Türk Eğitim Sendikası'ndan Siyah Çelenk

Türk Eğitim Sendikası üyesi bir grup, hükümet ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan bir takım uygulamaları protesto etmek amacıyla Üsküdar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü önünde siyah çelenk bıraktı. Üyeler, basın açıklaması...

Türk Eğitim Sendikası'ndan Siyah Çelenk



Türk Eğitim Sendikası üyesi bir grup, hükümet ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan bir takım uygulamaları protesto etmek amacıyla Üsküdar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü önünde siyah çelenk bıraktı. Üyeler, basın açıklaması okuduktan sonra olaysız dağıldı.

Türk Eğitim Sendikası İstanbul 3 Nolu şube üyeleri; TEOG sisteminde ardı ardına yaşanan aksaklıklar, torba yasaya dahil edilen öğretmenlere rotasyon sistemi, özel okullarda okuyan öğrencilere verilecek olan teşvik, Güneydoğu'da yasal olmayan bir şekilde anadilde eğitim adı altında Kürtçe eğitim veren okulların açılması, sözde paralel yapılanmayı ortadan kaldırmak amacıyla MEB'de hız kazanan kadrolaşma ve okul idarecilerinin görevlerine son veren MEB'te yönetici atama yönetmeliğini protesto etti.

Saat 14.30 sıralarında Zeynep Kamil Hastanesi yanındaki parkta toplanan kalabalık daha sonra pankartlar, dövizler ve Türk Bayrakları ile Üsküdar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne yürüdü. Sloganlar eşliğinde yürüyüşlerini tamamlayan kalabalık adına Türk Eğitim Sen İstanbul 3 Nolu Şube Başkanı Ali İhsan Hasanpaşaoğlu bir basın açıklaması okudu. 2014-2015 eğitim öğretim yılının başlangıcında 'ziller yine dertli çaldı' sözleri ile konuşmaya başlayan Hasanpaşaoğlu okulların idarecisiz, öğretmensiz açıldığını ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın aylardır 40 bin öğretmen atamasını beceremediğini belirten Hasanpaşaoğlu, “TEOG yerleştirmelerindeki beceriksizlik ve sistemsizlik yüzünden öğrencilerimizin bir kısmının okulları halen belli değildir. Van’da ikamet eden bir öğrenci İstanbul’da ki bir okula yerleştirilirken, İstanbul Avrupa yakasındaki öğrenciler Anadolu yakasının en ucu olan Şile’ye veya denizin ortasına Adalar ilçesine yerleştirilmiştir. Sistem tam bir arapsaçına dönmüş, veliler ve öğrenciler ne yapacaklarını bilemez bir duruma düşürülmüşlerdir.” dedi.

'TORBA YASADAN ÇIKAN ROTASYON SİSTEMİNİ ASLA KABUL ETMEYECEĞİZ'

TBMM’de kabul edilen ve yasalaşan torba yasada öğretmenlere de kötü bir sürpriz çıktığını ve rotasyon sisteminin yasalaştığını kaydeden Hasanpaşaoğlu, “Öğretmenlerimiz şu anda tedirgin bir bekleyiş içerisindedir. Türk Eğitim-Sen öğretmenleri göçe zorlayacak bir sistemi asla kabul etmemektedir. Rotasyona il içi de olsa, iller arası da olsa tamamen karşıyız. Rotasyon zorunlu bir öğretmen göçüdür, yüz binlerce öğretmenin yer değiştirmesi anlamına gelecektir. Hele ki iller arası rotasyon tam bir facia olacaktır. Öğretmenlerin kurulu düzenleri olmayacak, öğretmenlerin eşleri, çocukları oradan oraya savrulacak, aile bütünlükleri bozulacaktır.” dedi.

'DEVLET OKULLARI KAN AĞLARKEN ÖZEL OKULLARDA OKUYAN ÖĞRENCİLERE TEŞVİK VERİLMESİ DEVLET OKULLARINI İKİNCİ PLANA ATMAKTIR'

Özel okullarda okuyan öğrencilere teşvik uygulamasını da eleştiren Hasanpaşaoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu eğitim öğretim dönemine damga vuran en önemli konulardan birisi de devletin özel okullarda okuyan öğrencilere 3.500 TL’ye kadar teşvik verecek olmasıdır. Devletin okulları kan ağlarken, bazı sınıflarda 70 kişi eğitim öğretim görürken, öğretmen açığı hala büyük bir sorun iken, laboratuvarı, bilgisayarı, spor salonu olmayan okullar varken, birleştirilmiş sınıf uygulaması devam ederken, bazı okullar elektrik, su faturalarını ödeyemezken, yakıt olamadığı için kışın buz gibi sınıflarda ders işlenirken, kırık cam, masa, kapı için bile ödenek bulunamazken özel okullara verilen bu teşviki kabul etmemiz mümkün değildir. Bu teşvik, devlet okullarının cezalandırılmasına anlamına gelmektedir. Özel okul öğrencilerine aktarılacak kaynak devlet okulları için, ataması yapılmayan öğretmenlerimiz için, gençlerimiz için kullanılabilirdi. Ancak iş yine siyasete dökülmüş, rant düzenine kaynak aktarılmış ve devlet okulları ikinci plana atılmıştır.”

'HÜKÜMETİN SÖZDE AÇILIM POLİTİKASI NEDENİYLE BÖLÜCÜLER AZDI'

Hükümetin sözde açılım politikaları nedeniyle bölücülerin kontrolden çıktıklarını söyleyen Hasanpaşaoğlu, Güneydoğu'da anadilde eğitim için Bağlar, Cizre ve Yüksekova'da yasal olmayan bir şekilde Kürtçe eğitim verecek okulların açılıp, kayıtlar alındığını belirterek yapılanların hainlik olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu: “Alternatif sözde okullar açıp, buralarda Kürtçe eğitim verilecek olması ne demektir? Bu ülkeyi yönetenler burunlarının dibinde neler olup bittiğinden bu kadar mı habersizdir? 'Ana dilde eğitim vermiyorsanız, biz alternatif model oluştururuz' anlamına gelen bu iğrenç girişim, T.C. tarihinde bir ilktir ve bölücü çetenin bölgede gücünü artırdığının göstergesidir. Kendi kendilerine müfredat hazırlayan, öğrenci kaydı alan, ücretsiz kitap dağıtan, hatta öğretmen yetiştirdiğini iddia eden bölücü unsurlar açıkça T.C. devletine meydan okumaktadır. Bir de utanmadan Türkçeyi yabancı dil olarak okutacaklarını söylemektedirler. Bu ülke bölücülerin istediği gibi at koşturacağı, kendi kanunlarını uygulayacağı, kendi okullarını oluşturacakları bir aşiret devleti değildir. Herkes Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına uymak zorundadır.”

'MEB YASASI VE ARDINDAN ÇIKARTILAN YÖNETİCİ ATAMA YÖNETMELİĞİ İLE KADROLAŞMA EN BÜYÜK SIKINTIDIR'

2014-2015 eğitim-öğretim yılındaki en büyük sıkıntının ise MEB yasası ve ardından çıkarılan yönetici atama yönetmeliği ile birlikte MEB’de hız kazanan kadrolaşma furyası olduğunu belirten Hasanpaşaoğlu, 'paralel yapılanmayı ortadan kaldıracağız' diyerek yola çıkanların MEB’de taş üstünde taş bırakmadığını kaydederek, "Çıkarılan yasayla 4 yılını dolduran okul müdürleri, müdür başyardımcıları, müdür yardımcıları, il milli eğitim müdürleri, ilçe milli eğitim müdürleri, il milli eğitim müdür yardımcıları ve MEB’de üst düzey yöneticiler olmak üzere tam tamına 76 bin yöneticinin görevlerine son verilecek bir süreç başlatılmıştır. Sözde paralel yapıdan şikâyet edenler, MEB’de kendi adaletsiz ve ahlak dışı paralel yapısını oluşturmuştur.” dedi. Milli Eğitim Bakanlığı’nda 4 yılını tamamlayan 8 bin civarında okul müdürünün görevi hiçbir kriter olmaksızın, keyfi bir şekilde uzatıldığını ileri süren Hasanpaşaoğlu, “MEB’de kıyım öyle bir noktaya gelmiştir ki; siyasi, ideolojik anlayışı iktidarla farklı olan, sendikal tercihini yandaş sendikadan yana kullanmayan, bilgisi, becerisi, başarısı, tecrübesiyle o koltukları hak eden okul müdürleri birer birer tasfiye edilmiştir. Bunun adı MEB’de yönetici soykırımıdır.” diye konuştu.

'AKP İL VE İLÇE TEŞKİLATLARI İLE BİR SÖZDE SENDİKANIN ORTAKLAŞA HAZIRLADIĞI LİSTELERİN ELDEN ELE DOLAŞTIĞI HERKESİN MALUMU'

AKP il ve ilçe teşkilatları ile bir sözde sendikanın ortaklaşa hazırladığı listelerin elde ele dolaştığı herkesin malumu olduğunu söyleyen Hasanpaşaoğlu, okul müdürlerinin başarıları, ödülleri, okulundaki öğrencilerin üniversiteye yerleşme oranları, mesai arkadaşları ile ilişkileri, akademik kariyeri, uluslararası düzeyde yayınlanan makalelerine göre puanlar verilmediğini ileri sürerek, “MEB yetkililerinin verdiği puanlarda kriterler şunlardır: Yandaşlık, torpil, ahbap-çavuş 'ilişkisi. Sonuçta da müdür olarak görev süresi uzatılanların yüzde 81’inin malum sendikaya üye olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenler, okul aile birliği başkan ve başkan yardımcısı, öğrencilerden yani okul müdürünü yakından tanıyan, çalışmalarını bilen insanlardan tam puan alan okul müdürleri; her ne hikmetse MEB yetkililerinin değerlendirmesinden sınıfta kalmışlardır. Başarısız bulunan ve mesai arkadaşları tarafından çok düşük puan verilen okul müdürlerinin bazıları da, MEB yetkililerinin değerlendirmesinden tam puan almıştır. Okul müdürlerini, görevinde vekâleten bulunan ilçe milli eğitim müdürleri, sadece 2-3 aydır görevde olan geçici il-ilçe milli eğitim şube müdürlerinin değerlendirmesi ne kadar adaletlidir? Bu insanların okul müdürlerinin çalışmaları, başarıları, bilgi ve tecrübeleri hakkında bilgi sahibi olmaları mümkün müdür? Bu kişiler okul müdürlerini bir kere bile görmediği gibi, okullarının önünden dahi geçmemiştir. İddia ediyoruz; ihtilal dönemlerinde, 28 Şubat’ta dahi böylesine bir tasfiye yapılmamıştır. Emekli olanlara, kurum değiştirenlere, vefat edenlere, şu anda müdür olmayanlara 75 ve üzerinde puan verilerek gayriciddiliğin ve rezaletin boyutu gözler önüne serilmiştir.” ifadelerini kullandı.

İstanbul ilinde değerlendirmeye alınan 1477 okul müdürünün 787 tanesi kasıtlı olarak 75 puanın altında bırakıldığını iddia eden Hasanpaşaoğlu, bu okul müdürlerinin % 90'nın Türk Eğitim Sen üyesi olduğunu söyleyerek şöyle devam etti: “Üsküdar ilçesinde de durum farklı değildir. 73 okul müdürü değerlendirmeye alınmış 41 okul müdürü 75 puanın altında verilerek görev süreleri uzatılmamıştır. Değerlendirmeye alınan sendikamıza mensup 25 okul müdürümüzün 21'i görevden alınmıştır. Bu puanlamayı yapan Üsküdar İlçe Milli Eğitim Müdürü Sinan Aydın ve Şube Müdürleri Yahya Murat Güler ile Mustafa Özen’i kınıyoruz. Kendilerini de verdikleri bu puanları da tanımıyoruz. İlçe Müdürü Sinan Aydın ve ekibi, geçen ay Bakanlığa aylıkla ödüllendirme teklifinde bulunduğu okul müdürümüze bir ay sonra düşük puan vererek görev süresini uzatmamışlardır. Kimden talimat almışlardır. Hangi kapalı kapılar ardında, hangi mihraklarla kirli ittifak yapmışlardır. Bunun izahı yoktur. Bu kişiler tetikçidir, emir eridir, kul hakkını hiçe sayan din bezirganlarıdır.”

Okullarda başarıyı yok sayan, tecrübeyi çöpe atan, liyakati önemsizleştiren ve adalet duygusunu yok eden uygulamalarla her platformda mücadele edeceklerini kaydeden Hasanpaşaoğlu, bu olayı MEB’daki milliyetçi, vatansever, Atatürkçü kadroların tasfiye girişimi olarak gördüklerini söyleyerek “Bizler tarihe kara leke olarak geçen bu zulme karşı susan dilsiz şeytanlardan olmayacağız. Susmayacağız, yılmayacağız, yıkılmayacağız. Gazi M.Kemal Atatürk’ün Türk muallimlerinden beklediği ve istediği fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür nesilleri yetiştirmeye şevkle ve azimle devam edeceğiz.” dedi.

Türk Eğitim Sen olarak, bu haksızlıklara dur demek için 24 Eylül Çarşamba günü ülke genelinde 1 günlük 'uyarı grevi' yapacaklarını kaydeden Hasanpaşaoğlu, “Ya hakkımızı alacağız ya da meydanları bu uygulamaları yapanlara dar edeceğiz.” diyerek vatandaşları okuluna, öğretmenine ve idarecisine sahip çıkmaya davet ettiğini söyledi.

Basın açıklamasının ardından Üsküdar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü önüne siyah çelenk bırakan kalabalık, olaysız bir şekilde dağıldı.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.