Erdoğan ve Davutoğlu Arasındaki Bürokrat Savaşı Üzerine İlginç Bir Analiz

Ankara'daki güç dengeleri üstünden son günlerde Erdoğan ile Davutoğlu arasındaki bürokrat savaşları üstüne ilginç bir analiz;

Erdoğan ve Davutoğlu Arasındaki Bürokrat Savaşı Üzerine İlginç Bir Analiz



 Son dönemde terör olayları nedeniyle belki çok fazla gündeme gelmiyor ama Ankara'da bürokrat atamaları konusunda adı konulmamış bir çekişme var.

"Ülkede tek parti iktidarı var, çekişme de neyin nesi" diyebilirsiniz. İşte mesele tam da bu noktada başlıyor. Hükümet ile Saray arasında uzunca bir süredir bürokrat atamaları konusunda bir çekişme var. Son dönemde bu savaş yavaş yavaş medyaya da yansımaya başladı.

* 1 Kasım'da yüzde 49,5'la AKP tek başına iktidara geldi ama Valiler Kararnamesi hala yok

* Emniyet Müdürleri Kararnamesi hale çıkmadı.

* Davutoğlu'nun yerine Başbakanlığa geleceği konuşulan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım hala Müsteşarsız çalışıyor.

* 1,5 yıldan bu yana Hazine Müstaşarlığına hala Müsteşar atanmadı.

Davutoğlu ile Erdoğan arasındaki bürokrasi savaşını kendi blogunda değerlendiren Kerim Karakaya bu durumu "koalisyon hükümeti yıllarında gibiyiz" diye özetlemiş.

Ve analizine göre bu savaş daha da kızışacak gibi. Zira nisan ayı içinde Merkez Bankası Başkanlığı olmak üzere önemli atamalar olacak.

İşte Ankara'daki güç dengeleri üstünden son günlerde Erdoğan ile Davutoğlu arasındaki bürokrat savaşları üstüne ilginç bir analiz;

Bir süredir Ankara’da başta ekonomi bürokrasisi olmak üzere atamalarda ciddi sıkıntılar yaşandığını yazıyorum.

Son yıllarda artan frekansta atamalar,  el yordamıyla, alelacele alınıyor.

Nedenine geleceğim ama önce hafızamızı tazeleyelim:

2012 yılında yeni sermaye piyasası kanunu görüşmeleri sürerken SPK Başkanı Vedat Akgiray bir anda görevden alındı. Şahidim, onun için de karar büyük sürprizdi.

Bir ay önce aynı şoku İMKB Başkanı Hüseyin Erkan yaşamıştı.

2014’te MASAK Başkanı Mürsel Ali Kaplan görevden alındı. Yerine atanan çiçeği burnunda başkan İbrahim Hakkı Polat ise geçen ay görevden alındı.

Ocak 2016’da TÜİK Başkanı sürpriz bir şekilde emekliliğini isteyerek görevden ayrıldı. Dün ise Takasbank yönetim kurulu üyeliğinden istifa etti.

İbrahim Çanakçı’nın ayrılmasından bu yana geçen 1,5 yılda Hazine’ye müsteşar atanmadı.

Uzun yıllardır Takasbank’ın Başında olan Murat Ulus yine sürpriz bir şekilde dün istifa etti.

Ve bugün….

Daha 1 yıl önce atanan Borsa İstanbul Başkanı ve Genel Müdürü Hazine’nin önergesi ile görevinden alındı. Başkan Talat Ulussever ve eski Başkan yeni Milletvekili İbrahim Turhan’a yakınlığı ile bilinen Tuncay Dinç….(Borsa’da konuştuğum kişiler de büyük bir şaşkınlık var. Kimse kararı beklemiyormuş).

Sahi ne oluyor peki? Tek başına ülkeyi 4 yıl daha yönetecek bir hükümet profili görebiliyor musunuz burada?

Yine bu blog’da daha önce gündeme getirdiğim gibi Ankara’da sanki bir koalisyon hükümeti görev yapıyor. Parti içi çekişmeler ve güç mücadeleleri bürokraside bu sürpriz görev değişimlerine neden oluyor. Hüseyin Erkan ve Vedat Akgiray örneklerine değinmeyeceğim çünkü vakti zamanında epeyce yazılıp çizildi. Ancak onların akıbetini de AKP içi rekabet belirledi.

Son dönemdeki çekişmeler AKP içi iki ekolün çatışmasından kaynaklanıyor. (Bu geçmişte de vardı. Ama son dönemde ortaya çıkan manzara çatışmanın şiddetlendiğini gösteriyor)

Bir tarafta Gül-Babacan-Şimşek-Turhan gibi isimlerin oluşturduğu Batı ile yakın, sermaye piyasalarında ve ekonomide serbestiyete önem veren ekol var.

Diğer tarafta ise Beştepe Danışmanları ile vücut bulan “milli ve bağımsız ekonomi” ekolü…

Bu iki ekolün en sert tartışması faiz politikasında belirginleşiyor. İlk ekol, Merkez Bankası bağımsızlığına ve faizin bir sonuç olduğuna inanıyor. Beştepe ekolü ise “faiz lobisi” sloganı ile yüksek faizin ne suretle olursa olsun indirilmesini istiyor.

Deneyimli gazeteci Murat Yetkin, atamalarda ortaya çıkan manzarayı 29 Şubat’taki yazısında bakın nasıl tarif ediyordu:

“Belki çok yansımıyor medyaya siyasetin sıcaklığı nedeniyle ama, Ankara’da bir bürokratik atamalar sorunu yaşanıyor gibi.

Buna benzer bir durumu en son DSP-MHP-ANAP koalisyonu döneminde görmüştü tecrübeli gazeteciler.

Valiler kararnamesinden tutun da, bazı bakanlıkların müsteşarlıklarına, genel müdürlüklerine, Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek tarafından söz verilen süre geçtiği halde hala vekaleten yönetilen Hazine’ye ve asıl tartışmanın yakında yaşanacağı Merkez Bankası başkanlığı ve para kurulu üyeliklerine dek…”

Evet kesinlikle koalisyon hükümeti yıllarında gibiyiz. Hatta kavgalar bile medya üzerinden yapılıyor.

İç çekişmelerde Beştepe ekolünü temsil eden  Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yiğit Bulut yazılarında Borsa’daki değişimin sinyallerini veriyordu.

Kısacası, AKP içi ekollerin çatışması, özellikle Ali Babacan’ın pasif göreve alınması, İbrahim Turhan’ın bakanlık alamaması  sonrasında bürokrasi yeniden şekillendiriliyor.

Peki can alıcı sorunun cevabını size bırakayım: Bu ay Merkez Bankası başkanı ve PPK üyeleri değişecek. Yeni yapı nasıl şekillenecek dersiniz?


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
HE HE - 9 ay önce
he he aynen. it ürür kervan yürür. yazık sana.