MEB yönetici görevlendirmelerinde sorun çıkaran madde

MEB'den Yönetici Görevlendirme Manzaraları

MEB yönetici görevlendirmelerinde sorun çıkaran madde



MEB'de yönetici görevlendirme takvimi yayımlandı ve süreç başladı. İlk etapta müdürlük için başvurular alındı ve sözlü sınava girecek adayların tespiti için Ek-1 puan hesaplamaları yapıldı. İtirazlar değerlendirilecek, sözlü sınavlar yapılacak ve sonra kurum tercihi alınıp görevlendirmeler gerçekleştirilecek.

Görevlendirmeler puan üstünlüğüne göre yapılacak.

Görevlendirmeye esas Puanlar hesaplanırken;

Ek-1 puanının yarısı

Sözlü Sınav puanının yarısı

Ek olarak alınacak (aynı kurumda süre uzatımı ya da görevlendirileceği kuruma

göre branş puanları)

Toplanarak bulunacak.

Üç Katı Hesabı ve Sorunlar:

Sözlü sınava boş kadronun üç katı aday çağrılması;

"Sözlü sınav

MADDE 20 - (1) Değerlendirme sonucunda oluşan puan sıralamasına

göre en yüksek puan alandan başlamak üzere, eğitim kurumlarının boş bulunan

müdürlük sayısının üç katı aday sözlü sınava çağrılır. "

Yönetmelik maddesinde var.

Yönetmeliğin 6. Maddesi ise şöyle:

"Müdür olarak görevlendirileceklerde aranacak özel şartlar

MADDE 6 - (1) Müdür olarak görevlendirileceklerin aşağıdaki

şartlardan en az birini taşımaları gerekir:

a) Müdür olarak görev yapmış olmak.

b) Müdür başyardımcısı olarak en az iki yıl görev yapmış olmak.

c) Kurucu müdür, müdür yardımcısı ve müdür yetkili öğretmen olarak ayrı ayrı

veya müdür başyardımcılığı dahil toplam en az üç yıl görev yapmış olmak.

ç) Bakanlığın şube müdürü veya daha üst unvanlı kadrolarında görev yapmış olmak.

"(2) (Ek:RG-27/1/2016-29606) Müdür olarak görevlendirilmek üzere başvuruda

bulunan yeterli sayıda aday bulunamaması halinde, bu maddenin birinci fıkrasında

aranan hizmet süreleri ihtiyaç karşılanana kadar birer yıl düşürülür."

Tırnak içinde yazdığımız (2) madde görüldüğü üzere 27/01/2016 tarihinde yönetmeliğe eklendi ve "Müdür olarak görevlendirilmek üzere başvuruda bulunan yeterli sayıda aday bulunamaması halinde"

İbaresinde sorunlar yaşanıyor.

MEB; başvurular alındıktan sonra bazı illerde 3 katı aday bulunamayınca bu maddeyi devreye soktu. Süre kısaltılarak(yani müdürlük için 2 yıl baş yardımcılık değil de 1 yıl arandı, ya da 3 yıl müdür yardımcılığı değil de 2 yıl arandı.) ek başvurular alındı.

MEB yönetmelikte geçen "Müdür olarak görevlendirilmek üzere başvuruda bulunan yeterli sayıda aday"

İbaresini 3 katı aday için uyguladı. Oysa ki yönetmelikteki maddeye göre boş kadro sayısı kadar aday bulunması yeterli olmalıydı ya da madde açıkça yazılmalıydı.

Sorunu örneklerle ele alalım:

A ilinde 200 boş müdürlük kadrosu var. 700 kişi başvurdu ise bunlardan 600 ü sözlü sınava çağrılacaktı.

Oysa ki 590 başvuru olduğu için 6. madde işletildi ve süre kısaltılarak yeniden başvuru alındı. Oysa ki müdürlük kadrolarını dolduracak kadar aday vardı yani 200 kadroya 590 aday vardı. MEB böyle bir tasarruf kullandı ve uygulamada sorunlar yaşanıyor, yaşanacak:

1- İkinci başvuru alındıktan sonra bu kez şartları tam taşıyan 20 kişi ile bir yıl süresi azaltılan 50 kişi başvurdu. Yani süresi tam olanlara da başvuru hakkı verildi.

Durum böyle olunca süresi kısaltılanlar(50 kişi) listeden çıkarıldı. Süresi (şartları) tam olanlar listelendi ve 590+20=610 başvuru alınmış oldu. Sözlüye çağrılacak 600 kişi olduğuna göre 10 kişi sözlüye çağrılmayacak. Bu durumda ilk başvuruda 590 kişi arasında olan kişi bu kez 601. Sıraya düştü ve sözlü hakkını kaybetti.

2- B ilinde de sayılar aynı oldu. Fakat B ilinde ikinci başvuruda süresi tam olan hiç kimse başvurmadı süresi 1 yıl eksik olan 50 kişi başvurdu.

Aday sayısı 590+50=640 oldu.

40 kişi elenmesi gerekiyordu.

- Bazı illerde 40 kişi elenirken şartları tam olanlara (590) ilaveten süresi 1 yıl eksik olan en yüksek puanlı 10 kişi eklendi. (eleme sadece süresi eksiklere uygulandı)

- Bazı illerde ise ilk başvuran 590 kişi ile süresi 1 yıl eksik olan 50 kişinin puanları listelendi ve en yüksek puanlı 600 kişi listelendi. Böylece ilk başvuruda hak elde eden bazı kişiler liste dışında kaldı.

Tüm bunların sebebi MEB'in yönetmelikte geçen "Müdür olarak görevlendirilmek üzere başvuruda bulunan yeterli sayıda aday" maddesindeki yeterli sayıda ibaresini yanlış yorumlamasından kaynaklanmaktadır. Boş kadro sayısı kadar aday varsa 3 katını aramaya gerek kalmamalıydı.

MEB kendini haklı görüyorsa aşağıdaki açıklamalarımızı da hukuken açıklayabilmelidir;

Peki süreleri sonuna kadar azalttık ve yine de 3 katı aday bulamadık o zaman ne olacak? Bu sorunun cevabı yönetmelikte yok. Eğer boş kadro sayısı yakalanmışsa (ki bir çok ilde kat be kat yakalanmıştır.) 3 katı hesabına girilmemeliydi.

Kaldı ki Sözlü sınavda baraj da yok. Yani kişi sıfır puan alsa da görevlendirilebilir. Örneğin bir ilde 5 ana okulu açık ise ve ana okuluna görevlendirilecek kişilerden başvuran sayısı 5 ise bu adayların tamamı sözlü sınavdan sıfır puan alsalar da müdür olacaklar.

Daha önceki mevzuatlarda örneğin 70 barajını geçenler başarılı sayılıyorlardı. 3 katı uygulamasının bir gerekçesi de bu idi. Bazı adaylar 70 alamayıp elenirse kurumlar boş kalmasın diye 3 katı uygulanmaktaydı.

Sorunlar bununla da sınırlı değil.

Sözlü sınav sonrası görevlendirme yapılırken görülecek ki;

- Şartları tutmayan ( 1 yıl eksik halde başvurusu alınan) kişi müdür olacak, şartları tutan kişi müdür olamayacak. Bu konu yargılık olacak ve yine yeniden kaos yaratılacak. (gerçi dava kazanılsa da uygulayan kim? Ya da bir kıvırma yolu bulurlar.)

- Listelerde ilk sıralarda yer alan (yani kıdemi, eğitim durumu, ödülü, yöneticilik hizmeti... fazla olanlar) sözlü sınavda düşük puanlar verilerek müdür olamayacaklar, listede son sıralarda olanlar müdür olacaklar.

- 4 yıldır çalıştığı okulda müdürlüğe devam etmek isteyene yönetmelikte pozitif ayrımcılık yapıldığı ve ilaveten 8 puan verileceği halde müdürlüğe devam etmesini istemeyen güçler sözlü sınavda devreye girecekler ve çelme takacaklar.

-

Kısa ve net olarak diyoruz ki; şartları tutmaya adayın sözlü sınava çağrılması ya da görevlendirilmesi ancak ve ancak;

- şartları tutmayan aday bulunmaması,

- ya da şartları tutan adaylarla kadroların doldurulamaması

halinde mümkündür.

Bir de dava kazananlar var:

Evet onlarla ilgili illerin farklı uygulamalarını memurlar.net olarak bir ay

önce ele almıştık. http://www.memurlar.net/haber/576389/

Bu müdürler ile yetkililer arasında şu konuşmalar geçiyor:

Müdür: Madem öyle biz de bu sözlü sınavlara girelim.

MEB: yok olmaz. Ben sizi mahkeme kararı çıkınca sözlüye aldım. Puanın belli şimdi bunları da sözlüye alayım onlarla birlikte aynı havuzda değerlendireceğim.

Müdür: Sözlüye aldın tamam da sözlüde baraj yok öyle ise başarılı oldum. Bu adaylar hiç ortada yokken bana neden müdürlük vermiyorsun?

MEB: Olmaz onlarla beraber değerlendireceğim.

Müdür: Sözlü puanım var, diğer puanlarım da var kapı gibi mahkeme kararı da var bu hukuksuzluk değil mi? Aylar önce yaptığın sözlü ile beni bekletiyor ve mahkeme kararını uygulamış gibi görünüyorsunuz bu da hukuka aykırı.

MEB: Yapacak bir şey yok

Müdür: Tamam ola ki kabul edelim. Sizin yaptığınız sözlüden 100 puan alırsam/almışsam (listenin en üstünde olursam) beni görevden aldığınız okula geri verecek misiniz? Ben orada sürem uzatılmadı diye dava açtım. Oraya verecek misiniz?

MEB: Yok orasını doldurduk.

Müdür: Bu nasıl adalet. Yargı kararının anlamına uygun olarak; o işlem hiç yapılmamış gibi pozisyon yaratmak gerekmez mi?

MEB: Git dava aç...

Evet temsili olarak aynen böyle işliyor sistem. Son söz git dava aç oluyor.

MEB artık yöntem değiştirsin. Ali-Cengiz oyunları bırakılsın da kariyer liyakat esaslı yöntemler geliştirilsin. Süre uzatımı için bile insanları 4 yıl sonra sözlü sınava almanızın mantığı nedir? Biz söyleyelim mantık kişiyi elemek için kılıf uydurmaktır.

Aksi düşünülse uzatmalarda kişinin 4 yılını değerlendiren bir sistem geliştirilirdi. Örneğin 4 yıl beraber çalıştığı insanlara sorulur (daha önce yaptığınız gibi değil...), 4 yıllık performansı ölçülürdü. Sözlü sınav komisyonundaki kişiler nereden tanıyacak aynı kurumda çalışmaya devam etmek isteyen kişiyi.

Aslında herkes neler olduğunu, sözlü sınavın mantığını ve uygulamada yaşananları çok iyi biliyor ama işine gelen haksızlık karşısında dilsiz şeytan olup, menfaat yolunda yürüyüp susuyor, haksızlığa uğrayan konuşsa da sesini duyan yok...

Biz yine de teknik sorunları ele alıp uyaralım da belki bir duyan olur, insafa gelir de hataları minimize ederler diye yazmaya devam ediyoruz.

Maksut BALMUK


Etiketler; #

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.