Eğitim:
31 NUMARALI REKLAM ALANI
Kıyafetler özgür olunca kafalar da özgür olacak mı?...

En Güncel KPSS Haberleri için TIKLAYINIZ
"Milli Eğitim Bakanı Dinçer, önümüzdeki öğretim yılında önlüğün tarihe karışacağı, kıyafetlerin serbest olacağı sinyallerini verdi. Daha önce de bu yönde açıklamalar yapmıştı. Bazı sendikalar da bu görüşü canı gönülden destekliyor."

Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) Genel Başkanı Gürkan Avcı, “Türkiye her geçen gün demokratik ve özgürlükçü kriterlere kavuşuyor. Eğitim sistemimizde egemenlerin ve statükocuların değil, giderek halkımızın taleplerine, milli hedef ve amaçlarımıza hizmet eden devinimci bir eğitim sistemine dönüşüyor. Öğrencileri önlük ve okul formasına, öğretmenleri de takım elbise, kravat ve gömleğe mahkzm eden darbe mirası kıyafet yönetmeliğinin de kaldırılması gerekiyor” demiş.
Görünen o ki, eğitimde tüm sıkıntılar bitti sıra kıyafete geldi. Hayırlı, uğurlu olsun.
Peki, önlüğü zorunlu kılan şartlar ortadan kalktı mı? Yani fukaralık sona erdi mi? Eğer bu konuda hemfikirsek, zaten gerisi hikâye. “Önlük bin ayıp örtüyordu“ diyenlerin de artık söyleyecek sözü kalmaz. Ama bekleyip hep birlikte göreceğiz...

Öğretmenlik değersizleştirildi mi?
Öğretmenler kırgın hem de çok kırgınlar. Hemen her gün kendilerinden sitem, kırgınlık, bıkkınlık, yorgunluk dolu mailler geliyor. Birileri artık onların gönlünü almalı. Yoksa, gelecek öğretim yılında yapılması öngörülen reformların hiçbirisi gerçekleşemez!..
Yorgun ve moralsiz orduyla, ne zaman bir mücadele kazanılmış ki şimdi kazanılsın.
Eğer öğretmenlerimiz bu noktaya geldiyse, herkesin, başta da MEB’in kendine çuvaldızı batırma zamanı geldi de geçiyor demektir.
Bakan Dinçer’in reform paketinde çok önemli projeler de var. Bunların hayata geçmesi gerekir. Yani FATİH gibi projelerin hiçbir şekilde zaafa uğratılmaması gerekiyor.
Bu konuda en dikkatli, en hoş görülü, en gayretli ve en önemlisi de, en çözüm odaklı olması gerekenlerin başında da bizzat Bakan Bey’in kendisi geliyor.
Yoksa başarı gibi, başarısızlık da onun olacaktır!..
SBS ve LYS’ye sayılı günler kaldı. Milyonlarca öğrencinin yanı sıra milyonlarca veli de yıllardır bu sınavlara hazırlanıyor. Maddi ve manevi olarak öylesine fedakârlıklara katlandılar ki, en ufak bir adaletsizliğe isyan etmekte sonuna kadar haklılar.

Okul başarı puanı
Oysa ortada, bırakın diğer sorunları, okul başarı puanından kaynaklanan çok ciddi haksızlıklar var. Şişirilmiş notların yanı sıra sistemden kaynaklanan eşitsizlik milyonlarca öğrenci ve veliyi tedirgin ediyor.
Sınavda 30 bininci olan bir aday, bir anda 25 bine, 150 bininci olan da 120 bininci sıraya düşebiliyor. Oysa, yıllardır katsayılara duyulan isyanın ve getirilmek istenen sistemin gerekçesi şu değil miydi:
Okul içi başarıya ve öğrencilerin hangi okullardan mezun olduklarına değil, sınavdaki başarıya bakılsın...
Peki, şu anda gelinen nokta ne? Bunun tam tersi.
Üniversiteye girişte olduğu gibi fen ve anadolu liselerine girişte de ciddi rahatsızlıklar yaşanıyor. İşte binlerce örnekten sadece birisi:
“Bir yanda üniversiteye giriş sınavında okul başarısının önemi tamamen yok edilmeye çalışılırken, diğer yanda SBS için çok önemli bir hale getirilmiş durumda. Örneğin okul puanı 95 olan bir kişi okul birincisinin okul puanı 100 ise sınavda 495 bile alsa okul puanıyla puanı 489’a düşüyor. 95 düşük bir puan mı? Öğrenci niye cezalandırıyor? Bu nasıl eşitlik anlayamadım.”

Her zamankinden çok daha dikkatli olmamız gereken bir süreçten geçiyoruz. Özellikle de geleceğimiz söz konusu olduğunda. Bu yüzden ne olur çocuklarınızın geleceğini şansa bırakmayın!.. 
milliyet
En Güncel Sağlık Haberleri için TIKLAYINIZ

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×




























EĞİTİMDE YÜZ KARASI DURUM VARDI
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Öğretmenler günü dolayısıyla Başbakanlık Yeni Bina'da, 81 ilden 81 öğretmene...

Haberi Oku