durumun bireysel ilişkileri basitleştirdiği ve teknoloji aracılığıyla sanal yaşamlara dönüştürdüğü vurgusunu yaptı.

Teknoloji bağımlılığının hemen her yaştan insanı etkilediğini ama en çok çocuklar ve gençleri vurduğunu dile getiren Karaaslan, “Günümüzde küçük yaşlardan itibaren teknolojiyle iç içe olan çocukların, yaş ilerledikçe bu eğilimleri oyundan eğlenceye, daha sonra ise alışveriş ve forum siteleriyle birlikte sosyal medyaya kaydı.” diye konuştu. Kendi istekleriyle yaşamını teknolojiye teslim eden gençlerin, bu olguyu doğru kullanmadıkları takdirde ileriki yaşlarda büyük psikososyal rahatsazlaklar yaşayabileceğinin altını çizdi.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.