Müfettişler Görevden Alınınca MEB'i Bekleyen Sorunlar

Müfettişler Görevden Alınınca MEB'i Bekleyen Sorunlar

Müfettişler Görevden Alınınca MEB'i Bekleyen Sorunlar



 Devlet aygıtının en önemli unsuru denetimdir. Devletin vatandaşla olan hukukunun keyfilikten arındırılması için kuvvetli tutulması gereken mekanizmadır çünkü.  Devlet işleyişini ve yapılan işleri frenleyecek ve bir kaza oluşmamasını temin edecek en etkili organ denetimdir. Devlet adına iş yapan bütün çalışanlara, esasın halka hizmet olduğunu ve en büyük otoritenin bilfiil devletin kendi tüzel kişili olduğunu hatırlatması yönüyle de denetim mekanizması kıymet ifade eder. Millet adına devleti yönetenlerin en büyük muinleri de denetim elemanlarıdır. Devlet başkanının bizatihi kendisi yapılan işleri gözlemleyemez. Bir aygıt bunu ifa eder ve sonuçlarını karar vericinin önüne en sağlam şekliyle koymaya çalışır. Unutulmaması gereken şudur ki iyi bir denetim mekanizmasına sahip devletler kuvvetli olacaktır. Türk devlet tarihi içerisinde de Türk töresi  daima güçlü bir denetimi esas almıştır. Devletin en başında bulunanların bile sorgusuz sualsiz denetlendiği bir yapı büyük devletlerimizin inşasına vesile olmuştur.                

Türk maarifinde Ruştiyelerin açıldığı 1838 yılından beri varlığını sürdüren bir denetim kurumu var. Hatta 1911 yılı Maarif-î Umumiye Nezareti Merkez Teşkilatı Hakkındaki Nizamname'de maarif teftiş ve idare olarak iki yapıya ayrılıyor. Yani teftiş en az maarifin idaresi kadar ehemmiyetli bir konuma oturtuluyor. Oluşturulan bu kurumsal yapı Türk maarifinde sadece bir denetim misyonu da üstlenmiyor. Ayrı zaman da bir mektep gibi çalışarak Türk bürokrasisine ihtiyaç duyduğu insan kaynağının yetiştirilmesi görevini de üstleniyor. Öğretmenlerin denetlenmesi yanında onlara eğitim öğretim faaliyetlerinin nasıl sürdürülmesi gerektiğini aktaran, eğitimde meydana gelen değişikliklerin birinci ağızdan izah eden, ülke eğitiminin genel gidişatını, karşılaşılan problemler ve çözüm yollarını sunan bir mekanizmaya daima ihtiyaç duyulacaktır.                

Bakanlık geçtiğimiz yılda Kanun'da yaptığı değişiklikle teftiş mekanizmasını bütünleştirdi ve merkezdeki birimi lağvetti. Şimdi yeni bir Kanun Tasarısı üzerinde çalışılıyor ve bütün müfettişlerin araştırmacı yapılması planlanıyor. Daha sonra araştırmacı yapılan müfettişler arasından mülakatla seçilecek 500 kişilik küçük bir denetim biriminin oluşturulması tasarlanıyor. Yaklaşık 200 yıllık birikimle oluşturulmuş  önemli bir birim sonlandırılıyor. Az bir zaman diliminden bahsetmiyoruz pek çok birikime vesile olmuş bir zaman aralığı. Bunun mutlaka bir takım nedenleri vardır. Yanlış giden bir takım işler neticesinde bu tarz radikal kararlar almak durumunda kalınmıştır. Lakin insanların kusurları kurumlara mal edilmemelidir. Bir bütün olarak kurumun hedef alınması devlet geleneğimiz içinde oluşturduğumuz değerlerimizin taban kaybetmesine neden olacaktır. En önemlisi böyle bir vazifeyi icra edecek yeni yapılar kurgulamadan var olan kurumları nihayetlendirmemiz sorunları kar topuna dönüştürecektir.

*Okullara,  sayısı bir milyonu bulan öğretmenlere kimler rehberlik edecektir.
*Sadece 4 yıllığına görevlendirdiğimiz, hiçbir eğitime tabi tutmadığımız okul müdürlerinin denetim misyonunu tek başına üstleneceğini varsaymak bilimsel değildir. *Yaklaşık elli bin okul müdürünün bu gayeye yönelik eğitilmesi nasıl temin edilecektir?
*Yapılan işlerin denetlenmemesi, sonuçlarının değerlendirilememesi eğitme rota çizmekte büyük güçlüklere neden olmayacak mıdır?
* Eğitim öğretim kamu hizmetinin akamete uğramasına nasıl engel olacağız?* Keyfî uygulamalara nasıl engel olacağız?  
*Eğitimin gidişatını kim nasıl gözleyecektir? Sorular uzayıp gidecektir. Yıllardır bin bir zahmet ve emekle yetiştirdiğimiz denetimcilerimiz, büyük birikimle iki yüz yıldır oluşturduğumuz teftiş kurumumuz heba edilmemelidir. Bu büyük bir insan ve emek israfıdır. Mutlaka ıslah imkânları vardır. Bu yol sonuna kadar zorlanmalıdır.  Varsa çürük elmalar ayıklanmalıdır. Yüzyıllardır oluşturduğumuz devlet geleneklerimiz, birikimlerimiz itinayla korunmalı, kurumlar yaşatılmalıdır  ki devletimiz yaşasın.                                                                                                                                                  

İbrahim Hakkı CELİS

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hakan - 5 ay önce
Eee siz 70 bin okul idarecisine sahip cikmadiniz!... bu sorular o zaman geceli degil miydi?...
Avatar
Hakkı ARAR - 5 ay önce
meb'de müfettişliğin lağvedilmesi 2 eksi getirirse 5 de artı getirecektir.