Türkiye'de Eğitim Sistemi, Öğrencileri Geriye Götürüyor

Georgia State Üniversitesinde Akademisyen Kadir Demir, Türkiye'nin eğitim ve öğretim müfredatının 21. Yüzyılın gereksinimleriyle ters düştüğünü iddia etti.

Türkiye'de Eğitim Sistemi, Öğrencileri Geriye Götürüyor



 ABD'nin önde gelen üniversitelerinden Georgia State Üniversitesi'nde akademisyen Doç. Dr. Kadir Demir Türkiye'nin eğitim ve öğretim müfredatının 21. Yüzyılın gereksinimlerini karşılamadığını, Türk öğrencilerin analiz ve sentez yapma yeteneğini kaybettiğini, düşünsel ve yaratıcılık yeteneklerini geliştirmekte geri kaldığını söyledi.

ABD'DE YILDIZI PARLAYAN BATMANLI BİLİM İNSANI


MEB bursuyla bilimsel ideallerini gerçekleştirmek için ABD'ye giden Demir, 2004 yılında MEB'e 95 bin dolara yakın bir para ödeyerek burs anlaşmasını iptal etti. Doç. Dr. Demir, bugün ABD'nin önde gelen üniversitelerinden Georgia State Üniversitesi'nde "Doçent Doktor" olarak akademisyenliğini sürdürüyor.


 
ABD'de bilimsel başarılarıyla adından söz ettiren Batmanlı Doç. Dr. Kadir Demir, gençleri üniversite tercihleri konusunda uyardı. Doç. Dr. Demir: "Öğrenciler tercih yaparken, kendi kişilik ve ideallerini göz önünde bulundurarak lisans eğitimi konusunda tercih yapmaları çok daha önemlidir. Doğru kararlar için atacakları adımlardan korkmamalı, sosyal baskılardan ve beklentilerden uzak bir şekilde hareket etmeliler. Başarının sırrı inanç ve azimde gizlidir ve bu nedenle öğrencilerin anlık başarısızlıklarını hayatlarının geri kalanına mal etmemeleri gerekir" diye konuştu.


"TEMELDE İKİ ÜLKENİN EĞİTİM VE ÖĞRETIM MÜFREDATLARINDA SIKINTI VAR"


Türkiye ile ABD'nin eğitim ve öğretim konusunda çok ciddi sıkıntılar içinde olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Demir "Türkiye ve ABD'deki eğitim ve öğretim müfredatlarının 21. yüzyılın ön gördüğü birey yetiştirme modellerinin ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalmaktadır. Hem ABD hem de Türkiye PISA gibi uluslararası sınavlardaki düşük performansı bu durumu çok iyi şekilde tasvir etmektedir. 21.yüzyıl bireylerin eleştirisel düşünceye sahip ve öğrendiğini uygulayan, takım çalışmasına yatkın ve işbirliği yapma ruhuna sahip olan, iyi ve sağlıklı bir iletişim içinde kültürler arası farkındalık ve anlayışa sahip; ve elektronik çağın gereksinimlerine cevap verebilen son olarak da küresel yeterliliğe sahip bireyler olmalarını gerekli kılmaktadır. Sınav merkezli müfredatlar maalesef 21. yüzyılın gereksinimleriyle ters düşmektedir. Öğrenciler bilgiyi analiz ve sentez yapma yeteneğini kaybetmekle kalmayıp aynı zamanda bilginin içselleştirmesi, gerçek yasamda kullanılması ve yaratıcılık yeteneklerinin geliştirilmesinde de geri kalmaktadırlar" dedi.


"SINAV BAŞARISINA ENDEKSLİ EĞİTİM SİSTEMİ SIKINTILI"


Doç. Dr. Demir, sözlerini şöyle sürdürdü: "ABD'nin eğitim ve öğretim müfredatları her ne kadar 21.yuzyılın gereksinimleri doğrultusunda şekilleniyor ve uygulanması için milyar dolarlık bütçeler ayrılıyorsa da pratikte karşılaşılan sorunlar bunu imkansız hale getiriyor. ABD'de her yıl öğrencilere yönelik uygulanan performans sınavları, öğretmen yetiştirme programlarındaki sıkıntılar, sosyal ve kültürel olgular, eğitim ve öğretim müfredatının bölgesel ve ülkesel bazda farklılıklar göstermesi bu etkenlerden bazıları olarak gösterilebilir. Örnek olarak Türkiye'deki sınav sistemi öğrencilerin üniversitede iyi bir alanda lisans yapmaları üzerine kurulmuş iken, ABD'de de yürürlükte olan sınavlar öğrencilerin yıllık bazda hedeflenen bilgisel kazanımları edinip edinmedikleri konusunda toplumsal bir odaklanma söz konusudur. Daha önce de ifade ettiğim gibi amaç ne olursa olsun sınav başarısına endeksli eğitim öğretim programları sıkıntı yaratmakta ve istenilen kazanımların öğrenciler tarafından elde edilmesinde güçlüklere neden olmaktadır. Ayrıca ABD'deki en önemli ve örnek teşkil edebilecek farklardan bir diğeri ise çok kültürlü eğitim öğretim programlarının varlığıdır. Türkiye gibi gerek kültürel, gerek etnik, sosyoekonomik olarak farklı grupların doğudan batıya, kuzeyden güneye hakim olduğu bir coğrafyada bunun göz ardı edilmesi büyük bir kayıptır. Bilimsel olarak bu etkenlerin öğretme ve öğrenme üzerine etkileri kaydedilmiştir."


"TÜRKİYE'DE LİSANS, AMERİKA'DA YÜKSEK LİSANS VE DOKTORA YAPMAK DAHA DOĞRU"


ABD ile Türkiye'nin lisans eğitim ve öğretim programları karşılaştırıldığında; öğrencilerin lisans düzeyinde eğitimi için Türkiye'yi tercih etmelerinin daha uygun olacağına dikkat çeken Doç. Dr. Demir şunları kaydetti: "Akademik kariyerime Türkiye'de devam edecek olursam, üniversite çağındaki çocuğumun ABD'deki bir üniversitede eğitim görmesindense, Türkiye'de ODTÜ, Boğaziçi gibi köklu ve İngilizce eğitim veren bir üniversitede lisans eğitimini almasını elbette tercih edebilirim. Ama genel anlamda yüksek lisans ve doktora konusunda bu işi ABD üniversitelerinden daha iyi yapan ülke yoktur. ABD'deki güncel eğitim politikalarının temelinde istihdam ve globalleşen dünyada ve küresel rekabette liderliklerini muhafaza etmek üzerine kurgulanmıştır. Bu yüzden fen bilimleri, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) alanlarında yetersiz olan istihdamı arttırmak için eğitimde atılan ciddi ve koklu adımları ve bu alandaki ciddi yatırımları görmemek mümkün değildir. Oysa Türkiye'de söz konusu olan bu alanlarda istihdam sorunu yaşanmaz iken; kalite ve is bulma sorunu belirgindir."


EĞİTİM VE ÖGRETİMDE ÖĞRETMENLERİN VE ÖĞRENCİLERİN ROLÜ


Doç. Dr. Demir öğretmenlerin ve öğrencilerin eğitim ve öğrenme konusunda rollerinin tartışmasız şekilde çok önemli olduğuna işaret etti. Doç. Dr. Demir, öğretmenlerin ve öğrencilerin farklı roller üstlenmek zorunda olduklarını belirtti.


Doç. Dr. Demir şunları söyledi: "Öğretmenler kendilerini bilginin kaynağı olarak görmemeli, tam aksine öğrencilerinin sağlıklı bir sosyal ortam içerisinde bilgiye ulaşmalarını ve öğrenmelerini kolaylaştıran kişi rolü üstlenmelidirler. Öğretmenlerin üstlenmesi gereken diğer roller arasında: danışman, lider, program geliştirici, rol model, bilgiye ulaştıran ve bilgi kaynağına ulaşmada köprü kuran oncu rehberler olarak sıralamak mümkündür. Öğrenci merkezli eğitim ve çoklu deneyim kazandıran öğretim modelleri üzerinden öğrencilerin farklı roller üstlenmesi sağlanmalıdır. Bu perspektif içerisinde öğrencilerin bilgi bekleyen pasif alıcı değil; aktif bir şekilde bilgiye ulaşan, sorgulayan, bilgiyi sentezleyen, analitik düşünebilen, öğrenme motivasyonu güçlü kişiler olması gerekmektedir"


KADİR DEMİR KİMDİR?


Doç. Dr. Kadir Demir, MEB bursuyla gittiği ABD'de MEB'le olan burs anlaşmasını bozarak ABD serüvenine devam etti. 2004 yılında burs anlaşmasını iptal ettiği için MEB'e 95 bin dolar ödediğini söyleyen Doç. Dr. Demir "Burslu olarak gittiğim ABD'de karşıma çıkan fırsatları iyi değerlendirme yoluna gidip, MEB ile olan bursluluk anlaşmamı 2004 yılında iptal etti. Bunun bana maliyeti yaklaşık 95 bin Amerikan Doları oldu. Asistanlıktan aldığım 985 dolar maaşa karşılık benim MEB'e ödediğim para ayda 1000 dolardı. Bir yıl böyle devam ettikten sonra eldeki para bitince MEB'le aylık miktarı düşürme konusunda yeni bir anlaşma yapıp ödemeyi 650 dolara düşürdüm. Gerek maddi gerekse manevi olarak sıkıntıya gireceğimi biliyordum. Bunu yaşamamak mümkün değildi. Fakat bunu yapmasam önümün açılmayacağını biliyordum. Doğru bir karar aldığıma inanıyorum ve verdiğim karardan hiçbir zaman pişman olmadım. Akademik anlamda isim yapmak bir yerlere gelmek fedakârlık ve imkânları doğru değerlendirebilmekle ilgilidir. Ben bilimsel anlamda bu imkânları Türkiye'de yakalamayacağımdan emindim" dedi.


AMERİKA'DA DİKKAT ÇEKEN BİR AKADEMİSYEN

Fen Bilimleri alanında yükselen yıldızlar arasında yer alan Doç. Dr. Demir şuana kadar 20'ye yakın bilimsel çalışmaya imza atarak 40'ın üzerinde uluslararası konferans ve sempozyumda sunum yaptı. Fen Bilimleri Alanında Araştırma tabanlı öğretme ve öğrenme, Kültür ve Değişim üzerine yapmış olduğu çalışmalarla dünya çapında dikkatleri üzerine çeken Doç. Dr. Demir'in yayınları "Journal of Research in Science Teaching, Science Education, International Journal of Science Education" gibi A sınıfı fen bilimleri eğitimi araştırmaları dergilerinde yayımlanarak öne çıktı. Ayrıca Doç. Dr. Demir 2011 yılında Association Media Publishing tarafından 110 yayıncı kuruluşun katılımıyla her yıl düzenlenen ve yıllık üstün başarı ödül töreninde NSTA'ya (Amerika Fen Bilimleri Eğitimi Kuruluşu) yaptığı yayınla bronz ödül kazandırdı. Doç. Dr. Demir aynı zamanda 1901 yılından bugüne Matematik ve Fen Bilimleri Eğitimi (School Science and Mathematics) üzerine uluslararası alanda yayın yapan bir derginin yardımcı editörlüğünü de üstleniyor

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.