Memurların güvencesi kaldırılabilir mi?

Memur güvencesinin nereden kaynaklandığı ile bu güvencenin kaldırılmasının mümkün olup olmadığını Yeni Şafak gazetesi yazarı Ahmet Ünlü yazdı. Memurların güvencesi kaldırılabilir mi? İşte cevabı...

Memurların güvencesi kaldırılabilir mi?



 Memur güvencesinin nereden kaynaklandığı ile bu güvencenin kaldırılmasının mümkün olup olmadığını Yeni Şafak gazetesi yazarı Ahmet Ünlü yazdı. Memurların güvencesi kaldırılabilir mi? İşte cevabı...

Memur güvencesinin kaynağı nedir?

 

657 sayılı Kanun'un Güvenlik başlıklı 18'inci maddesinde; “Kanunlarda yazılı haller dışında devlet memurunun memurluğuna son verilmez, aylık ve başka hakları elinden alınamaz” hükmüne yer verilerek hangi hallerde memurluğun sona erdirileceği açıkça belirtilmiştir.

Yine bu kanunun değişik maddelerinde hangi hallerde memuriyetin sona ereceği ya da erdirileceği ifade edilmiştir.

Buna göre devlet memurlarının; 657 sayılı Kanun hükümlerine göre memurluktan çıkarılması, memurluğa alınma şartlarından her hangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan her hangi birini kaybetmesi, memurluktan çekilmesi, istek, yaş haddi, malullük sebeplerinden biri ile emekliye ayrılması veya ölümü hallerinde memurluğu sona ermektedir.

Bu haller dışında memurların görevi sona erdirilememektedir. Bu hallerin gerçekleşmesi halinde dahi konu idari yargıya taşınırsa yargının verdiği karara göre işlem yapılmaktadır. Zaman zaman vicdanlarda dahi mahkûm olan birçok kişi yargı tarafından aklanabilmekte ve kamu kesimi bu personelle çalışmak zorunda kalmaktadır.

Statü değişikliği güvenceyi sona erdirir mi?

 

Her statü değişikliği güvenceyi sona erdirmez. Özellikle uzunca bir süre önce memurların sözleşmeli statüye geçirilmeye çalışılması acaba güvence kalkıyor mu endişesini beraberinde getirmiştir.

Memurların sözleşmeli olması tek başına iş güvencesini ortadan kaldırmaz. Özellikle de göreve alma ve göreve son vermenin şartları açıkça belirlendikten sonra iş güvencesi açısından sorun oluşmaz. Kaldı ki idari yargının yerleşik içtihatları, statüye bakmadan iş güvencesini koruma yönündedir ve bu durumun değişeceğini de düşünmüyoruz.

Nitekim 399 sayılı KHK kapsamındaki sözleşmeli personelin sözleşmesi yıllık olmasına rağmen iş güvencesi açısından sorun oluşmamıştır. Hiç kimse, sözleşmenin yıllık olmasını sözleşme bitince personelin kapı dışarı edileceği gibi algılamamıştır.

KHK'nin uygulamaya başladığı ilk yıllarda küçük çaplı sorunlar çıkmış ancak, Danıştay kararları çerçevesinde iş güvencesi pekişmiştir. Amaç yüksek ücret, düşük iş güvencesi iken, yargı kararları ile yüksek ücret ve yüksek iş güvencesine dönüşmüştür.

İşçilerin iş güvencesinin memurlardan daha düşük olmasının sebebi nedir?

 

İşçiler memurlara göre iş güvencesi açısından daha risklidirler. Görevi sona erdirilen bir memur İdari Yargıda davayı kazandıktan sonra göreve başlatılmama gibi bir durumla karşılaşmaz. Ancak, işçilerin kamu kesiminde veya özel sektörde olmasının işe iade açısından bir farkı yoktur.

4857 sayılı İş Kanunu'nun Geçersiz Sebeple Yapılan Feshin Sonuçları başlıklı 21'inci maddesinde; “İşverence geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı mahkemece veya özel hakem tarafından tespit edilerek feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır.

İşçiyi başvurusu üzerine işveren bir ay içinde işe başlatmaz ise, işçiye en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur. Mahkeme veya özel hakem feshin geçersizliğine karar verdiğinde, işçinin işe başlatılmaması halinde ödenecek tazminat miktarını da belirler.” hükmüne yer verilmiştir.

Bu hüküm gereğince ister kamu işçisi, isterse özel sektör işçisi olsun adli yargı mercilerince işe iade davası kazanılsa dahi işe başlatılmama riski vardır.

Yani işçi statüsünde görev yapan personel, mahkeme kararında belirtilen en az dört en fazla sekiz aylık ücret tazminat ödenilerek işe başlatılmayabilir. Böyle bir durum 657 sayılı Kanun kapsamında olan bir personel için söz konusu değildir.

İş güvencesinin kaynağı Anayasa mıdır?

 

İş güvencesinin kaynağı ne memur statüsü ne de anayasal güvencedir. İş güvencesi kanunla sağlanır. Nitekim memurların iş güvencesinin kaynağı 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda yer alan katı kuralları ile idari yargının tutumudur.

Eğer 4857 sayılı Kanun'un 21'inci maddesinde yer alan hüküm olmasaydı, işe iade davasını kazanan işçilerin göreve başlatılması gerekirdi. Ancak, göreve başlatılmama halinde yaptırım açıkça belirtildiği için bu yaptırımı göze alan işverenler işe iade kararını uygulamama seçeneğini kullanabilmektedirler.

İş Kanunu'nda böyle bir düzenleme var diye kamu işçileri güvencesiz bir durumda değildir ve keyfi bir şekilde kapı dışarı edilmemektedir. Özellikle güçlü işçi sendikalarının olduğu dikkate alındığında, kamu işçileri açısından bu durumun güvencesiz bir durum diye algılanması doğru değildir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması iş güvencesinin zirvesidir

 

Memur güvencesinin zirvesi ise kamu kurumlarını en fazla sıkıntıya sokan konuların başında gelen adli yargı tarafından verilen kararlarda yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıdır.

Haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünde karar verilen kişilerin memuriyetlerine hiçbir şey olmamaktadır. Ancak, ilgililer hakkında disiplin yönünden işlem yapılabilmektedir. Şayet ilgililer hakkında disiplin zamanaşımı dolmuşsa o takdirde yapılacak bir şey yoktur.

Görüleceği üzere, bazen çok büyük suçlar işleyen memurlar, aşırı iş güvencesi nedeniyle kamu düzenini adeta bozmaya zorlanmaktadır. Bazı kurumlarda adeta kurumun delisi haline gelmiş kişiler dahi oluşmuştur. Hatta zaman zaman almayı unuttuğu ilaçlar nedeniyle ortalığı bir birine katan birçok memur re'sen emekliye dahi sevk edilememektedir. Adeta kamu kurumları bu tür personellere katlanmak zorunda bırakılmıştır.

Çalışmadığı için hiçbir memurun görevine son verilmemiştir

 

657 sayılı Kanun kapsamında görev yapan hiçbir memurun iş yapmadığı için ya da beceriksiz olduğu için görevine son verildiği vaki değildir. En kötü ihtimalle bu tür memurlara hiçbir iş verilmez. Bu personelin finansmanının asgari ücretle çalışan garibanların vergileriyle sağlandığı maalesef pek düşünülmez.

Hatta öyle bir noktaya gelinmiştir ki, hiçbir amir bu tür memurlara iş vermek dahi istememektedir. Çünkü, verilen işin peşinde koşmak gerekir, zamanında ve istenilen kalitede de bitirilmez.

Nihayetinde amir bu tür personele iş vermekten illallah eder ve işi kendisi yapmaya karar verir ama bu personele hiçbir şey yapılamaz. Çünkü, 657 sayılı Kanun'un disiplin cezalarını düzenleyen 125'inci maddesinde beceriksizlik ya da niteliksiz iş yapmanın hiçbir yaptırımı yoktur.

İşçi veya memur yerine çalışan kavramı çözüm mü?

 

İşçi-memur ayrımı yerine çalışan kavramının kullanılması tek başına sorunu çözmez. Elbette bunun için de Anayasa değişikliği yapılması gerekeceği açıktır. Böyle bir değişikliğin ise ciddi tartışmaları beraberinde getireceği kuşkusuzdur.

Ek göstergeden yararlanmak için ne yapmalı?

Yüksek ek göstergeli bir göreve atananın söz konusu ek göstergeyi hak etmesi için normal şartlar altında en az 6 ay çalışması gerekmektedir.

5434 sayılı Kanunun ek 73 üncü maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı iştirakçilerinden ek göstergeli veya daha yüksek ek göstergeli bir göreve atananlara; atandıkları görevin ek göstergesi üzerinden emekli aylığı, malullük aylığı bağlanması ve emekli ikramiyesi ödenebilmesi veya toptan ödeme yapılabilmesi için, atandıkları görevin ek göstergesi üzerinden, bu göreve başladıkları tarihten itibaren en az altı ay süreyle Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığına kesenek ve karşılık ödemiş olması şarttır.

Altı ay kesenek ve karşılık ödenmemiş olanlara bu göreve atanmadan önce emekli keseneğine esas alınan ek gösterge rakamı üzerinden işlem yapılır

Her türlü müşavirlik görevlerine atananlar hariç; Bakanlar Kurulu Kararı veya müşterek kararla atananlar, ilgili mevzuatı uyarınca mesleğe özel yarışma sınavı ile giren ve belirli süreli meslek içi eğitimden sonra özel bir yeterlilik sınavı sonunda atanılan görevlerde bulunanlar, Emniyet Hizmetleri Sınıfına dahil olanlar, 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 357 sayılı Askeri Hakimler Kanunu, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu ve 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununa tabi olanlar ile yaş haddi, vazife malullüğü veya ölüm nedeniyle altı aylık süreyi tamamlayamayanlar hakkında yapılacak emeklilik işlemlerinde yukarıdaki fıkra hükmü uygulanmaz…” hükmüne yer verilmiştir.

Yukarıdaki madde hükmünün 1 inci fıkrası gereğince, yüksek ek göstergeyi emeklilikte kazanmak için en az 6 ay bu görevi yapmak gerekmektedir.

Ancak, maddenin 2 nci fıkrası bazı istisnalar getirmiştir. Ancak bu istisnalar 5434'ün ek 48 inci maddesinin (a) fıkrasının son cümlesi olan “Ek göstergesi daha düşük kadrolara atananların emeklilik keseneklerine önceki ek göstergeleri esas alınır” ibaresinin, 2005 yılında 5335 sayılı Kanunun 29 uncu maddesiyle yürürlükten kaldırılması sonrasında uygulanmamaktadır.

Yani memur müşterek kararnameli bir göreve atanmış olsa da, en az 6 ay görev yapmamışsa yüksek ek göstergeyi emeklilikte hak edememektedir. Sadece yüksek ek göstergeli görevde iken emekliliğe ayrılanlarda en az 6 ay görev yapmış olma şartı aranmamaktadır. Yine mükteseben yapılan atamalarda da 6 ay şartı aranmamaktadır.

İstisnalar için de 6 ay çalışma şartı aranması uygulaması doğru mudur?

 

Uygulama yukarıda belirtmiş olduğumuz şekilde Emekli Sandığı Tahsisler Daire Başkanlığının T-774 no'lu İç Genelgesine göre yapılmakta olup, bize göre yanlış unsurlar içermektedir.

Çünkü, 5434 sayılı Kanunun ek 73 üncü maddede yer alan hususlar istisna niteliğinde olup, bunlar için 6 aylık süre aranmamalıdır. Şayet 6 aylık süre aranmak isteniyorsa bu maddede kanuni düzenleme yapılması şarttır.

Bu konuya bir örnek vermek gerekirse, daha önce Bakanlık Müfettişi olan bir personel, 5 ay Genel Müdür olarak görev yaptıktan sonra tekrar müfettiş olarak atanırsa bu personelin emekli kesintisi 6400 ek gösterge (Genel Müdürün Ek Göstergesi) üzerinden kesilecektir. Genelgeye göre ise 6400 ek gösterge üzerinden kesinti yapılamayacaktır.

Yukarıdaki açıklamalarda da görüleceği üzere, 657 sayılı Kanunun 43/B maddesinde belirtilen kadrolara atanma halinde ise, zaten daha önce bulunulan ek gösterge ödeneceğinden 1 ay çalışılmış olsa dahi emeklilik açısından sorun bulunmamaktadır.

Örnek vermek gerekirse kararnamesiz bir Genel Müdürlüğe atanan bir kişinin altı ay geçmeden 1 inci dereceli Uzman kadrosuna atanması halinde yüksek ek göstergeyi aynen almaya devam etmesi gerekecektir.

Ek 73 üncü maddede yer alan hükümler ek 67 nci maddede yer alan hükümlerle zımnen mülga olmayıp, istisna niteliğinde olduğundan uygulanması zorunlu hükümlerdir.

Uygulamanın çelişkisini gösteren diğer bir örnekte yaş haddi nedeniyle emekliye ayrılanlar için 6 ay çalışma şartı aranmamaktadır.

Yine 6 aylık süreyi doldurmadan ölenler de aynı durumdadır. Sonuç olarak ek 73 üncü maddenin kimi hükümleri uygulanıyor kimi hükümleri ise uygulanmıyor. Dolayısıyla mezkur Genelgenin yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor.

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
hasan özkan - 8 ay önce
partili yalakalara yol açılacak gariban memurlar yanacak
Avatar
H.Şah - 1 ay önce
Yeterli ve ikna edici değildir. Bu yıllarca bu ülkede yoneticilk yaptım. Gördüğüm şudur. Siyasetin uşağı olan yöneticiler kul hakkını unutarak siyasete uşak ilk eder olduğundan aldıkları kararlar yargıdan geri dönmüştür. Sizler liyakati beceremezseniz.Kanunlar ve bağlı mevzuatlari yorumlayacak ve uygulayamazsiniz.Kılavuzu sendikalar ve politik hezeyanlari olanın vebalı çok büyük olmakla kalmadığı gibi ülkenin karmaşalara girmesinde payı olduğunu unutmamak gerekir. ..