Yenişafak Yazarından Şok Mülakat İddiası!

Yenişafak gazetesi yazarlarından Ahmet Ünlü 10 Ekim 2016 tarihli ve “Muhalefet partileri de öğretmenlikte sözlü sınav olmalı diyor” başlıklı yazısında öğretmen mülakatlarının muhalefet partileri tarafından da desteklendiğini ifade etmişti. Biz de bunun üzerine yine 10 Ekim 2016 tarih ve “Yenişafak yazarının mülakat yalanı!” başlıklı yazımızla bunun böyle olmadığını yazmıştık.

Yenişafak Yazarından Şok Mülakat İddiası!



Yenişafak gazetesi yazarlarından Ahmet Ünlü 10 Ekim 2016 tarihli ve “Muhalefet partileri de öğretmenlikte sözlü sınav olmalı diyor” başlıklı yazısında öğretmen mülakatlarının muhalefet partileri tarafından da desteklendiğini ifade etmişti. Biz de bunun üzerine yine 10 Ekim 2016 tarih ve “Yenişafak yazarının mülakat yalanı!” başlıklı yazımızla bunun böyle olmadığını yazmıştık.

Bu arada şu bilinmelidir ki biz burada muhalefet partilerinin avukatlığını yapacak değiliz. Bizim yaptığımız sadece emeklerinin ellerinden alındığını ifade eden mağdur öğretmen adaylarının sesi olmaya çalışmaktır. Aslında Sayın Ünlü sayesinde saçma bir polemiğe de girmiş olduk. Neyi tartışıyoruz ki, açarsın telefonu muhalif partilerin komisyon üyelerine sorarsın. Yenişafak gazetesinin eğitim yazarı olsam ben açarım telefonu sorarım.

Bu arada sözümüzün arkasındayız, muhalefet milletvekillerinden bir teki  bile mülakatı destekliyorsa biz bu işi bırakırız.

Bir de Sayın Ünlü bizden bahsederken “İsmini vermek istemediğim bir site” demiş. Canınız sağ olsun. Biz mütevazı bir siteyiz, siz reklamımızı yapmasanız da biz öğretmenler lehine yayın yapmaya kendi olanak ve ölçülerimizle devam edeceğiz.

Gelelim asıl mevzuya:

Sayın ünlü bugünkü “Belgelerle muhalefet öğretmen alımında sözlüye ne diyor?” başlıklı yazısında İstanbul Milletvekili Sibel ÖZDEMİR’den alıntı yapmış nedense? Çünkü alıntı bölümünde bile Sayın Vekil mülakata karşı çıkmış.

Diğer alıntılara gelince, el insaf Sayın Ünlü! TBMM komisyonlarının sadece bir formalite olduğunu, Ak Parti çoğunluğunun ne isterse geçirdiğini, muhalefet partisinin bazı önerilerininse lütfen ve nezaketen zaman zaman kabul görülebildiğini bilmiyor musunuz?

Muhalif vekiller burada mealen diyorlar ki: “Siz kafaya koymuşsunuz mülakat yapacaksınız, biz ne dersek diyelim bundan vazgeçmeyecek olduğunuz belli. Bari mülakatı kayıtlı yapın da sonradan yapılacak itirazlara hukuki bir temel olsun.

Muhalefet partilerinin mülakatlarla ilgili görüşlerini Google üzerinden yapacağınız kısa bir taramayla bulabilirsiniz. Ben Sayın Ünlü’nün son yazısında yararlandığı Türkiye Büyük Millet Meclisi Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunun 28 Haziran 2016 tarihli 6. Toplantısından pasajlar sunmakla yetineceğim:
 
CEYHUN İRGİL (Bursa) – (…)Biz diyoruz ki: Üç yıl, artı, bir yıl veya üç yıl, artı, iki yıl; Komisyon bunu tartışılsın. Ama şu var, bir: Kesinlikle mülakat olmadan. Diyeceksiniz ki “Biz nasıl seçeceğiz bunları?” Güvenlik soruşturması yapılsın çünkü mülakat adil bir şey değil, torpile yol açan bir şey, kaldı ki mülakat olursa en çok sıkıntıyı siz çekeceksiniz, öğrenciler öğretmenler torpil için bize gelmeyecek, size gelecek “Ne olur mülakatta bizi görüşün.diye. Kaldı ki sizin mülakat yöntemlerinize güven olmayacağını söylüyoruz, bu size özel bir şey değil, dünyanın hiçbir yerinde mülakat güvenilir değildir çünkü sübjektiftir. Ama, oysa bunun bir sisteme ait olması lazım, insanların gönlüne, algısına, bilgisine terkedilemez, mülakat öyle bir şey. Biz bunu sistematik yapmak istiyorsak, o zaman adil bir şekilde KPSS sınavı var, oradan alırsınız, güvenlik soruşturması yaparsınız, güvenlik soruşturmasının sonucuna göre de atarsınız. (…)

CEYHUN İRGİL (Bursa) – (…) Burada asıl kaygı yaratan bu çocuklarda: Ya mülakat olacak, bu mülakatta hakkım yenir mi? Ben insan bulabilir miyim? Acaba hakkım yenir mi? Acaba torpil ayarlaya bilir miyim? Kimi bulunurum?(…)
 
LEZGİN BOTAN (Van) – (…) KPSS‟yi esas alalım, kesinlikle sübjektif olan mülakat meselesini ortadan kaldıralım. Evet, güvenlik soruşturması yapılabilir, başka teknikler olabilir.(…)

İBRAHİM AYHAN (Şanlıurfa) (…) Ben bitireyim yani bunu yazılı bir sınavla da, objektif bir değerlendirmeyle yapma olanağı varken ki bence vardır yani niye mülakat tercih ediliyor? Yani hangi düşüncelerden hareketle mülakat tercih ediliyor? (…)

GAYE USLUER (Eskişehir) – Peki, Aslında, biraz önce bir arkadaşım mülakatla ilgili dedi ki: “Amerika‟da bütün bu işler mülakatla olur.” Doğrudur. İngiltere’nin de anayasası yok, ama biz hâlâ diyoruz ki: “Yeni anayasa.”
(Editörün notu: Şair burada der ki, bahsekonu ülkelerde oturmuş ve kurumsallaşmış bir demokrasi ve liyakat sistemi var, biz onların liginde değiliz. bizde mülakat sadece 'referans belirleme zemini' oluyor.)

Şimdi, bir başka ülkeyle kıyaslarken bize benzer bir ülkeyle kıyaslarsak doğru sonuçlar alabiliriz. Mülakat olabilir. Nasıl olabilir? Sesli ve görüntülü kayıt şartıyla. Böyle bir şey yoksa, işte, bakın, yazılı bir sınavda bile bir sürü şaibeler var.
Gençlik ve Spor Bakanlığının yaptığı bir sınavla ilgili, bilgi edinme kapsamı dahilinde benzer sorularla ilgili soru sorduğumuzda Bakanlık dedi ki: “Size cevap veremeyiz, ilgili kişiye cevap verebiliriz.” Saklanacak şeyiniz varsa saklarsınız.

şimdi, son söz…

Sayın Başkanım, teşekkür ediyorum sabrınız, nezaketiniz için bir kez daha teşekkür ediyorum.

Birincisi, kadrolu atanmalılar. Sayın Uçma biraz önce dedi ki: “Anayasa Mahkemesine götürmeyecekseniz.” Elbette ki niye götürülsün kadrolu atanma, ama buna bir süre şartı koymalıyız, yani kadroyu verelim, bir yıl sonra değil.
Bunun yanında, mülakat asla olmamalı, çünkü zaten KPSS‟ye sokuyoruz, eğer mülakat olacaksa sesli ve görüntülü kayıt şartıyla olmalı.

Müstakim KORKMAZ
personelmebhaber.net


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Şeyhmus SULTANİ - 2 ay önce
Doğrudan torpil ve bölücülük demek olan mülakat, soru çalmaktan daha büyük bir zulümdür.