İstanbul Erkek Lisesi protestonun altında aslında ne var?

İstanbul Erkek Lisesi protestonun altında aslında ne var

İstanbul Erkek Lisesi protestonun altında aslında ne var?



MEB dershaneler yasasına eklediği bir madde ile Proje okulu kavramını literatüre sokmuştur.

Kanuni tanımı şöyle:

652 sayılı KHK: "MADDE 37 - ... (9) (Ek: 1/3/2014-6528/22 md.) Yurt içi veya yurt dışında, yerli veya yabancı kurum ve kuruluşlarla veya başka ülkelerle işbirliği anlaşması çerçevesinde kurulan ve ulusal veya uluslararası proje yürüten okul ve kurumlar, Bakan onayı ile proje okulu olarak seçilen ve belirli eğitim reformu ve programları uygulanan okul ve kurumlar ile Bakan onayıyla doğrudan Bakanlık merkez teşkilatına bağlanan kurumlara yapılacak öğretmen atamaları ve yönetici görevlendirmeleri Bakan tarafından yapılır."

Bu maddenin anlamı şudur: bakan istediği okulu proje okulu ilan edecek ve bu okullara öğretmen ve yöneticiler bakanlıkça atanabilecek. Peki kıstas ne olacak? Kıstas torpil olacak, vakıf, dernek, sendika ilişkisi olacak.

Bu projede asıl amaç tüm okullara bir şekilde hakim olanlar ülkenin köklü kurumlarına da hakim olacaklar. İstanbul Erkek, Kabataş, Vefa, Hüseyin Avni Sözen… gibi köklü ve başarılı okullara hakim olmak çok kolay değil. Çünkü bir çoğunun mezunlar derneği ve vakıfları çok hakimler okula… Kaldı ki İstanbul Erkek Lisesi Alman hükümeti ile ortaklığı olan bir okul.

Buralarda her cemaatin, derneğin, vakfın, partinin ya da sendikanın istediği gibi at koşturması çok da kolay değil. Bu nedenle bulunan Proje okulu formülü ile yavaş yavaş okul ele geçirilmeye çalışılıyor. Bu işler tabii ki yavaş yavaş, zaman yayılarak ve kamuoyu tepkisi ölçülerek yapılıyor.

Keza öyle de oldu ve İstanbul Erkek Lisesinde öğrenciler törende konuşan okul müdürüne sırtlarını döndüler. İşte kariyer, liyakat olmazsa olacağı budur.

3 YIL MÜDÜR ATANMADI

Bu okula 3 yıl müdür atanmadı. Çünkü mevzuata göre atama yapılsa istediklerini atayamayacaklar. Bugün İstanbul Erkek Lisesinde de Kabataş Erkek Lisesinde de azınlık okullarında birkaç ay yöneticilik yapmış müdürler var. Evet sadece birkaç ay. Bugün en ücra yerdeki okula bile müdür olmak için en az 3 yıl yöneticilik yapmış olmak gerekiyor.

Nasıl mı oluyor? Tabii ki bakan onayı ile. Peki bakan (atayan bakan Nabi AVCI) nereden tanıyor? Hiç tanımıyor. Emir geliyor, isim geliyor imza atılıyor.

Daha önce de bir çok kez gündeme getirdik. MEB artık bakanlık tarafından değil, dernekler, vakıflar tarafından yönetiliyor diye. Hatta yeni çıkarılacak Maarif Vakfı yasası ile daha da rahatlayacaklar.

SADECE MÜDÜRLER DEĞİL ÖĞRETMENLERİ DE ATTILAR

Bu noktada bize gelen bilgileri paylaşalım. Örneğin İstanbul Erkek Lisesi ve Kabataş Erkek Lisesinin 3 yıl boş kalan müdürlük koltuğu proje okulu adı altında İlim yayma cemiyetinin kontenjanına ayrılmış. İşte onlar okulda cirit atmaya başlayınca öğrenciler tepki göstermişler.

Hüseyin Avni Sözen Anadolu Lisesi ile Çapa Fen Lisesi ise sarayın çocukları kontenjanından. Çapa Fen Lisesinde okul müdürünün Bilal Erdoğan okulumuzu ziyaret edecektir diye okulda duyuru yapması boşuna değildir her halde.

Sadece müdür değiştirmekle iş bitmediği için öğretmenlerin de değiştirilmesi mümkün Proje okulunda. İlk örnek Hüseyin Avni Sözen Anadolu Lisesinde yaşandı. Onlarca öğretmene kapı gösterildi. Yenileri atandı. Sanki o okulun başarısında yeni gelenler pay sahibi imiş gibi. Amaç başarı ya da öğrenci olmayınca…

Mahkemeye başvurdu görevden alınan öğretmenler ve davayı kazandıkları halde dansözler gibi kıvırdılar göreve başlatmamak için. Bu cesareti her halde bizden almıyordur okul müdürü…

Sadece okul müdürleri değil İlçe Müdürleri de aynı bağlantılarla belirleniyor. Mesela Güngören İlçe Milli Eğitim Müdürü İlim yayma dan… Yapılan işbirliklerine bakın zaten anlarsınız. Sarıyer İHH….

Ya da düne kadar kol kola gezip, dön artık dedikleri, şimdi terör örgütü ilan ettikleri, FETÖ diye andıkları kişilere methiyeler düzenler eğitimde Çankaya’nın tepesine oturtulmadı mı?

Yani proje okulu bahane kadrolaşmak, okulları ele geçirmek, okulları yok etmek şahane…

ASIL MESELELERİ ÖZEL OKULA TEŞVİK

Daha kolay bir yol bulunamaz bu köklü okulların köklerine asit dökmek için…

Ve eğitimde özelleştirmeyi teşvik etmek için.

Devlet okullarının içini,

-    Müfredat,

-    Kadro,

-    Okul kültürü,

-    Başarı

-    …

Yönünden boşaltırsanız, sağlıksız eğitim ortamı yaratırsanız özel okulların cazibesi artar. Böylece “zorla kimseyi yollamıyoruz” denilip özel okul kapısı gösterilir.

Dershanelerin kaldırılması süreci bile bir çok başarılı okula darbe vurdu sınıflar boşaldı.

Amacımız tabii ki dershaneleri savunmak değil…

Yüzlerce okulda proje okulu bahanesiyle atamalar yapıldı, yönetici ve öğretmen olarak ve köklü olmayanlar zaten gözden çıkarılmışken köklü okullara da el atılmış oldu.

İmkan olsa bu okulların adlarını hatta türlerini değiştirmekle başlayacaklardı işe ama buna cesaretleri maalesef yok. Aman dikkat bu sadece şimdilik böyle…

Eğitim İş İstanbul 1 Nolu Şube Sekreteri  Maksut Balmuk

Odatv.com


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.