TEOG Aileleri Lütfen Dikkat

Eğitim Uzmanı Bekir Karabulut sitemize özel yazısında TEOG sınavı öncesi ailelere önemli uyarılarda bulundu.

TEOG Aileleri Lütfen Dikkat



Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sınavı (TEOG) 25-26 Kasımda yapılacak. Öğrenciler Türkçe, Fen Bilgisi, Sosyal Bilgiler, İngilizce, Matematik ve Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinden yirmişer soru olmak üzere toplam 120 soru için ter dökecekler.

Her ne kadar Bakanlık yetkilileri tarafından bunun sadece normal yazılı yoklama olduğu yönünde açıklamalar yapılıyorsa da merkezi yapılması, olağan dışı tedbirler alınması gibi sebeplerden dolayı öğrencilerde bir sınav stresi oluşturması kaçınılmaz oluyor.

TEOG neticede eğitim programlarından hazırlanan sorularla uygulanıyor. Dersi derste dinleyen ve kendisine verilen ödevleri günü gününe ama anlayıp özümseyerek yapan bir öğrenci bu sınavlarda kesinlikle başarılı olacaktır. Bununla birlikte her öğrencinin kavrama noktası veya algılama düzeyi farklılık gösterebilir. TEOG’da çıkacak olan soruların bir kısmı bilgi düzeyinde olurken bir kısmı da anlama, kavrama, analiz ve sentez gibi üst bilişsel düzeyde olabilir. Her dersten birkaç soru belki de genel sıralamayı şekillendirecektir.

Ailelerin çocuklarının başarılarını değerlendirirken her çocuğun kendi zihinsel iklimini göz önünde bulundurmaları ve diğer çocuklarla asla karşılaştırma yapmamaları çok önemlidir. Unutulmamalıdır ki her bireyin başarılı olabileceği ve kendini gerçekleştirebileceği bir alan mutlaka vardır. Bir bireyin başarısını salt akademik kıstaslara göre değerlendirmek pedagojik olarak mühim bir hata olur.

Girdiğim bir ortamda başarılı ve 11. Sınıf öğrencisi bir gencimize bir arkadaşım sordu:

-Matematik sınavından kaç aldın?

Öğrenci, buruk bir şekilde cevap verdi:

-92 aldım hocam ama…

Arkadaşım neden mutsuz olduğunu, 92’nin çok iyi bir not olduğunu söylemesi üzerine öğrenci annesinin mutsuz olduğunu ve daha yüksek almadığı için kendisine kızdığını söyledi.

Yukarıdaki diyalogda görüldüğü gibi kimi zaman ailelerin öğrencilerin eğitim hayatlarına aşırı müdahaleleri olumsuz neticeler verebiliyor. İşin aslı, eğitim hakkında ciddi bir malumatı olmadan sırf alt komşunun çocuğunun puanıyla kendi çocuğunun puanını karşılaştırarak çocuğunun eğitim durumunu takip ettiğini zanneden ebeveyn sığlığından bahsediyorum. Biraz mizahla karışık o anneye sormazlar mı sen hayatında matematikten hiç 92 aldın mı? diye

Peki, çocuğunun eğitimine katkı sağlamak anlamında iyi bir ebeveynin özellikleri nelerdir? Bu son derece basittir. Çocuğunun düzeyini yaklaşık olarak bilecek, çocuğuyla nitelikli zaman geçirecek, belirli aralıklarla çocuğunun okuluna gidecek, çocuğunun düzenli ve verimli ders çalışıp çalışmadığını biraz gizlenerek takip edecek, çocuğa huzurlu ve neşeli bir ev ortamı sunacak ve çocuğunun fiziksel ihtiyaçlarını yeterli şekilde karşılayacak.

Bu yıl yapılacak olan TEOG sınavının bir başka önemli yönü de dershane tartışmasının sonrasındaki ilk yılda yapılıyor olması. Okul kursları il ve ilçe merkezlerinde yavaş yavaş düzene giriyor ancak köylerdeki ortaokulların öğrencilerine yeteri kadar fırsat eşitliği sağlandı mı sorusu önemli. Bu yıl ilk defa eş durumu için valiliklerce tedbir alınması ve geçici görevlendirme yapılması resmi yazıya bağlandı. Böylece binlerce öğretmen köy ve kasabaları bırakıp merkezlere geldi. Dolayısıyla merkeze uzak okulların birçoğunda kadrolu öğretmen çok azaldı ve yerlerine ücretli öğretmen görevlendirmesi yapıldı. Bu geçmişte de böyleydi denilebilir ve kısmen doğrudur da. Ancak bir problemin geçmişte de olması o problemi önemsizleştiremez. Her öğrencinin kadrolu ve alanında uzman öğretmenlerden ders alma hakkı vardır ve yapılacak atamalarla bu sorun bir an evvel çözülmelidir.

Öğrencilere diyecek bir şeyim yok. Minik yürekleri heyecandan çarpıyor. Sokakta yanakları kızararak oyun oynamaları gereken yaşlarında onları içerilere tıkıp başlarından testleri aktararak onlara yeteri kadar zulüm yapıyoruz zaten.

Benim son sözüm yine ailelere. Çocuklarınıza aşırı motivasyon yüklemeyin. Unutmayın ki motivasyon da bir nevi ilaçtır ve her ilaç gibi onun da yan etkisi vardır. Aşırı motivasyonun kötü sonucu kaygıdır. Kaygı da başarının önünde engeldir. En başta siz kabul edin ki akademik başarı hayattaki tek gerçek değildir. Fen ya da Anadolu liselerine giremeyen öğrenciler için mesleki ve teknik liseler vardır. Çocuğunuzun ne meslek seçeceği kuşkusuz önemlidir, ancak daha önemlisi; kendisiyle barışık, dürüst, fedakar, ailesini ve milletini seven, erdemli, ahlaklı ve faydalı bir insan olmasıdır.

Bekir KARABULUT
Eğitim Uzmanı

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.