Yenişafak yazarının mülakat yalanı!

Yenişafak yazarının mülakat yalanı!

Yenişafak yazarının mülakat yalanı!



Yanişafak'ın çok da ünlü olmayan yazarı Ahmet Ünlü öğretmen mülakatlarının muhalefet partileri tarafından da desteklendiğini yazmış. Nedense buna bir demeç ya da beyan gösterme gereği de duymamış ve genel bir ifadeyle konuyu geçiştirmiş. Ne demeli bilmiyoruz. 2014 yılında yapılan düzenlemeyle öğretmen atamalarına mülakat getirilmişti ve CHP buna çok şiddetli muhalefet etmişti. Hatta Hukümet kanadı kanuna 'Sözlü ya da yazılı sınavla atanaır.' yazmıştı. CHP'nin ise bunun en azından 'Sözlü ve yazılı sınavla' olarak değiştirilmesine gücü yetmişti. 

Buradan Ahmet Ünlü'ye sesleniyorum, muhalefetin mülakatı destekleyen bir tek beyanını yayınlasın biz siteyi kapatıp haberciliği bırakacağız!

personelmebhaber.net

 

İşte bahsekonu o yazı:

"Sözlü sınavdan tedirgin olan bir kesim ise, komisyonda sorulduğu iddia edilen "Reis kimdir?" sorusunu bahane ederek sözlü sınavın ne kadar kötü olduğundan ve değişik mahzurlarından bahsetmeye başladı. Bugünkü yazımızda sözleşmeli öğretmen alımlarındaki sözlü sınavının gerekli olup olmadığı ile muhalefet partilerinin sözlüye karşı olup olmadığını açıklamaya çalışacağız.

Sayın Başbakan sözlü sınavda son noktayı koydu

Hem sayın Başbakan hem de sayın Bakan sözlü sınava devam edileceğini ve bundan dönülmeyeceğini açıklayarak konuya son noktayı koydular. Sayın Başbakan; "Yapılan imtihanlarda hassasiyetimiz iki noktada toplanıyor. Bir tanesi FETÖ terör örgütü, ikincisi bölücü terör örgütüdür. Onun dışında vatanına milletine sadık, bayrağını yurdunu seven bütün öğretmenlerimiz için kapılar sonuna kadar açıktır" ifadesini kullandı. Demek ki sözlü sınav devam edecek ve sınavlar FETÖ ve terör örgütleri olmak üzere iki noktada odaklanacak. Buna kimsenin itiraz etmeyeceğini düşünüyoruz.

Yine sayın Başbakan'ın; "Görev yapan, terörle bir şekilde iç içe olmuş 14 bin öğretmen olduğu tahmin ediliyor" ifadesi dikkate alındığında konunun vahameti daha iyi anlaşılacaktır. Öğretmen alımındaki komisyon üyelerinin nasıl bir yükün altına girdiği ve iki örgüt mensubundan ya da sempatizanından bir tanesinin dahi sınavı geçtiği tespit edildiğinde başlarına nelerin geleceği iyi düşünülmelidir.

Muhalefet partileri de öğretmen alımında sözlü sınav istiyor

Herkesin bilmesi gerekir ki, kasap seçiminde dahi sözlü/mülakat uygulanırken öğretmen seçiminde doğrudan yerleştirmeyi savunmak akıllıca bir yol ve yöntem değildir. Bu çerçevede, sözlü sınavın olmazsa olmaz kural olduğunun bilinmesi gerekir. Ancak, üzerinde kafa yorulması gereken asıl konu, sözlü sınavın riskini ortadan kaldıracak yöntemler üzerinde durulması olmalıdır. Bu yöntemlerden bir tanesi kamera yöntemidir. Diğer bir yöntem ise memur sendikalarıyla çalıştay düzenleyip objektif kriterler üretmeleri yönünde gayret göstermelerinin sağlanmasıdır. Kaldı ki taraflar bir araya gelerek zaten var olan riski azaltabilirler.

Daha önce, 652 sayılı KHK'de yapılan değişiklikle aday öğretmenlikten asil öğretmenliğe geçişte sözlü sınav getirilmişti. Kanunun Meclis'teki görüşmelerinde ciddi tepkiler gelmiş ve ciddi tartışmalar yaşanmıştı. Ancak, gelinen aşamada görünen o ki muhalefet partileri dahil her kesim öğretmen alımında sözlü sınav olmasını istiyor. En temel çekince ise objektifliğin nasıl sağlanacağıdır. İsteyen Meclis komisyon tutanaklarına bakabilir. Üzerinde kafa yorulması gereken en kritik konunun bunun üzerinde yoğunlaştığı bilinmelidir. Muhalefet partileri sözlü sınavdan ziyade sınavın sübjektifliğine itiraz etmektedirler. Sözleşmeli öğretmen alımındaki yeni düzenlemede ise daha öğretmenliğe girişte sözlü sınav getirilmektedir ki doğrusunun bu yöntem olduğunu düşünüyoruz.

Her veli, çocuğunun en iyi öğretmenden ders almasını talep etmektedir ve bu durum en tabii hakkıdır da. Ancak, şu ana kadar kamunun bulduğu en iyi öğretmen seçim yöntemi ise sadece merkezi olarak yapılan yazılı sınav olup, bunun tek başına yeterli olmayacağı ise her kesimin mutabık olduğu bir gerçektir. Geleceğimizi emanet edeceğimiz nesillerin yetişmesi için en iyi öğretmen seçim yönteminin sadece yazılı bir sınav olduğunu söyleyerek yeni arayışlara gidilmesini engellemek gerçekçi değildir. Önemli olan, en iyi öğretmen alım yöntemi ile objektif kıstasların nasıl oluşturulması gerektiği konusunda sözü olanların rahatça bunu açıklamasıdır.

Sözlü sınav denilince niçin torpil anlaşılıyor?

Malum, sözlü sınav denilince akla hemen kayırmacılık geldiğinden ciddi bir tedirginlik oluşmaktadır. Ancak, kariyer meslek olarak tanımladığımız 657 sayılı Kanun'un 36/A-11'inci maddesinde sayılan uzman yardımcıları, müfettiş yardımcıları, meslek memurları, kaymakamlar vb. tamamında sözlü sınav vardır ve bunun kaldırılmasına yönelik bir çaba da söz konusu değildir. Hal böyle iken geleceğimiz olan çocuklarımızı şekillendiren öğretmenlerin de seçilmesinde hem profesyonel hem de katı kurallar getirilmesi gerekmektedir.

Maalesef öğretmen seçiminde emniyet personeli, hakim savcı veya kaymakam seçimi kadar dikkatli davranılmıyor. Halbuki emniyet mensupları bugünümüzün, öğretmenler ise geleceğimizin güvenliğini sağlıyor. Hele hele taciz olaylarının artması öğretmen seçiminde çok daha dikkatli olunmasını zorunlu kılmaktadır. Sözlünün yanında öfke kontrolü dahil birçok testten geçirilmesi gerekmektedir. Yine komisyonda psikoloğundan, sosyoloğuna kadar birçok uzmanın bulunması gerekmektedir."

Ahmet ünlü

YAZININ DEVAMINI OKUMAK İÇİN

TIKLAYINIZ


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.