Özlük Haklar:
31 NUMARALI REKLAM ALANI
SINIF ÖĞRETMENLERİ İŞİN HAMALI MI?
En Güncel KPSS Haberleri için TIKLAYINIZ
1. kademdeki eğitim sürecinde; sınıf öğretmenin eksikliğinden dolayı, gerçekleşen başarısız bir eğitim – öğretim; çocuğun tüm tahsil hayatını olumsuz biçimde etkilediğini görüyor ve bunun birçok örneklerine şahit oluyoruz.
Ülkemizdeki tüm eğitim kademeleri ile ve bu kademelerin yöneticilik alanlarına üniversitelerin akademik bölümlerindeki araştırma ve geliştirme birimlerinin, sınıf öğretmenliği bölümlerine yeterli bir şekilde “değer verme” şuuruna varamadıklarını görüyoruz.

Bu önem vermeme ve farkında olmama olgusu, okullara yöneticilik atamada da kendi görünür bir şekilde hissettirmektedir. Bugün tüm ilköğretim okullarının bünyesinde açılmış bir anasınıfı vardır. Yıllarca ülkenin okul öncesi eğitim yükünü; bu ilköğretim okulları ile bu okullarda yöneticilik yapan sınıf öğretmenleri çekmiştir. Bugün ülkemizde okul öncesi eğitimin yaygınlaşması; hızlanmışsa ve insanlarımızın gündemine gelmişse ki gelmiştir. Bu ilköğretim okullarında yöneticilik yapan ve branşı sınıf öğretmeni olan okul müdür ve müdür yardımcıların özverili çalışmalarında ötürüdür. Çünkü en küçük ilköğretim okulun bünyesinde bile 15 kişiden fazla bir öğrenci mevcudu var. İl merkezlerinde bu sayı bazen 200’ ü bile geçiyor.

Bu sınıfların gelir ve giderleri ile aidatların toplanması, sınıfların düzeni, materyallerin alımı, öğretmene yapılan rehberlik, bu öğretmenlerin ek dersleri, adaylık süreçleri, özlük hakları, anasınıfı öğrencilerin kayıtları, devam ve devamsızlıkları, beslenmeleri, veli toplantıları, öğrenci kıyafetleri, öğretmenin izin ve raporlu zamanlarında ana sınıfına derse girilmesi ve hatta öğrencilerin taşınması ile birebir; branşı sınıf öğretmeni olan okul müdür ve müdür yardımcıları ilgilenmektedir. Tüm bunlara rağmen Milli Eğitim Bakanlığı yönetici atama yönetmenliğine dayanılarak: Ey! Sınıf öğretmenleri; “Sizler, müstakil anasınıfına hiçbir şekilde yönetici olamazsınız. Çünkü sizler okul öncesi öğretmenlik bölümünde okumadınız. Bu yüzden, bu okullara okul müdür ve müdür yardımcısı olamazsınız. ” denilmektedir.

Peki, okul öncesi öğretmenleri nasıl oluyor da ilköğretim okullarında idareci oluyorlar. Nasıl oluyor da hiçbir ilköğretim okulunun öğrenci ve öğretmenin işi ve işlemleri ile muhatap olmadan ve sadece anasınıfındaki 8-9 öğrencinin eğitiminden sorumlu iken bu vasfı kazanabiliyorlar.

Yine ilköğretim okulların bünyesinde açılan özel alt (Görme, orta ve hafif zihinsel, işitme ile ortopedik ) sınıflarının tüm iş ve işlemlerini; branşı sınıf öğretmeni olan okul müdür ve müdür yardımcıları yapmaktadır. Üstelik bu sınıflar diğer sınıflardan çok daha fazla problemler getirmekte ve daha fazla mesai almaktadır. Çünkü bu öğrencilerin hem kendileri hem de velileri çok hassastırlar.

Bu sınıfların araç gereçleri ve öğrencilerinin çok fonksiyonlu davranışsal eğitimleri ile ilgilenilmektedir. Ayrıca Özel eğitimin yaygınlaşmasında ve sağlam bir temele oturması için yapılan çalışmaların her kademesinde rol oynamaktadır. Buna rağmen branşı sınıf öğretmeni olan okul müdür ve müdür yardımcıları, burada çalışan öğretmenler gibi ek derslerini,%25 fazla alamamakta ve bu okullarda yönetici olamamaktadır. Ama Özel alt sınıfta öğretmenlik yapan sınıf öğretmenleri, hem %25 fazla ek ders almaktadır hem ilköğretim okullarında, hem Rehberlik Araştırma Merkezlerinde hem de müstakil Özel Eğitim Kurum ve okullarında müdür ve müdür yardımcısı görevlerine atanabilmektedirler. Lakin bu hak, sınıf öğretmenlerine verilmemektedir.

Ayrıca okul müdür ve müdür yardımcıların özel eğitime muhtaç olacak öğrencilerin tespitinde, her türlü alan taramasında; ilköğretim okulları adına görevlendirilmekte ve bu süreçte çalıştırılmaktadır. Okullarındaki kaynaştırma eğitime ihtiyaç duyulan öğrencilerin her türlü sorunları ile uğraşılmakta, veli iş ve işlemlerine yardımcı olmaktadır. Rehberlik Araştırma Merkezinin istediği tüm raporlar, anket ve problem çözme çalışmalarını sınıf öğretmeni ile birlikte hazırlamakta ve gerekli belgeleri doldurmaktadır. Tüm resmi yazışmaları yapmaktadır. Buna rağmen branşı sınıf öğretmeni olan okul yöneticileri, hem Rehberlik Araştırma Merkezine hem de Özel Eğitim Okullarına yönetici olamıyorlar.

Bugün Milli Eğitim Bakanlığına bağlı daire ve birimlerde; eğitim ile ilgili hiçbir özelliğe katkısı olmayan ve bu süreçte okul, eğitim-öğretim, öğrenci psikolojisi, öğretmen eğitimi ve öğretim çalışma sahası dâhilinde bulunmayan ve hatta yakınından bile geçmeyen; avukat, maliyeci işletmeci, mühendis, veteriner ve ziraatçı kişiler atanıyor ve bu kişilere kritik yöneticilik görevi veriliyor iken; sınıf öğretmenlerin çalışma sahası, aldıkları eğitimin içeriğinde olmalarına ve branşı itibari ile eğitim kurumun mutfağında çalışmasına rağmen alanındaki, Okul öncesi eğitim kurumlarında, Rehberlik Araştırma Merkezleri ile Özel Eğitim okullarında yöneticilik yapma ve “yönetici olma” hakkının verilmemesi durumu; haksızlık olmuyor mu?

***
Yöneticilikteki eleme sınavları ile bu hakkı elde etme aşamalarını bir bir geçen ve bu işi belli bir sürede başarılı bir şekilde yapan tüm eğitimcilerin Milli Eğitim Bakanlığına bağlı her türlü eğitim kurumunda yönetici olma hakkına sahip olmalarının gerekliğine inanıyorum.

Bu vesile ile tüm sınıf öğretmenlerin adına bu umudun beklentisi içinde olduğumuzu söylüyor. Sınıf öğretmenlerine bu hakkın bir an önce verilmesi istiyor ve Milli Eğitim Bakanlığının da bu konuları yeniden düzenlemesini diliyoruz.



Tekin ORUÇ
En Güncel Sağlık Haberleri için TIKLAYINIZ

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
































MEB'in En Büyük Sorunu Norm Kadro Açığı
MEB'in en büyük sorunu norm kadrolar. Norm kadro açığı nasıl kapatılır, norm kadro açığını bitirmek...

Haberi Oku