Tzob Başkanı Bayraktar: Verimli Tarım Arazilerini İmara Açmayın, Artık Yeter

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, "Sayın valilere ve belediye başkanlarına sesleniyorum; 'lütfen verimli tarım arazilerini imara açmayın' diyorum. Artık yeter. Bütün sanayi tesisleri, bütün yapılaşmalar,...

Tzob Başkanı Bayraktar: Verimli Tarım Arazilerini İmara Açmayın, Artık Yeter



Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, "Sayın valilere ve belediye başkanlarına sesleniyorum; 'lütfen verimli tarım arazilerini imara açmayın' diyorum. Artık yeter. Bütün sanayi tesisleri, bütün yapılaşmalar, bütün bu işletmeler, hepsi verimli tarım arazileri üzerinde. Bu verimli tarım arazileri bizim çocuklarımızın ve geleceğimizin istikbali. Çocuklarımız ve geleceğimizin istikbaliyle oynamaya kimsenin hakkı yok. Cenab-ı Allah bu toprakları, Türk çiftçisi işlesin, üretsin ve bu ülkeyi beslesin diye bahşetmiş. Bu toprakların üzerine bina, fabrika, başka işletmeler yapın, yapılaşmaya gidin diye bize bahşetmemiş. Günahtır. Biz bu toprakları açık bir fabrika görüyoruz. Fabrika üzerine fabrika kurulmaz. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey yok. Biz fabrika üzerine fabrika kuruyoruz." dedi.

Şemsi Bayraktar, Konya'da düzenlenen Hasat Bayramı'na katıldı. Konyalı çiftçilere hitap eden Bayraktar, hasadın; bir yıl boyunca sarf edilen emek, alınteri, gayret ve masrafın karşılığı olduğunu söyledi.

Bu yıl etkili olan kuraklığın tarım sektörüne fevkalade büyük sıkıntı verdiğini kaydeden Bayraktar, "Ekim, kasım, aralık, ocak ve şubat ayları maalesef mevsim normallerinin altında yağış aldı. Mart ayında nisbeten yağış oldu. Mevsim normallerinin bir miktar altında yağış gerçekleşti. Ama üretimimizi kurtaracak seviyede değildi. Nisan ayında mevsim normallerinin yüzde 27 altında gerçekleşen yağış tabiri caizse bizi perişan etti. Arkasında mayıs ve haziran ayında gelen yağışlar bizi nisbeten rahatlattı ancak hasarımızı, zararımızı karşılamaya da yetmedi. Ocak ve şubat aylarında havaların fevkalade sıcak gitmesi, yağışların az olması bizi tedirgin etti. Üreticimizi uyarmak zorunda kaldık. Üreticimize dedik ki, 'Aman Allah korusun, bu sıcaklardan sonra meyveler çiçek açar, arkasından gelecek olan bir don bizi perişan eder' dedik ve üreticilerimizi uyardık. Nitekim korktuğumuz başımıza geldi ve mart sonunda nisan başında bir don hadisesiyle karşı karşıya kaldık ve bazı bölgelerde meyvelerimiz yüzde yüze yakın oranda zarar gördü. " şeklinde konuştu.

"ÖNLEM ALINMAZSA TARIM SEKTÖRÜNDE ÇALIŞACAK ÇİFTÇİ BULAMAYACAĞIZ"

Tarımda bu yıl yaşananların 2007 yılında yaşanan kuraklıktan farklı olduğunu kaydeden Bayraktar, "Kuraklık, arkasından don, arkasından birçok bölgede dolu, arkasından aşırı yağışlar ve sel felaketi geldi." ifadelerini kullandı.

"Çocuklarımızı tarımda, kırsalda tutmak istiyoruz." diyen Bayraktar, şöyle devam etti:"Eğer gerekli yardımlar yapılmazsa çocuklarımızı kırsalda tutma şansımız yok. Çocuklarımızı elimizden kaçıracağız. 'Hiç olmazsa bulunduğumuz bölgede, kamuya eleman alırken, tarımda zarar gören çiftçilerimizin çocuklarına öncelik sağlansın' dediler. Bu da makul teklif doğrusu. Bunu da hükümetimize sunmuş olacağız. Çok daha önemlisi, önümüzdeki yıl, bu ülkenin gıda güvencesini sağlama adına ve Türkiye'deki 76 milyonu besleme adına, muhakkak surette çiftçimizin tarlaya dönmesini sağlamamız lazım. Bu tedbirler alındığında çiftçimiz tarlaya döner ve üretimine devam eder. Aksi takdirde bizler tarım sektöründe çalışacak çiftçi bulamayız."
Bayraktar, hububat hasadında yaşanan yüzde 3 dane kaybının devam ettiğini ve bunun önlenmesi gerektiğini dile getirdi. Bayraktar, Türkiye'de ortalama 20 milyon ton civarındaki hasattan 600 bin tonun hasat sırasında kaybedildiğine dikkat çekti.

YENİ ÇIKAN KANUNLA TARIM ARAZİLERİNİN PARÇALANMASININ ÖNÜNE GEÇİLDİ

Parçalı arazilerde tarım yapmanın zorlaştığına dikkat çeken Bayraktar, sorunun çözümü için hükümetin çıkardığı yeni kanuna göre arazilerin parçalanmasının önüne geçildiğini söyledi.

Çiftçinin vahşi sulamadan vazgeçerek cazibe suya kavuşması ve basınçlı sulama sistemlerini kullanmasının elzem olduğunu kaydeden Bayraktar, "Devrim niteliğinde bir kanun çıktı. Şimdi miras hukuku değişti. Artık toprakları parçalama imkanı kalmadı. Biz 1929 yılında İsviçre'den medeni hukuku aldık, toprakları 1929 yılından beri parçalaya parçalaya Türkiye'de 55 dekara kadar düşürdük. 55 dekar bir parsel olsa tamam. 55 dekarda 7 parsel. Yani bir üreticinin toplu olarak 55 dekarı yok, orda 10 dekar burada 5 dekar , burada 7 dekar; 7 parsel. Türkiye'de 30 milyon parsel var. Bu parseller üzerinde verimli üretim yapma şansımız yok, teknoloji kullanma şansımız yok, ekonomik manada üretim yapma şansımız yok. İşte bununla alakalı çalışmalarımızı yaptık. Biz bu konuyu Başbakan'a ve ilgili bakanlara götürdük. Tarım bakanlığının hazırladığı kanuna büyük destek verdik. Bu kanun Meclis'ten çıktı. Bundan sonra arazilerin parçalanmasının önüne geçeceğiz. Çünkü bizim hedefimiz; bugün için 62 milyar dolarlık bir tarımsal hasıla var, bunu 10 yıl içerisinde 150 milyar dolara çıkarmamız lazım. Bugün için 30-35 milyon turisti besliyoruz. 50 milyon turisti beslememiz lazım. 80 milyonluk Türkiye nüfusunu beslememiz lazım. Bunu yapmak için de çiftçimiz önünü açmamız lazım. Çiftçimiz önünü açamadığımız takdirde bu hedefler bir hayaldir. Şimdiden uyarıyoruz. Bunları alın, bu tedbirleri alın. Çiftçimizin önünü açtığımızda, çiftçimiz bu hedeflere ulaşmaya hazır, bekliyor. İnşallah bu ulvi yolda Cenab-ı Allah yar ve yardımcımız olsun. Hepinize bu etkinliğe katıldığınız için hepinize teşekkür ediyorum. Tüm sıkıntılara rağmen, tüm sıkıntılara rağmen, üretmeye devam eden üretimden vazgeçmeyen çiftçilerimize teşekkür ediyorum.

İLK HASADI BAYRAKTAR YAPTI

Şemsi Bayraktar, konuşmasının ardından biçerdövere binerek Konya Ovası'nda ilk arpa hasadını yaptı. Bayraktar, biçerdöveri bir süre kullanarak arpa hasadı yaptıktan sonra gazetecilere hububatın bu yıl kuraklıktan etkinliğini ve rekoltede düşüş yaşanacağını kaydetti.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.