15 Temmuz Sonrası İhraçlar ve Kitle Psikolojisi

15 Temmuz Sonrası İhraçlar ve Kitle Psikolojisi



KİTLE PSİKOLOJİSİ
“Kitle psikolojisi, kitle eylemlerinde su yüzüne çıkar; bireyi, bir kabilenin, bir ulusun, bir kastın, bir sınıfın, bir kurumun üyesi ya da belli bir zamanda bir araya gelip belli bir amaç için örgütlenmeye gitmiş bir insan kitlesinin parçası gibi ele alır. Kitlenin bir parçası haline gelen, egemenliği altına giren bireyin bilinçli kişiliği kaybolur. Kitle psikolojisinin oluşması, bireysel psikolojinin kaybolmasına, duyguların bireysel olmaktan çıkıp kolektif hale gelmesine yol açar. Aklın ve zekânın öneminin azaldığı, bireyin kitlesel ölçütlere uyum sağlayarak davranışlarında bunları sergilediği bu durumda toplumca benimsenmiş değerlere, inançlara bireysel ve grupsal düzeylerde karşı çıkıldığında toplumsal dışlanmanın gerçekleştiği, şiddetin baş gösterdiği görülür. Bir organizmadaki hücreler nasıl bir araya gelerek tek bir varlık oluşturmuşsa, psikolojik kitle de bir an için birbiriyle kaynaşmış aynı türden öğelerin oluşturduğu geçici bir varlıktır”

Yukarıdaki yazı Freud un kitle psikolojisi kitabından. Bunu neden ele aldığımıza gelecek olursak bu yazının günümüz Türkiye’sinde maalesef bir karşılığı var. İnsanlar algılar, bilinçaltı mesajlar veya direk yanıltıcı söylemler ile psikolojik olarak kitlesel biçimde birleştiriliyor.
Örnek mi? Sıralı gidelim o vakit;

1.15 Temmuz gecesi gerçekleşen haince alçakça bir darbe teşebbüsü.
2.Halk yardımı ile bu darbenin bastırılması.
Buraya kadar sorun yok. Ortada bir darbe ve halka sıkılan kurşunlar var. Buna kalkışanların cezasız kalmaması tabi ki gerekli. Fakat bundan sonra geniş kitlelere varan suçsuz suçlu ayrımı yapılmadan gelecek hukuksuz işlemlerin zemini oluşturuluyor.
3.Öncelikle darbenin arkasındaki örgüt anlatılırken çok sinsi ve gizli vurgusu defalarca yapılıyor.
4.Hemen hemen her meslekten birileri hainlikleri ile haber ediliyor.
5.Sayıları 200 000 i aşkın kişilerin şifreli program kullandığı ve mesajların çözüldüğü haberi dolaşıp duruyor.
6.Diğer taraftan da devamlı detaylı incelenen dosya haberleri güya adına ayıklama denen haberler yapılıyor.
7.Tekrar tekrar 15 Temmuz şehitleri ve o gün insanlara hatırlatılıyor.
8.İkinci Darbe ihtimali vurgusu da sıkça dile getiriliyor.
9.İşte alın size nefret dolu vicdanları bastırılmış kin ile bakan diğer taraftan da başka bir tehlike tekrar eder mi endişesini taşıyan bir kitle hazır.
10.Ardından gelen binlerce gözaltı tutuklama ihraç vs vs…

Düşünün ki yeni doğan bebeği ile gözaltı ardından tutuklama oluyor ve kitleden gelen ses :
Ne yani o zaman her terörist çocuk doğursun oluyor. Aslında hukuken 6 aylığa kadar bebekli kadınlar tutuksuz yargılanmalıdır.
Sorgusuz sualsiz İhraç edilen komşusunun ne kadar düzgün olduğunu bildiği halde vardır bir şeyi diyorlar. Olması gereken yasal üyelikler veya işlemlerden kimse cezalandırılmalı. Masumiyet karinesi aranmalı.
Ve daha neler neler. Aklın bile almadığı hukuksuzluklar peş peşe geliyor. Ülkenin çoğunluğu da kitle psikolojisi ile ya destek veriyor ya sessiz kalıyor ya da korkarak müdahil olmuyor.

Ne demişti yazısında Freud:
Bireyin kitlesel ölçülere bağlı kalıp aklın geri planda kaldığını yazmıştı. Peki, kitlesel ölçüler adaleti sağlar mı? Tabi ki çoğu zaman hayır. Bunların örneği Almanya’da, Irakta mevcuttu. Suriye’de, Kore’de hala mevcut. Arkasına kitleleri alan nice kişiler ne zulümler yaşattılar. Bu yüzden kitlenin görüşü adaletin görüşü olamaz. Hukuk yasa bunun için vardır. Bir cumhuriyeti kabile sisteminden ayırır. Gerçi bazı kabilelerde bile kurallar vardır ya…
Nitekim sonuca gelecek olursak. Sandık ne aklanma yeridir ne suçlanma yeridir. Siz hiç demokrasinin hakim olduğu bir ülkede halk oylaması ile hapis cezasına çarptırılan birini duydunuz mu?
Bir terör örgütü kitle psikolojisi yardımı ile bu denli geniş çaplı, devletin bekası için suçlu suçsuz aynı torbada tedbiri ile bitirilemez. Tam tersine bu terörün elini güçlendirir. Adalet ile çözülür bu sorunlar. Tarafsız bir yargı ile çözülür. Bu şekilde sayıları yüz binleri geçen mağduriyetler devleti zayıflatır, sosyal bir problem doğurur ve bir gün müsebbiplerin eline ayağına dolaşır da bedelini tüm ülke öder.

Bu yüzden kendini hem çoğunluk hem haklı gören kitleye sesleniyorum.
Lütfen bırakın adalet işlesin. Haklarına girdiğiniz masumların hem bu dünyada hem ahirette hesabını ödeyemeyiz.


Kaynak: http://khkliplatformu.com/15-temmuz-sonrasi-kitle-psikolojisi.html

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
anonim - 1 ay önce
mükemmel bir yazı olmuş, kısa ve öz, anlayana...
Avatar
Öğretmendim - 4 hafta önce
1 sene geçti hala şundan dolayı ihraç edildin diyen yok,tamam sendika olduğunu tahmin edebiliyorum ancak suç olmadığı için tebliğ edecek yetkilide yok
Avatar
KIRGINLAR - 3 hafta önce
Bu şekilde sayıları yüz binleri geçen mağduriyetler devleti zayıflatır, sosyal bir problem doğurur ve bir gün müsebbiplerin eline ayağına dolaşır da bedelini tüm ülke öder.
Bu yüzden kendini hem çoğunluk hem haklı gören kitleye sesleniyorum. Lütfen bırakın adalet işlesin. Haklarına girdiğiniz masumların hem bu dünyada hem ahirette hesabını ödeyemeyiz.

Darbe girişiminin olduğu gün sabah saat 5 e kadar esenboğa havaalanında idik. Canımız pahasına darbeye karşı durduk. ama sonrasında KHK ile görevimizden alındık. nedeni söylenmedi tarafımıza ama biz sendika diye tahmin ediyoruz. O gün bugündür adalet için başvuracağım bir yer bulamadık. İdake mahkemesine başvurduk, Anayasa mahkemesina başvurduk ama anlatamadık durumu. KHK komisyonunun açılmasını bekliyoruz 6 aydır bakalım. Sonuna kadarda hakkımızı arayacağız..........