İhraç edilen devlet memurları kime itiraz etmeli?

15 Temmuz darbe girişiminden sonra kamudan haksız yere ihraç edilenlerin memuriyete geri dönmeleri için yol açılabileceğinin mesajını verdi. Peki ihraç edilen memurlar, hakim-savcılar, asker ve polisler görevlerine geri dönmek için nereye başvurmalılar?

İhraç edilen devlet memurları kime itiraz etmeli?



Personelmebhaber.NET yorumu: Memurlar.net haberinde "KHK ekli ihraç listelerinde adı bulunanların kamuya dönmek için idare mahkemesine ya da Danıştay'a başvurmalarının da önü kapalı." ifadesi geçiyor ki bu haberi yaparken kime danıştılar bilemiyorum ama bilgi tamamen yanlış. OHAL de olsa her konuda dava açma hakkı vardır. KHK'ye göre sadece mahkemeler "yürütmeyi durdurma" kararı veremezler ki o bile tartışma konusu

23 Temmuz 2016 tatih ve 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname

Yürürlüğün durdurulması

MADDE 10 – (1) Bu Kanun Hükmünde Kararname kapsamında alınan kararlar ve yapılan işlemler nedeniyle açılan davalarda yürütmenin durdurulmasına karar verilemez.


İşte memurlar.netin haberi:

KHK EKLİ LİSTEYLE İHRAÇ EDİLENLER

KHK'lara yargı yolu kapalı olduğundan, KHK ekli ihraç listelerinde adı bulunanların kamuya dönmek için idare mahkemesine ya da Danıştay'a başvurmalarının da önü kapalı. KHK ekli liste ile ihraç edilenlerin doğrudan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurmaları gerekiyor. Ancak AİHM'in "iç hukuk yollarının tüketilip tüketilmediğine" bakma ihtimali gözönüne alınarak, şeklen İdare Mahkemesine (ya da hakim-savcılar için Danıştay'a) başvuru yapma olasılığı da düşünülmeli. Bu başvurunun yapılması "nafile" olarak görülebilir. Ancak İdare Mahkemesi ya da Danıştay'dan alınacak "red" kararı, AİHM başvuru sürecini kolaylaştırıp, AİHM'in "iç hukuk yolları tüketilmedi" kararı almasının önünü kesebilir.

Eğer başvuru doğrudan AİHM'e yapılır ve AİHM "önce iç hukuk yolları denenmeli" kararı verirse, bu kez KHK ekli listeyle ihraç edilen kamu görevlisi İdare Mahkemesi ya da Danıtay'a başvuru süresini kaçırdığı için, AİHM yolu da kapanabilir. Bu nedenle, önce "nafile" bile olsa, Danıştay ya da İdare Mahkemesi'ne başvurmak, buradan alınacak red yanıtı üzerine AİHM'e gitmek daha güvenli olabilir.

KURUMLARI TARAFINDAN İHRAÇ EDİLENLER

Kurumları tarafından doğrudan ihraç edilen kamu personelinin ise, idare mahkemesine (HSYK kararıyla ihraç edilen hakim ve savcıların ise Danıştay'a) süresi içinde başvurması gerekiyor. Başvuru süresi kuruma bağlı olarak 30 ila 45 gün arasında değişebiliyor. Başvuru süresi gecikirse, hukuken geri dönüş yolu tamamen kapanıyor. İdare mahkemesine başvuranların geri dönme konusunda "red" kararı alması halinde, Danıştay'a gitme imkanı bulunuyor. Danıştay'dan da benzer bir karar çıkması halinde Anayasa Mahkemesi'ne "bireysel başvuru" hakkı doğuyor. Anayasa Mahkemesi'nden de bireysel başvurusu reddedilenlerin ise AİHM'e gitme imkanı var.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mağdur - 3 ay önce
Bu süreçte herkes yargıç zanneder oldu kendini devletin yapması gereken mahkeme yolunu acması ve adalet işlemeli yoksa devleti nereye suruklediginin farkında olmayan kraldan cok kralcı var
Uasal olan bir sendika yasal olan bir banka suc olamaz devlet büyük tazminat vermek zorunda kalacak.
Avatar
Mağdur - 3 ay önce
“Öncelikle bu hain darbeyi kim yaptıysa Allah belasını versin. Benim hayatım boyunca FETÖ ya da başka bir terör örgütüyle ilişkim olmadı. Sadece bir sendikaya üyeydim ve bu yüzden meslekten atıldım. Bu arada Başbakan Yardımcısı Sayın Nurettin Canikli ikidir: “İhraçlara gelen itiraz çok az bu da bizim büyük oranda isabet kaydettiğimizi gösteriyor.” diyor. Sayın Canikli ya yanıltıyor ya da yanıltılmış! Açığa alınma aşamasında kurumuna açığa alınma işleminin iptaliyle ilgili itiraz dilekçesi vermeyen kimse kalmadı. Buradan açıkça yazıyorum: Bir an için benim üye olduğum sendikanın terör örgütüyle irtibatlı ya da iltisaklı olduğunu düşünelim. Bu durumda 2014 yılında ikinci kez açılmasına onay veren ve 2016 Temmuz ayına kadar açık kalmasına izin veren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının tüm yetkilileri terör örgütünün devlet içerisinde örgütlenmesine yardım ve yataklık etmiştir!Ayrıca bu “terör sendikasının” açılış onayını 10 bin okula gönderen ve bu okullarda panolarda bu sendikanın reklamlarını yaptıran MEB yetkilileri terör örgütünün ülke genelinde ilan yoluyla propagandasını yapmıştır.Yine ayrıca MEB 2016 Temmuz ayına kadar yaklaşık 20 bin öğretmenin sendika aidatının bütçeden ödenmesine onay vererek -üstelik bunu resmi yazışmalarla ve aidat listeleri hazırlayarak- terör örgütüne açıktan ve örgütlü şekilde finansal destek sağlamıştır.Çalışma ve Sosyal güvenlik Bakanlığını bilmem ben. Ama açıkça ilan ediyorum, kısa zaman içerisinde görevime iade edilmezsem MEB’in sırasıyla ilgili şefi, şube müdürü, daire başkanı, genel müdürü, müsteşar yardımcısı, müsteşarı ve bakanı hakkında ayrı ayrı suç duyurusunda bulunacağım.Madem ben yasal bir sendika üyeliğimden dolayı “terörist” ve “hain” damgası yiyorum, bu yaftanın tadına MEB yetkilileri de bir baksın. İhraç edilen tüm tanıdıklarımla bunu paylaşıyorum. Herkes kendisine en yakın adli makama gidip bir dilekçe verebilir. Ne kadar çok kişi dilekçe verirse etki o kadar artar “……. Cumhuriyet savcılığına “ başlığı altında suç duyurusunda bulunun diyorum. Bakan Bey soruşturma izni verir vermez bilemeyiz o ayrı ama en azında savcıların tavrı bizim yaptığımızın suç olup olmadığını da ortaya çıkaracaktır!"

İşsiz Öğretmen