Dershanelerin kapatılması ile ilgili tartışmaları doğru bulmuyorum. Dershanelerin sadece sonuç olduğunu bilmek ile birlikte sınava dayalı bir eğitim sistemini savunmayı bir eğitimci olarak yanlış buluyorum. Dershaneler, test ve sıralama sınavlarının sonucudur. Eğitim sistemini testlerle ölçmenin yanlışlığını yaşıyoruz. Okullarımızda nerdeyse 2. Sınıftan başlayarak öğrencileri teste tabi tutuyoruz. Yaşam boyu test… Ve sonucu dershane… Öğrencilere, klasik anlamda bir sınav uygulandığında hepsi adeta dökülmektedir. Düşüncelerini iki cümle ile yazmaktan ve anlatmaktan aciz bir nesil yetiştirdik. Şimdi bu sistemin kaldırılıyor olmasından rahatsız olunmasını anlamıyorum.

Her yıl milyar liralık bir rantta söz konusu… Bu kaynağın eğitim sistemine daha olumlu katkısının sağlanması gerekir. Bakanlık bu hususta doğru ve eğitimcilerce desteklenmesi gereken adımlar atmaktadır. Milyarlarca liralık bu kaynağın eğitime hiç bir katkısı olmamaktadır. Sadece sıralamaya etkisi olmaktadır. Yoksa sınav kazanacak öğrenci sayısını arttırdığını söylemek gülünç olur. Sınavla öğrenci alan okul kontenjanları belli! Sınavda test sorularının az ya da çok çözülmesi okul kontenjanlarını arttırmıyor. Üniversiteye girecek öğrenci sayısı üzerinde hiçbir etkisi yoktur.

Dershaneler öğretimin kalitesine de katkıda bulunmuyor. Dershaneler sadece sıralamayı değiştirmektedir. Onların tek hedefi en kısa sürede kaç soru daha fazla yapılabilir! Milyarlarca lira velilerin cebinden boşa gidiyor. İşin bir başka yanı da fırsat eşitliğini bozuyor. Çalışkan çocuklar, parası olan daha az çalışkan çocukların ödedikleri ücretler ile bedavaya bu imkândan yararlanmaktadırlar. Ondan sonra dershaneler kurumlarına ücretsiz devam eden çalışkan öğrenciler üzerinden reklam yapmaktadırlar. Üniversitelerde daha iyi okullara yerleşen öğrencilerin geldiği liselere bir bakın! Fen lisesi, özel liseler, anadolu liseleri… Dershaneler olmasa da bu çocuklar yine benzer başarıyı elde edeceklerdir.

Eğitim öğretim, ölçme ve değerlendirmesiz olmaz. Bu mümkün değil. Ölçme değerlendirme yapılmalı ama bu sistemin odak noktası test sınavları olmamalıdır. Akademik eğitim ya da mesleki eğitim alacak öğrenci seçimi, öğretmenin vereceği notlar ile yapılmalıdır. Burada öğretmene sorumluluk yüklemek gerekir. Adaletli bir not verme sisteminin geliştirilmesi lazım! Öğretmenlerin tamamı ÖLÇME DEĞERLENDİRME YÖNTEMLERİ seminerine katılmalıdır. Yeni uygulanması planlanan sistemde öğretmenlere, verecekleri notların önemli olduğu hatırlatılmalıdır.

Mesela, ortaokullarda not ortalaması belli bir barajın üzerindekiler Anadolu liselerine başvurabilir. Anadolu liseleri kapasitelerine göre öğrencileri, okullarına alabilirler. Daha düşük not ortalaması olanlar mesleki liselere yönlendirilebilir. Liselerde ilk yıl uyum sağlayamayanlara ya da farklı başarı gösteren öğrencilere yatay ve dikey geçiş hakkı tanınır.

Öğretimde daha başarılı olan ülkelerin eğitim sistemi incelenip, revize edilerek uygulanabilir. Herhalde bundan daha kötü olmaz. Öğrencilerimizin, 34 ülkede 33. olduğumuzu düşünürsek, dibi görmüş durumdayız!

Peki dershaneler bu sistemde ne olacak diye sorarsanız; özel okul ya da etüt merkezine dönüşmelidirler… Bakanlık bu konuda dershaneleri teşvikte etmektedir. Yani üzerine düşeni yapmaktadır.

Sonuç olarak Bakanlığın dershanelerin kapatılması yönündeki kararını eğitimcilerin şartsız olarak desteklemesi gerekir. Ezberci eğitimi destekleyen, test odaklı sınav sistemini kaldırma kararları alanları alkışlıyorum!


Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
seyfettin baydar 2 yıl önce

bir öğretmene çocuğum neden zayıf aldı dediğimde beni dinlemiyor bende notlarını düşürdüm” ifadesini kullanıyorsa ben buna eğitimci demem. başka bir öğretmen bugün çocuğunuz dershaneye gelmedi. merak ettik. gelemediği dersleri için ne zaman etüt yazalım” diye söylüyorsa buna eğitimci derim.
sonuç olarak şunu söylemek istiyorum. bence dershaneler üstüne düşeni yapıyor. asıl soru şu olmalı devlet okulları ne kadar üstüne düşeni yapıyor. kapatacağım demeye gerek yok elindeki eğitim kadrosunu daha verimli çalıştır. aksaklıklardan ortaya çıkan kuruluşların tamamı kapansın

Misafir Avatar
seyfettin baydar 2 yıl önce

öğrencilerimizin, 34 ülkede 33. olduğumuzu düşünürsek, dibi görmüş durumdayız!” bu cümleden hiç bir şey anlamadım.
14. peki dershaneler bu sistemde ne olacak diye sorarsanız; özel okul ya da etüt merkezine dönüşmelidirler bakanlık bu konuda dershaneleri teşvikte etmektedir. yani üzerine düşeni yapmaktadır.” dershanelerin tamamı zaten etüt merkezi gibi okul takviyesi yapıyor. tıpkı etüt merkezlerinin de sınava hazırladığı gibi. değişikliğe ne gerek var? ben kaçırdım herhalde etüt merkezi olun diye bir teşvik görmedim.
15. sonuç olarak bakanlığın dershanelerin kapatılması yönündeki kararını eğitimcilerin şartsız olarak desteklemesi gerekir. ezberci eğitimi destekleyen, test odaklı sınav sistemini kaldırma kararları alanları alkışlıyorum!” anlaşılan dershanelerde çalışanları öğretmen daha doğrusu eğitimci yerine koymayanlardansın. destekleyen eğitimcileri anlarım zira özel dersleri artar.

Misafir Avatar
türkiye 2 yıl önce

iki üniversitenin puanları arasında 0,01 puan oynuyor notla bu ayırımı nasil yapmayı palanlıyorsunuz üstelik ben bir eğitimci ve çocuğunun geleceğini düşünen bir veli olarak dersaneleri kesinlikle gerekli görüyorum istemeyen göndermesin. sınavsız bir eğitim sistemi düşünülemez ülkede adil olduğuna inanılan (ki ondada her geçen gün güven sarsılıyor) şey sınav en azından torpil yok kazandım bu okula yerleştim diyor öğrenciler ben çocuğumu bir okula göndermek için torpil aramak istemiyorum.