Hukuk, En Çok Sendikalara Lazım!

Hukuk, En Çok Sendikalara Lazım!

Hukuk, En Çok Sendikalara Lazım!



Aktif Sen üyesi öğretmenlerin KHK ile meslekten ihraç edilmelerinin üzerinden 2 ay, çoğunluğu Eğitim Sen üyesi 11 285 öğretmenin 29 Aralık 2015 eylemi nedeniyle açığa alınmalarının üzerindense yaklaşık 20 gün geçti.

Bu süreçte Eğitim Sen’in her düzeyde, diğer sendikaların ise konuyla ilgili basın açıklaması düzeyinde bile olsa sahip çıkan ve müdahil olan açıklamalar yapması hukuka ve hukukun üstünlüğüne olan inancın pekişmesi anlamında umut vericidir.

Gelinen aşamada CHP’nin genel başkan düzeyinde bu hukuksuzluklara karşı koymaya, hukukun üstünlüğü çerçevesinde konuyu gündemde tutmaya ve ana muhalefet partisi olmanın kendisine verdiği hukuksal hak arama yollarına başvurmaya başlamasıyla, kamuoyunda da hukukun üstünlüğü ilkesinin yer bulmaya başladığını görüyoruz.

CHP’nin bu tutumu çok önemlidir ve olağanüstü hal uygulamasının hukukun sınırları içinde kalmasının sağlanması açısından hayati değere sahiptir. CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun son olarak il başkanları toplantısında verdiği mesaj da yaşanan hukuksuzlukların önlenmesi ve mağduriyetlerin takip edilmesi anlamında çok açık ve nettir.

Şimdi sendikaların yaptıkları açıklamalara kısaca bakalım;

Eğitim Sen şu açıklamayı; “15 Temmuz darbe girişimi sonrasında kamuda başlatılan ve darbecilere yönelik olduğu iddia edilen soruşturmalarla kitlesel açığa almalar yaşanmıştır. Eğitim Sen, kamuda yürütülen darbe soruşturmalarında açığa alınanların, hangi siyasi görüşten olduğuna, hangi sendikaya üye olup olmadığına bakılmaksızın, mutlaka hukuk kuralları içinde ve büyük bir titizlikle yapılmasını, tek bir kişinin bile mağdur edilmemesi gerektiğini vurgulamıştır.[i]

Türk Eğitim Sen şu açıklamayı; “Darbe girişimi sonrasında Hükümetin, bir infialle olayları sağlıklı değerlendirememesi sonucunda, olması gerekenden daha sert ve radikal adımlar atmasını ilk başta anlayabiliriz. Hükümetin bu tedbirleri dikkatle, hukuk ölçülerini terk etmeden, insan hakları temelinde yapmasını uygun buluyoruz. Türkiye Kamu-Sen olarak soruşturmaların böyle yapılması gerektiğini her yerde ifade ettik.”[ii]

Eğitim Bir Sen şu açıklamayı; “Açığa alınan öğretmenlerin soruşturma ve ayıklanma sürecinde adalet ilkelerinden kat’i surette vazgeçilmemeli; bir tek teröristin dahi öğretmen hüviyetini taşımasına müsaade edilmemeli ve bir tek eğitimcinin dahi haksız yere terörist muamelesi görmesine asla göz yumulmamalıdır.”[iii]

Eğitim İş de şu açıklamayı yapmıştır; “Kurulduğu günden bu yana Atatürk İlke ve Devrimlerini ulusun bölünmez bütünlüğünü savunan Eğitim-İş her türlü teröre karşıdır. Elbette teröristten öğretmen olmaz. Terör örgütüyle kimin ilişkisi varsa açığa alınıp görevden uzaklaştırılmalıdır. Ancak bu hukukun evrensel kuralları çerçevesinde yürütülecek soruşturmalar ve somut deliller üzerinden yapılmalıdır. Hiçbir soruşturma yapılmadan binlerce öğretmenin mesleğinin terör örgütü bahanesiyle elinden alınması kabul edilemez.”[iv]

Açıklamalarda dikkati çeken husus, olağanüstü dönem bile olsa hukuktan, adaletten, insan haklarından ve hukukun üstünlüğünden asla vazgeçilmemesi gerektiğidir. Bu husus çok önemli ve anlamlıdır. Özellikle bir çok darbe yaşamış ve darbe sonraları haksızlıklara ve hak kaybına uğramış binlerce mağdurun yaşadığı ülkemizde, bu hak kayıplarının yıllar sonra yüksek yargı organları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından muhataplarına iade edileceği gerçeği gözden kaçırılmamalıdır.

Darbeyi ve olağanüstü hal yasasını fırsat bilerek, hukukun dışına çıkıp, 657 sayılı DMK, 5237 sayılı TCK ve memurların özel kanun ve yönetmeliklerinde yer almayan, somut delillere dayanmayan soyut suç tanımlarıyla insanları mesleklerinden edip cezalandırmak, ne insan haklarıyla, ne adaletle, ne hukukla, ne de hukukun üstünlüğü ilkesiyle bağdaşır.

Hukuk her kesime olduğu gibi sendikalara da lazımdır. Her dönem iktidarlar kendi suç tanımını yapmamalı evrensel hukuk kurallarına sadık kalmalıdır. Unutulmasın ki geçmişte başörtüsünün ve dini ibadetlerin memuriyetten çıkarılma nedeni olduğu günlerde mücadele edenler, yanıbaşında hem hukuki hem de manevi anlamda demokrasi mücadelesi verenleri bulmuşlardı. Yarın, başka bir hükümetin yeni suç tanımları yapmayacağı bilinebilir mi?

Bu nedenlerle başta eğitim sendikaları olmak üzere toplumdaki bütün kesimler hukuka ve hukukun üstünlüğüne sahip çıkmalıdır.

[i] Kamuda Gerçekleştirilen İhraçlar Hukuki Değil, Siyasi Gerekçelerle Yapılmıştır! http://egitimsen.org.tr/kamuda-gerceklestirilen-ihraclar-hukuki-degil-siyasi-gerekcelerle-yapilmistir/ Erişim Tarihi: 25.09.2016

[ii] KONCUK: BUNDAN SONRA SENDİKAL VE SİYASİ AYRIMCILIK YAPAN ALÇAK OĞLU ALÇAKTIR! http://www.turkegitimsen.org.tr/icerik_goster.php?Id=11125 Erişim Tarihi: 25.09.2016

[iii] Öğretmen terörist, terörist de öğretmen olamaz http://www.egitimbirsen.org.tr/ebs/basin-aciklamalari Erişim Tarihi: 25.09.2016

 

[iv] 15 TEMMUZ DARBE SÜRECİ MUHALİFLERİ TASFİYE ARACI OLARAK KULLANILMAMALIDIR http://www.egitimis.org.tr/haber-arsiv/15-temmuz-darbe-srec-muhalfler-tasfye-araci-olarak-kullanilmamalidir#.V-jOGoiLTIU Erişim Tarihi: 25.09.2016

https://adamarblog.wordpress.com/2016/09/26/hukuk-en-cok-sendikalara-lazim/


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.