Koskoca MEB'de Hiç Adam Kalmadı mı?

Eğitimci Yazar Oğuz Avşaroğlu Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İHL'lere akademisyen yönetici önerisini değerlendirdi:

Koskoca MEB'de Hiç Adam Kalmadı mı?



Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan 27 Şubat 2016 tarihinde Ensar Vakfı 37. Olağan Genel Kurulunda yaptığı konuşmasında, "Biliyorsunuz imam hatiplerde proje okullarımız var. Bunlardan seçim yapmak suretiyle bazı profesörlerimiz, bazı doçentlerimiz, bazı yardımcı doçentlerimiz veya doktorasını yapmış hocalarımız acaba imam hatiplere müdür olmazlar mı? Geçmişte bu ülkede bunun örnekleri başka okullarda var. Şimdi ben de teklif ediyorum." ifadelerini kullanmıştı.

O günden sonra konuyla ilgili olarak eğitim sendikaları ne diyecek diye bekledik ama ses seda çıkmadı.

Bu açıklamayı birkaç açıdan değerlendirmek lazımdır:

BİR: Netice itibariyle bir görüştür ve eğitim kurumlarının akademisyenlerce yönetilmesinin pedagojik açıdan daha faydalı olacağı görüşü geliştirilebilir. Ancak buradaki sorun konunun sadece İHL’leri için dile getirilmesi, örneğin; endüstri meslek liseleri için mühendislik fakültelerinin hocalarının, sosyal bilimler liseleri için edebiyat fakültelerinin hocalarının dile getirilmemesi olmuştur.

Sadece imam hatip liseleri merkezli bir açıklama yapılınca “İmam hatip liseleri Sayın Cumhurbaşkanı’nın özel himayesinde ve Sayın Cumhurbaşkanı bu okullara diğer okullardan daha fazla değer veriyor.” gibi bir algı çıkıyor ortaya.

Halbuki öncelikli olarak %1’lik dilimden öğrenci alan fen liseleri için benzer bir “Çözüm” dile getirilseydi bu algı ortaya çıkmayacaktı.

İKİ: Yaklaşık 900 bin personeliyle Türkiye’nin en kalabalık bakanlığı olan MEB’in, Sayın Cumhurbaşkanı nezdinde “Kurumlarını yönetecek kalibrede insan yetiştirmede yetersiz, 900 bin kişi içerisinde bir doçent kadar yönetim becerisi gösterecek kimse yok.” bir algı uyanmasına yol açması yine MEB için acıklı bir durum değil midir?

ÜÇ: Tüm sendikaların konuyla ilgili görüşleri kuşkusuz önemli ama ben en çok yetkili sendika olan Eğitim Bir Sen’nin ne diyeceğini merak ettim. Tahmin edilebileceği üzere taştan ses geldi onlardan seda gelmedi.

Soruyorum EBS’li yöneticilere: Sayın Cumhurbaşkanı’na bağlılığınızı anlayışla karşılıyorum ama bu, Sayın Cumhurbaşkanı’nın her dediğini kayıtsız şartsız kabul etmenizi mi gerektiriyor.

Diğer sendika üyeleri zaten sayenizde(!) eğitim kurumu yöneticisi olamıyor da sizin üyeleriniz MEB dışından yönetici atanmasına ne diyecek acaba?

Mesela Sayın Ali Yalçın’a açık açık yüreklilikle soruyor ve samimiyetle cevap bekliyorum: Aynı öneri Sayın cumhurbaşkanı dışında biri –Sayın Başbakan dahil- tarafından yapılsaydı aynı kabul anlamlı sükuta bürünür müydünüz?

Sayın Cumhurbaşkanına konumundan dolayı saygı duymakla beraber şunları da ifade etmenin eğitimci olarak boynumun borcu olduğunu düşünüyorum:

Akademisyenler okul yönetemez!

Lise öğrencisi nedir ve nasıl bir psikolojidedir, öğretmenler odası nedir, sınıf yönetimi nedir bilmez akademisyen.

Akademisyenler yönetici olamaz!

Sayın Ömer Dinçer döneminde Bakanlıkta tüm isimlerin önünde akademik unvan vardı ama şimdi esamileri yok.

Daha açık yazmak gerekirse iyi bir akademisyen zaten yönetici olmayı düşünmez. Lisede yöneticilik akademik çalışmalara ve üretkenliğe kesin bir engeldir.

Dolayısıyla kanaatim odur ki: Herkes işini yapsın!

 Yazının devamı için tıklayını: http://www.personelmebhaber.net/meb-de-adam-mi-kalmadi-makale,24.html

Oğuz AVŞAROĞLU


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hakkı ARAR - 9 ay önce
ortada milli bir eğitim mi kalmış ki!... imam hatipler de bop partinin bir aldatmacasıdır. yoksa önem falan verdiğinden değil.