Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz'ın İlk Sınavı!!

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz ilk sınavını yönetimi görevlendirmelerinde verecek

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz'ın İlk Sınavı!!



Öncelikle sayın bakana görevinde başarılar diliyoruz. Eğitim bir ülke için

ne kadar önemli ise bizim için de o kadar önemlidir ve yön verenlerin başarılı

olmasını isteriz. Fakat bugüne kadar başbakanlar hatta Cumhurbaşkanları tarafından

da itiraf edilmektedir ki eğitim alanında başarı yakalanamamaktadır. Kaynak

artırımı, fiziki donanım, derslik, ücretsiz kitap.... gibi bir çok yatırım söz

konusu olsa da eğitimde başarı yakalanamamaktadır.

Ne yazık ki eğitimde gelen daima gideni aratmıştır. Bunun da son bulmasını

temenni ederiz.

Eğitimde başarı başlangıçta eğitime yöne verenlerin ehil olmasından geçer.

Bunun için de eldeki kaynağı en iyi şekilde kullanmak gerekir. Fakat son yıllarda

hep birilerine yönelik kayırmacılık, kariyer ve liyakati bertaraf eden sözlü

sınav gibi uygulamalarla karşılaştık.

İşte bu ortamda Bakanlığı teslim alan Sayın İsmet Yılmaz'ın önüne mahkeme kararı

geldi ve Yönetici Görevlendirmenin bazı maddeleri durduruldu.

Tam da görevlendirmelerle ilgili iş ve işlemlerin yapıldığı sözlü sınavların

tamamlandığı bir dönemde gelen bu karar bakanlığı sıkıntıya sokar. Geçmişteki

gibi kaos ortamı yaratılmak istenirse tabii ki MEB için biçilmiş kaftan olur.

Yok sorun çözeceğiz, kaosa izin vermeyeceğiz deniliyorsa mutlaka acil tedbir

alınmalı.

Durdurulan maddeyi ve süreci konuşacak olursak;

Özellikle mevcut okul müdürlerinden süresi dolanların aynı kurumda 4 yıl

daha görev yapabilmeleri için verilen 8 puanlık ilave idi. Bu maddeyi; özellikle

eğitim gibi yapılan işlerin sonucunun yıllar sonra görüldüğü bir sistemde 4

yıl gibi kısa soluklu görevlendirmeleri minimize edebilmesi açısından olumlu

bulmuştuk. Fakat süre uzatımının bile sözlü sınava bağlanması asıl niyeti ortaya

koyar nitelikte olduğundan bu puan da anlamsız kalmaktadır. Bu maddeyi mahkeme

durdurmuştur. Durdurma gerekçesine bakıldığında bu maddenin esastan görüşmede

ya da İDDK'ya yapılan itirazda farklı sonuçlanabileceğini düşünüyorum.

Sürecin işlemesi için acil tedbir şart...

Şu anda müdür görevlendirmeleri için süreç işliyor. Sözlü sınavlar yapıldı

ve tercihler alınacak. Bu aşamada bu maddenin durdurulmasına tedbir: asla ve

asla bir genelge ile ben bu 8 puanı vermeyeceğim diyerek olmamalı. Bu üç nedenle

hata olur.

- Puan vermemeyi yönetmelikle düzenlemelisiniz. Daha önce de süre uzatımında

6 ay mevzusu olduğunda genelge ile çözüm arandı fakat bir çok yargı kararı buna

izin vermedi.

- Genelge gibi bir yol seçilirse mahkeme kararına yapılacak itiraz sonucu MEB

lehine çıkarsa hak kaybına uğrayanlar mağdur olacaklar ve yeni bir kaos oluşacaktır..

- Müdürlük 4 yıl ile sınırlandırılmış olur.

Çözüm nedir?

Çözüm tek kelime ile acil yönetmelik değişikliği yapıp mevzuat alt yapısını

oluşturmaktır.

Bunun için en mantıklı yol daha önce denenmiş ve yargı tarafından iptal

edilmemiş olanı geliştirmektir. Görev süresi uzatımında 2014, 2015 yıllarında

paydaşların puan vermesi yöntemi uygulanmıştır. Burada en büyük sorun okul içi

paydaşlardan çok yüksek puanlar aldıkları halde okul dışı (ilçe Milli Eğitim

Müdürü ve Şube Müdürleri) paydaşlarına takılanlar ve değerlendirme kriterlerinin

hiçbir bilgi ve belgeye dayanmamış olmasıdır.

Bu noktada MEB okul içi paydaşları devreye sokmalıdır. Bir okulda çalışan müdürü

en iyi tanıyan o okulun paydaşlarıdır. (Öğretmen, diğer personel, veli, öğrenci)

Koyun okula sandığı veli temsilcisi ve öğrenci temsilcisi de oy kullansın ve

ilgili müdür ile 4 yıl daha çalışmak isteniyor mu/ İstenmiyor mu? belirlensin.

Belki cüzi bir katkı ilçe yöneticilerine sunulabilir.

Tabii ki bu bir öneridir ve farklı bir yöntem de uygulanabilir fakat önemli

olan vicdanları rahatlatacak, birilerine değil sisteme hizmet edecek, en iyisini

seçecek bir yapıyı kurmaktır.

Sayın bakanın birinci sınavı bu noktadadır.

Uzatma ile ilgili alınacak bu tedbirden sonra boş kadrolara görevlendirmeye

bakılmalıdır. Bunun için de sorunlar vardır. Kariyer, liyakat, öğrenim durumu,

ödül, kıdem... gibi puanlar sözlü ile bertaraf edilmektedir.

Örneğin bugün illerde en yüksek Ek-1 puanına sahip olan müdürler/müdür adayları

30 puan civarında puana sahiptirler. Yani kişinin yıllar süren emeğinin karşılığı

(öğrenim durumu, ödül, kıdem...) maksimum 30 puandır. Görevlendirme yapılırken

bunun yarısı yani 15 puan alınacaktır.

İki dudak arasına bakan ve anlık süreci ölçen Sözlü sınavın puanı ise 100'dür

ve bunun da yarısı alınacaktır.

Yani kariyer, liyakat 15 puan, Sözlü Sınav 25 puan....

Sözlü puan ile isteneni müdür yapmak ya da sistem dışında bırakmak mümkün.

Bunun örneklerini defalarca gördük.

Sayın bakanın ikinci sınavı: kariyer ve liyakati mi esas alacak yoksa kayırmacılığı

mı göreceğiz:.

Bugünlerde yapılan sözlü sınavları incelediğimde örneğin İstanbul'da Ek-1 değerlendirmesine

göre en üst sıralarda olanların çok azı yüksek puan almıştır. Fakat 540. Sıralarda

olan ve bir sendikanın ilçe yöneticisi olan kişi 100 tam puan alabilmiştir.

İşte bu durum hakkıyla 100 puan bile alsa izah edilemez. Çünkü sistem çok yozlaştırılmıştır.

Sayın bakanın sözlü komisyonların etkinliğini azaltması bir yana sözlü sınav

gibi insanların hatta ülkenin geleceğini tayinle görevlendirilen kişilerin adalet

duyguları, hak, hukuk anlayışları sorgulanmalıdır. Kul hakkından kaçınılmalıdır.

İşte bu noktada da sayın bakanı büyük bir sınav beklemektedir.

Danıştay müdür yardımcılığı için de durdurma kararı vermiştir. Karar da 4 yılını

dolduran mevcut müdür yardımcılarının müdür inhası ile görevlendirilmesi durduruldu.

Bu durumda müdür inhası tarihe karıştı. Böylece 4 yıldan fazla aynı kurumda

yöneticilik hayal gibi. MEB in elinde üç alternatif var. Tekrar söyleyelim bu

konuda da yönetmelik değişikliği şart.

- Sınav kazananları sınav puanına göre görevlendirmek. Bu durumda müdür inhasina

güvenip sınava girmeyenler mağdur olur.

- Sınav açıp müdür inhasina güvenip sınava girmeyenlerin de mağduriyetini giderip

sınav puanına göre görevlendirmek.

- Sınav puanının yanına ek-1 puanı da ekleyip süreci tamamlamak.

Tekrar söylüyoruz ki Danıştay'ın bu kararı bozulabilir fakat zaman alır ve

beklemek kaosa yol açar. Acil mantıklı, hukuki ve kariyer, liyakat, eşitlik

esaslı düzenleme şart.

Son söz olarak;

Sayın bakan ilk cümleleriniz "biz milli eğitimi öğretmen ordusu ile

yöneteceğiz olmuştur." Bu cümlelere biz yabancı değiliz. Önceki bakanlar

da yaklaşık aynı sözleri söylemişlerdir. Müsteşar sayın Yusuf Tekin de ilk göreve

başladığında "Milli Eğitim Bakanlığıöğretmenlerle, eğitim ordusu ile

birlikte yöneteceğiz." olmuştur. Fakat gelinen nokta ortada...

Sayın Bakan ilk karşılaştığınız bu sorun MEB de kangren sorundur. MEB da hukuk

yok hükmündedir. Yargı kararlarını kıvırmakta MEB in eline kimse su dökemez.

Ya köklü çözümler bulacaksınız ya da aynı yolda devam edecek ve eğitimde bir

arpa boyu yol alamayacağız.

Maksut Balmuk


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.