Çok mağdur var!

Milliyet Gazetesi yazarlarından Melih Aşık 'Açık Pencere' adlı köşesinden kamudaki tasfiyeleri değerlendirdi:

Çok mağdur var!



Milliyet Gazetesi yazarlarından Melih Aşık 'Açık Pencere' adlı köşesinden kamudaki tasfiyeleri değerlendirdi:

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu dünkü grup konuşmasında yakınıyor:
- Bir milyonu aşkın mağdur var, ortada sorumlu yok. Din, iman, inanç, itikat, adalet, hukuk nerede? Bu sorumlular nerede? 

15 Temmuz darbe girişiminin ertesinde yoğun gözaltılar, işten çıkarmalar başlayınca bizler yazdık...
FETÖ ile mücadelede elebaşılarını yakalar örgütü dağıtırsanız aşağı katmanlarla uğraşmanıza gerek kalmaz. Onlar kendiliğinden dağılır. Ya da devletin tarafına geçer, dedik. 

Ama ne yapıldı... Bank Asya’da parası var, Aktif Sen’e üye, Zaman gazetesi okudu diye on binlerce kişinin işine son verildi veya gözaltına alındı.
Bu arada kurunun yanında yaş da yandı.

Sonuçta haksızlığa uğrayanların feryatları FETÖ sorununu bastırdı.

Devlet kendi kendini haksız duruma düşürdü. Bundan en çok cemaat mutlu oldu.

Meslekten ihraç edilen bir öğretmen yazıyor:

“Neden ihraç edildiğimi bilmemekteyim. Devlet memuru için verilebilecek en ağır ceza veriliyor fakat suçum tarafıma iletilmiyor. Savunmam alınmıyor. Adil yargılanma hakkım yok sayılıyor. Bir başka kurumda görev almam yasak. Özel sektöre başvurdum ama neden ihraç edildiğimi öğrenince yüz çevirdiler. Diyelim ki falanca sendikaya üye oldum, falanca bankaya para yatırdım. Bu kuruluşlar devlet tarafından denetlenen ve çalışmasına izin verilen kuruluşlar değil miydi?”
OHAL demek hukukun askıya alındığı darbe keyfiliğinin yürürlüğe konulduğu bir düzen olmasa gerek... 

Eylül yöntemi

12 Eylül’de memur tasfiyesi nasıl yapıldı? Bugünkü gibi mi? Hayır...

12 Eylül darbesinden hemen sonra, sıkıyönetim komutanlarına (genel güvenlik, asayiş veya kamu düzeni açısından çalışmaları sakıncalı görülen veya hizmetleri yararlı olmayan) kamu personelinin görevlerine son verilmesi yetkisi getirildi.

Bu düzenlemeler uyarınca, sözü edilen ilk dönemde, (71’i öğretim üyesi, 12’ si mülki idare amiri olmak üzere) 4891 kamu personelinin görevlerine son verildi.
Ancak bu tür tasfiyenin verdiği acı ve zarar görülmüş olmalı ki... Daha farklı ve özgün bir yola gidildi.

Kamu görevlilerinin o tarihlerde 25 yıl olan hizmet süresi 20 yıla düşürüldü, 55 yaşını ve 10 hizmet yılını dolduranlara da emeklilik hakkı getirildi.
Ayrıca kendi isteği ile emekli olanlara ödenecek ikramiyeler de yüzde 25 oranında artırıldı.

Emekli olmak isteyenlere 31.12.1980 tarihine kadar başvuru süresi tanındı. Belirtilen süre içinde emekliliğini talep etmeyen kamu personelinin ise 31.01.1981 tarihine kadar resen emekli edilebileceği bildirildi. Bu şekilde yaklaşık 20.000 kamu görevlisi emekli edildi.

Tasfiye özgün ve uzlaşmacı bir yaklaşımla gerçekleştirildi.

Kamuda kalması zararlı görülen memuru emekli etmek yeterli görüldü.
(...)
yazının devamı için tıklayınız

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
paşa - 2 ay önce
Allahım ! müslümanın şerrinden ve zulmunden sana sığınırım. zira mülüman şeytana rahmet okutturuyor ve çok acımasız.
Misafir Avatar
ccc - 2 ay önce
aynen katiliyorum pasa bey
Misafir Avatar
Mağdur - 2 ay önce
Çok sağolun.teşekkürler.
Avatar
ccc - 2 ay önce
agzina saglik
Avatar
Magdur - 2 ay önce
cok guzel bir yazi olmus duygularimizi dile getirmis katilmamak elde degil keske s
edigi gibi olsaydi keske....
Avatar
M.a. - 2 ay önce
Böyle vicdanlı sesler artar insAllah
Avatar
Selçuk - 2 ay önce
Takdir ile karşılanacak bir yazı olmuş. Allah bize bunu reva görenleri de biliyor. Sabredelim hukuk ile her şey hallolur
Avatar
Ogretmen - 2 ay önce
Teşekkür hocam.umarım duyarlar.
Avatar
suçsuz - 2 ay önce
gazeteci soruyor efendim soruşturmalarda mağdurlar var
başbakan cevap veriyor: en büyük mağdur milletimizdir.

şimdi mağdur kelimesinin anlamı olan suçsuz yere ceza alan ifadesini koyup tekrar okuyalım
efendim suçsuz yere ceza alanlar var
en büyük mağdur yani suçsuz yere cezalandırılan milletimizdir.
Avatar
ccc - 2 ay önce
agzina saglik