10 maddede "Taşeron İşçilerle" ilgili çarpıcı öneriler

HAK-İŞ’ten 10 maddede "Taşeron İşçilerle" ilgili çarpıcı öneriler

10 maddede



Köşemizde taşeron işçilerin kamuda istihdam yöntemiyle ilgili yapmış olduğumuz öneriler ciddi ses getirdi. Bu yazılar nedeniyle, Hak-İş Genel Başkanı Sayın Mahmut Arslan Bey'le taşeron işçilerin kamuda istihdamıyla ilgili sorunları ve çözüm önerilerini enine boyuna görüştük. Doğrusu Sayın Arslan'ın konuyu hem devlet hem de işçiler açısından dengeli bir şekilde çözme gayretinde olduğunu gördük. Son derece verimli geçen görüşme sonrasında bu yazımızda Hak-İş'in hükümete yapmış olduğu önerileri paylaşacağız.

1- Kamu istihdamında hizmet kalitesi ve verimliliği esas alınmalı

Hak-İş, kamu istihdamında hizmet kalitesini ve verimliliğini merkeze alacak kanun çalışması yapılmasını öneriyor. Bu bağlamda bir işçi sendikasından “Kamu İstihdamında Hizmet Kalitesinin ve Verimliliğinin Artırılması Hakkında Kanun Çalışması” önerisinde bulunulması takdire şayandır. Hükümet tarafından bu önerinin üzerinde durulması gerektiğini düşünüyoruz.

Bu çerçevede, kısa vadede taşeron işçilerin 4857 sayılı İş Kanunu'na göre kamuda istihdam edilerek hizmet kalitesinin arttırılması ve performansa göre ücret ve esnek çalışma sistemlerinin ön plana çıkarılarak kamuda işçi kadrolarına alınmasının sağlamasını öneriyor. Bu önerilerin kamu personel reformu için önemli bir yapı taşı olacağını düşünüyoruz.

2- İşçi kadrolarının kamuda yaygınlaşması sağlanmalı

Yine Hak-İş, kamu istihdamında sayın Cumhurbaşkanı'nın önerisi doğrultusunda kamu çalışanı kavramını esas alarak orta vadeli istihdam önerisinde bulunuyor. Buna göre, orta vadede, ilk planda kısa vadede gerçekleştirilecek olan kamuya işçi kadrosuna alınan taşeron işçileri gibi 4/c çalışanlarını da aynı istihdam alanı içinde birleştirmeyi öneriyor. İkinci aşamada ise devletin asli ve sürekli görevleri dışında istihdam edilen 4/b'li sözleşmeli personellerin 4857 sayılı Kanun anlamında işçi olarak istihdam edilmesine yönelik kanun çalışmasını öneriyor.

Yukarıdaki planlamalara ilişkin ilgili reform düzenlemelerinin yürürlüğünden sonra da kamuda hizmet alımı ile yeni bir taşeron işçisi ile 657 sayılı Kanun'un 4/b' ya da 4/c maddesine göre personel istihdamı yapılmamasını öneriyor. Bir anlamda asli ve sürekli kamu hizmeti tanımını yapın ve memur kime denilecekse o memur statüsünde olsun diyor.

3- Çözüm, Kamu Personel Reformuna katkıda bulunmalı 

Yapılacak uzun vadeli bir planlama ile Kamu Personel Reformu'nun genel prensiplerine uygun olarak idareyi temsil ve yetki kullanarak çalışan memurlar ile özel personel yasası bulunan memurlar dışındaki kamuda çalışanlara yönelik olmak üzere bir "kamu çalışanı" modeli oluşturulmasını öneriyor.

Daha önceki yazılarımızda da belirtmiş olduğumuz üzere, Kamu Personel Reformu'nun temeli asli ve sürekli hizmet tanımının net bir şekilde yapılması ile asli ve sürekli hizmet ifa etmeyecek personelin memur olmasının önüne geçilmesinden geçmektedir.

Zaman içerisinde devletin asli ve sürekli görevlerini ifa eden devlet memurları ile bu kanuna tabi olarak istihdam edilen ve 4857 sayılı İş Kanunu sisteminin geçerli olacağı işçilerden oluşan iki tür «kamu çalışanı» öneriyor ki bu öneriyi benimsememek mümkün değildir.

Bu yolla kamu çalışanlarının istihdam modelleri sadeleştirilecek ve benzer işi yapanlar arasındaki farklı çalışma şartları ortadan kaldırılarak, kamu çalışanlarının çalışma şartları bakımından birbirine yaklaştırılmasını öneriyor.

4- Bir sendikadan performans ve hizmet kalitesi önerisi 

Hak-İş, hazırlanacak kanun kapsamında kamuda hizmet kalitesinin artırılmasına yönelik olarak ülke çapında ve yapılan hizmetlere göre performans kriterleri belirlenmesini ve hizmet kalitesinin devamlılığının sağlanmasını öneriyor.

Yine, 4857 sayılı Kanun'a bir takım sınırlamalar getirilerek kamu hizmetlerinin kalitesinin artırılması ve sürekliliğinin sağlanması yönünde çalışma yapılması öneriliyor. Yanlış anlaşılmasın bu öneriyi işveren sendikası önermiyor, işçi sendikası öneriyor.

Somut performans kriterleri getirilmek suretiyle, kamu ve özel sektör çalışanları benzer performans gereklerine kavuşturularak aradaki farklılıkların ortadan kaldırılması öneriliyor. Taşeron işçilerin kadroya geçirilmesinde en fazla korkulan şeyin hizmet kalitesi ve performans düşüklüğünün olduğu unutulmamalıdır.

Alışılagelmiş rehavet ve katı güvenceler nedeniyle kamu hizmetlerinin kalitesinin ve veriminin düşmemesi için, İş Kanunu'ndaki katı sınırlamalara bir takım istisnalar getirilmesini, yani belirli süreli iş akitlerinin kolaylaştırılması vb. tedbirlerin alınmasını bu suretle de 657 sayılı Kanun'un katı uygulamalarına da son verilmesi gerektiğini öneriyor. Bu öneri memur sendikalarını kızdırsa da gerçeği görmezden gelmek doğru değildir.

5- Taşeron işçilerin kadroya alınmasında benimsenecek ilkeler 

Başlangıç olarak taşeron işçiler şu anki çalışma şartları ile istihdam edilmesini, bu şekliyle de kamuda istihdamın özel sektöre oranla daha cazip olmasının engelleneceğini düşünüyor.

Yine, aynı gerekçe ile 6772 sayılı Kanun'da değişiklik yapılarak ödenecek ikramiyelerin performansa ve kıdeme bağlanarak özel sektör ve kamu çalışanları arasında dengesizliklerin en aza indirilmesi öneriliyor ki, bize göre önceki hizmet kalitesi ve performans önerisiyle bire bir örtüşüyor.

Taşeron işçilerin kamuda 4857 sayılı Kanun kapsamında istihdam edilmesi gerektiği ve bunun her kesim için en makul yöntem olduğu belirtiliyor.

Bundan böyle kamu kurumları hizmet alım ihaleleri yerine doğrudan istihdam (İŞ-KUR üzerinden) suretiyle hizmetlerini yürüteceklerdir.

Kanunun yürürlüğünden sonra memurlar ve özel personel kanunları bulunan kamu çalışanları hariç, kamuda 4/b, 4/c ve 4/d kapsamında çalışan istihdam edilmeyecek, mevcut çalışanlar zaman içerisinde gönüllülük esasına göre bu kanun kapsamına alınacaklardır. Yarın kaldığımız yerden konuyu izaha devam edeceğiz.

6- Taşeron işçilerin istihdamında izlenecek metodlar

Taşeron işçilerin istihdamında izlenecek metodlar açısından asıl iş ve yardımcı iş ayrımı yapılmaksızın bütün taşeron işçileri halen çalıştıkları kurumlarda 4857 sayılı yasaya göre işçi olarak istihdam edilmesi gerektiği öneriliyor.

Bu bağlamda bütün işçilerin kıdemleri ile beraber şu anki çalışma şartları ve ücretleri ile hizmet sözleşmelerinin devri yoluyla kamuda istihdam edilmeleri gerektiği ifade ediliyor.

7- Hizmet kalitesinin artırılmasında izlenecek metodlar

Kamu hizmetlerinin kalitesinin rehavet nedeniyle düşmesinin engellenmesi ve verimliliğin artırılmasına yönelik olarak;

İş sözleşmeleri en az beş kıdem yılına kadar birer yıllık belirli süreli şekilde yapılacak, ancak iş sözleşmeleri uzatılmayan işçinin de kıdem tazminatı hakkı saklı kalacak. Bu öneri son derece yerinde bir öneri olup, bir işçi sendikasından belirsiz süreli iş sözleşmesi yerine hizmet kalitesi ve performansı esas alan belirli süreli iş sözleşmesini merkeze koyan bir yaklaşım olağanüstü değerde bir öneme sahiptir.

Bütün kamu kurumlarını bağlayacak şekilde her bir iş kolu için performans kriterleri belirlenecek. Örneğin, temizlik işlerinde her bir saatte yerler ıselak olarak silinecek vb. hizmet kalitesini önceleyen kriterler son derece önemlidir.

Her bir kamu kurumunda mevcut hizmet alım sözleşmelerinde bulunan kadro sayılarına benzer norm işçi kadroları ihdas edilerek, kamuda istihdam yığılmalarının önüne geçilecektir. Bu önerilerin Hükümetin elini güçlendirecek altın kurallar olarak görülmesi gerekir.

8- İkramiye hakkından yararlanma şartları performansa göre olmalı

Sendikanın 6772 sayılı Kanun gereğince ödenen ikramiyelerle ilgili de önemli önerileri var. Buna göre, 6772 sayılı Kanun'dan doğrudan yararlanılmayacak, gerekli performans kriterlerini sağlayanlar faydalanacaktır. 6772 sayılı Kanun'a göre hali hazırda çalışan kamu işçisine ödenen ikramiyenin performansa göre ödenmesini işçi sendikasından duymak oldukça ilginç ve takdire şayan.

Maliyetler bakımından (mevcut çalışanların hakları korunmak şartıyla) 6772 sayılı Kanun'dan; 1- Kıdemi 1-5 yıla kadar olanlar 1 aylık, 2- Kıdemi 5- 15 yıla kadar olanlar 2 aylık, 3- Kıdemi 15 yıl yukarısı 3 aylık şeklinde, olacak şekilde yararlanacaklar ve bu süreler toplu iş sözleşmeleriyle uzatılamayacaktır.

Yine yapılan öneride yeterli performansı göstermeyen işçiler en az 3 defa uyarılacaklar ve belirli şartlarda 6772 sayılı Kanun'dan doğan ikramiyelerinde kesinti yapılacak veya iş akitleri uzatılmayacaktır.

9- Toplu iş hukuku önerileri

6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nda değişiklik yapılarak, taşeron işçilerin şu anda hangi iş kollarında örgütlenmişlerse yine aynı iş kolunda çalışmaya devam etmelerinin sağlanması gerektiği öneriliyor.

Bu suretle kamuda yeni istihdam edilen işçilerin halen uygulanmakta olan toplu iş sözleşmelerinden faydalanmak suretiyle maliyet artışının önüne geçileceğini düşünüyor.

6356 sayılı Kanun'un 4'üncü maddesinde sadece kamu kurumlarında uygulanmak üzere asıl işin tabi olduğu iş kolunda örgütlenme zorunluluğu kaldırılarak işçiler fiilen yaptıkları işe göre örgütlenmeleri gerektiğini düşünüyor.

Aynı kuralın mevcut toplu iş sözleşmelerinin sona ermesinden itibaren 657 sayılı Kanun'un 4/d kapsamındaki bütün işçiler için de geçerli olması gerektiğini öneriyor.

Farklı kamu kurumlarının farklı farklı çalışma şartları oluşturmak suretiyle ücretlerde eşitsizliğe yol açmalarının önüne geçmek amacıyla toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde bu kanun kapsamında çalışan işçileri yalnızca tek bir bakanlığın temsil etmesini gerektiğini öneriyor.

10- Taşeron işçileri kamuda işe almanın şartları nasıl olmalı?

Mevcut taşeron işçilerinin kadroya alınmasında 657 sayılı Kanun'un aradığı şartlara benzer şartların taşımasının ve mülakat sonrası işe alımın gerektiği vurgulanıyor. Hatta göreve alınmadan önce güvenlik soruşturması yapılmasının son derece önemli olduğunu belirtmek isteriz.

Daha sonraki işe alımlarda ise; Vasıfsız işlerde, önceden belirlenecek objektif sosyal seçim kriterlerine göre (Yaş, aile yükümlülükleri, aile gelir durumu vb.) işe alım gerçekleşmesini öneriyor. Bunun yanında diğer işlerde ise mevcut uygulamada olduğu gibi KPSS puanlarına göre işe alım yapılması öneriliyor. 

Sonuç olarak, Hak-İş Başkanı ile yapmış olduğumuz görüşme neticesinde taşeron işçilerin kamuya alınmasında izlenmesi gereken en makul yöntemlerin neler olması gerektiğini okuyucularımızla paylaştık. Ümit ederiz ki taşeron işçi sorununun çözümünde küçükte olsa katkı sağlamıştır. Objektif olarak belirtmek gerekir ki bir işçi sendikasından bu tür öneriler almaya alışkın olmadığımız için yaklaşımlara hayret ettiğimi belirtmek isterim. Keşke 6772 sayılı Kanun gereğince kamu işçilerine ödenen ikramiyeyle ilgili objektif öneriyi daha önce duymuş olsaydık. Her şeye rağmen Hak-İş'ten gelen son derece objektif önerilerin hem taşeron işçi sorununun çözümüne hem de Kamu Personel Reformu'na katkı sağlamasını temenni ediyorum. 

Ahmet Ünlü

(Yeni Şafak)
 


Etiketler; #

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.