Özlük Haklar:
31 NUMARALI REKLAM ALANI
Türkiye’nin Yurtdışında Çalışan Öğretmenleri ve Sorunları

En Güncel KPSS Haberleri için TIKLAYINIZ
Giriş

Mesleğinin en başarılı ve en saygın öğretmenleri Milli Eğitim Bakanlığı ve Bakanlıklararası Ortak Kültür Komisyonunca seçilip yurtdışında, Afganistan’dan ABD’ye kadar pek çok ülkeye gönderilmektedir.

Bu görevlendirmeler 3.7.2003/ 25157 tarih ve sayılı Resmi Gazetenin “Bakanlıklararası Ortak Kültür Komisyonunun Çalışma Esas ve Usulleri İle Bu Komisyon Tarafından Yurtdışında görevlendirilecek Personelin Nitelikleri İle Hak ve Yükümlülüklerinin Belirlenmesine İlişkin Karar”lara göre yapılmaktadır.

Öğretmenler, daha çok misyon elçileri olarak görülmektedirler. Çünkü bizlere, sizler Türkiye Cumhuriyetini temsil ediyorsunuz deniyor. Her görevlendirilen personele ailesini de götürmeleri önerilmektedir.

Misyon elçileri olduğumuz için her hareketimize ve sözümüze dikkat etmemiz gerekiyor. Benim gördüğüm öğretmenlerin neredeyse tamamı bu görev bilinciyle, görevin getirdiği sorumluluk, ciddiyet ve vakarla hareket ediyorlar.

Çok değişik ülkelerde ve ülkelerin çok değişik bölgelerinde görev yaptıkları için genel bir birliktelikleri bulunmamaktadır. Pek çok ülkede öğretmenlerin muhatap olacağı elçilik personeli bile bulunmamaktadır (mesela Eğitim Müşavirleri).

Öğretmenlerin görev süreleri 1+1+1+1+1 şeklindedir, yani beş yıldır. Böyle olmasının nedeni onların geçici görevlendirilmelerindendir diye biliyorum.

Bizler Türkiye Cumhuriyeti’nin personeli olarak yurt dışında devletimizi en iyi şekilde temsil etmek istiyoruz. Bunun yanında devletimizin de yanımızda olduğunu her zaman görmek istiyoruz.

Aşağıda yazılan sorunlar yaşanan ve değişik platformlarda dile getirilen sorunlardır. Hiçbiri çözümsüz değildir. Zaten Bakanlıklararası Ortak Kültür Komisyonu da bu yönde gelen talepleri değerlendirdiklerini belirtmişlerdir.

O nedenle ilgili kurum ve kuruluşlara yardımcı olmak amacıyla yaşanan sorunları ve çözüm önerilerine burada yer verilmiştir. Pek çok şey yetkililerin bilgisi dahilinde sorunlardır. Bizim ümidimiz bu sorunların biran önce çözüme kavuşturulmasıdır.

Görevlendirmeler

1. Sorun: Yurtdışında görevlendirilen öğretmenler geçici olarak görevlendirilmektedirler. Bu nedenle öğretmenlerin pek çok hakları kaybolmaktadır. Öğretmenlerin yurtdışında 5 yıllık görevlendirilmeleri geçici görev kapsamında kaldığı müddetçe bu yöndeki sorunlar bitecek gibi değildir.
Çözüm: Yurtdışında görevlendirilen öğretmenlerin görev tanımları yeniden yapılmalıdır. Çünkü bu nedenle pek çok sorun yaşamaktadırlar. Gerekirse bunun için yeni bir görev tanımı yapılarak yaşanan mağduriyetler giderilmelidir (Süreli Görevlendirme Gibi).

2. Sorun: Yurtdışı görevde olan öğretmenler, bazı konularda Dışişleri personeli gibi muamele görmekte, bazı konularda Milli Eğitim Bakanlığı gibi muamele görmektedir.
Çözüm: Öğretmenler yurtdışı görevde oldukları müddetçe Dışişleri Bakanlığının personeli gibi görülmelidir. Pek çok ülkenin görevli olan personele çıkarmış olduğu zorlukların önüne geçme olanağı çıkabilir.

3. Sorun: Bulundukları ülkelerde herhangi bir yere görevlendirilen öğretmenlere, yine aynı ülke içinde boşalan bir yere tayin isteme hakkı ya yoktur ya da sınırlı ve belirsizdir. Çok ihtiyaç duyulan yerler bile boşaldığında atama istemede sorunlar yaşandığı bildirilmektedir.
Çözüm: Öğretmenlere bulundukları ülke içinde görev yeri değişiklikleri hakkı verilmelidir. Boş kadrolar eğitim müşavirlikleri nezdinde ilan edilmeli ve belirli kurallar dahilinde müracaatlar kabul edilmelidir.

4. Sorun: Bazı ülkeler hizmet pasaportlarına sorun çıkarmaktadır. Öğretmenler vize almakta, oturum almakta, bulundukları ülkelerde vergi verirken, araba alırken pek çok haktan mahrum yaşamak zorunda kalabiliyorlar. Bu konuda pek çok öğretmen şikâyetlerini sanal ortamda yazılı olarak gündeme getirmiş.
Çözüm: Temsil yeteneği dikkate alınarak yurtdışına görevlendirilen öğretmenlere hizmet pasaportu yerine dış işleri personeline verilen diplomatik pasaport verilmelidir.

Yurtdışı Ücretleri

1. Sorun: Her ay maaşımızın ne zaman yatacağı belli değildir. Sözde 1’inde yatacaktır ama hiç birinde yatmaz. Maaşların ne zaman yatacağı muammadır. Bu konuda her yıl aynı sorunlar yaşanmaktadır.
Çözüm: Aynı Türkiye’de olduğu gibi maaşlarımız sabit bir tarihte, hafta içi, hafta sonu, milli bayram vs. farketmeksizin yatırılmasını istiyoruz.

2. Sorun: Ocak maaşları her yıl gecikmektedir. Çocuğu zaman bir sonraki aya sarkmakta, düzenli ödemeleri olanlar mağdur olmaktadır.
Çözüm: Ocak maaşları gerekirse bir önceki bütçeden ödensin ama gecikmesin. Türkiye’de dört dörtlük işleyen sistem yurtdışı olunca neden işlemiyor anlayamıyoruz.

3. Sorun: Her ülkeye göre ayrı bir ücret limiti var. Belirlenen ücret limiti pek çok ülke için oldukça düşük ücretlerdir. Öğretmenlerin gelişmiş ülkelerdeki meslektaşlarından düşük maaş almaları, düşük yaşam standartlarında yaşamaları Türkiye Cumhuriyet’inin büyüklüğüyle örtüşmemektedir. Ülkemizde yaşayan yabancılar son derece lüks şartlarda ve son derece iyi olanaklarla yaşarken, bizim personellerimizin düşük yaşam düzeyleri temsiliyet açısından kabul edilemez.
Çözüm: Yurtdışı ücretleri, öncelikle öğretmenlerin görev yaptıkları ülkelerin öğretmenlerinin ücretlerine göre belirlenmelidir. Bunun yanında geri kalmış ülkeler içinde en az Türkiye şartlarında bir maaş öngörülmelidir. Söz gelimi, Kuzey Kıbrıs’ta öğretmenlerin aldığı maaşlar, bizim çifte maaşla neredeyse aynıdır. Hatta kira yardımı olmasa onların maaşları bizimkinden fazla olacak. Bizler eğer önceden birikimimiz yoksa ekonomi sınıfı ikinci el araç almakta bile zorlanıyoruz, ya da çok ağır borçların altına giriyoruz.

4. Sorun: İlgili mevzuatta yurtdışında görev almış personel için öngörülen ücretten başka ücret almaları kesinlikle yasaklanmış. Bu uygulamada pek çok soruna neden olmaktadır. Öğretmenler aynı Türkiye’de olduğu gibi egzersiz yapması gerektiğinde, kendilerine herhangi bir ücret almalarına izin verilmiyor. Ya da 30 saatlik ders programı dışında bir başka okulda veya üniversitede ücret karşılığı ders vermesi yasak. Halbuki bu Türkiye’de yasak değil, bir öğretmen görevli olduğu okul dışında, 30 saatin üstüne 10 saate kadar ders görevi alabilir. Alacağı ücret o kurum tarafında belirlenir ve verilir.
Çözüm: Yurt dışında çalışan personele, aynen Türkiye’de olduğu gibi, kendi branş ve yeterlilik alanlarında, görevlerini tamamlıyor olmak koşuluyla, 10 saate kadar, egzersiz ve ders görevleri alabilirler ve bunlar karşılığında ücret alabilirler gibi bir düzenleme getirilmelidir. Bu çeşitli şartlara ve kurallara bağlanabilir. Kuzey Kıbrıs’ta görev yaptığı kurumlar haricinde rica minnet ilahiyat fakültesinde ücret almadan, İlahiyat meslek lisesinde yine ücret almadan derse giren öğretmenler var. Bunlar dünyanın benzin parasını ödüyor. Lefkoşa’da arabaların benzin paraları, Türkiye’de 50 km’lik uzaklığa her gün gidip gelmeden daha pahalıya geliyor. Üstelik benzin çok daha ucuz olduğu halde. Üniversitelerin çeşitli bölümleri öğretmenlerimizden ders vermelerini istiyorlar. Haftada girecekleri 2-3 saat ama ücret almaları kesinlikle yasak diye kimse bu zahmete girmiyor. Sonuçta en çok zarar gören ülkenin imajı oluyor. Çünkü marifet iltifata tabidir ve kimse yarım gün dersine girip evde oturmak varken, emeği karşılığında büyük paralar kazanan kurumlarla bedava çalışmak istemez.
Pek çok okulda çeşitli egzersiz faaliyetleri oluyor. Bunlar normalde Türkiye’de olsa ekders karşılığı olacak. Söz gelimi Kuzey Kıbrıs’ta bu tür egzersizler var ve yine ekders ücreti kadar bir ücrete tekabül ediyor. Hiçbir ücret gidip gelmeye değmez ama öğretmenler en azından benzin paralarının karşılanmasını isterler. Yasak olduğu için ne kimse bu tür zahmete giriyor, ne de kurumlar öğretmenlerden böyle bir fedakârlık talep ediyor. Öğretmenlerin fazladan derslere girmeleri yasak değil, fazladan girdikleri derslerin parasını almaları yasak. Burada da kimse 20-25 saatin üzerine derse girme gibi bir yükü çekmek istemiyor doğal olarak. Bu durumunda bir düzenlemeyle ele alınmasının iyi olacağı kanaatindeyiz. Çünkü egzersizler eğitimin olmazsa olmaz parçalarıdır. Bunların üç-beş lira için öğretmenlere dolaylı yoldan yasaklamak anlamlı gelmemektedir.…

5. Sorun: Türkiye’de bir köyden başka bir köye tayin isteseniz hemen yolluk veriliyor. Yurt dışı görevlerde yolluk diye bir şey yok. Üstelik bizden ailelerimizle birlikte gitmemiz öneriliyor. Adeta kültür elçileri olarak görülüyoruz. Pek çok öğretmen en az 4-5 bin lira verip ya evini taşıdı ya da yeni eşya aldı. Bazıları bu taşınmanın verdiği yükü atmak için en az bir yıl borç harç içinde kalıyor. Ailelerimi getirmemiz öneriliyor ama çoluk çocuğumuzun bilet parasını cebimizden biz ödüyoruz. Yolluk olsa hepsi devlet tarafından karşılanacak ve bize büyük kolaylık olacak. Bu yurt dışı görevlendirmelerin bizce en zor kısmı burası. Çünkü eksiyle başlıyorsunuz göreve…
Çözüm: Bakanlıklararası Ortak Kültür Komisyonunun görevlendirdiği bütün personele mutlaka yolluk verilmeli. Yeni bir ülkede, yeni bir hayat kuruyoruz ve bu oldukça zor oluyor. Altına girdiğimiz mali yük bizi oldukça zorluyor. Her şeyden önemlisi bu mali yük yüzünden öğretmenler çok kötü şartlarda yaşamak zorunda kalıyorlar. Onların görevlerine ekonomik olarak eksiyle başlamamaları için yolluk mutlaka verilmelidir.

6. Sorun: Kira giderleri, pek çok ülkede altından kalkılamayacak kadar önemli bir yekûn tutmaktadır. Bazı ülkelerin kiraları neredeyse alınan maaşların yarısını bulmakta. Kuzey Kıbrıs dışında hiçbir ülkede personele kira yardımı yapılmamaktadır. Dolayısıyla öğretmenler ekonomik olarak oldukça zorlanmaktadırlar.
Çözüm: Aynen Kuzey Kıbrıs’ta olduğu gibi her ülkenin koşullarına göre, verilen ücretten ayrı olarak ortalama bir kira yardımı yapılmalıdır; ya da hepsi için lojman tahsis edilmelidir. Böylelikle ülkeler arasındaki ücret uçurumu da dengelenmiş olur. Bazı ülkelerin kiraları çok düşükken bazıları çok yüksektir. Kira yardımları her ülkenin şartlarına göre olursa denge sağlanmış olabilir. Bu durum temsil görevi içinde önemli bir ölçüt olur. Çünkü kiraların 400-500 dolar olduğu (Kuzey Kıbrıs’ın Başkenti Lefkoşa’da ortalama 300 sterlin) ülkelerde 1500 dolar alan personelin maaşının üçte biri direkt kiraya gitmiş olur. Bu durum her personelin kaldıramayacağı sonuçlar doğurduğundan kabul edilmeyen şeyler yaşanabilir.

7. Sorun: Yurtdışında göreve başlayan personele iki aylık maaşı kadar avans verilip bu maaş dört yada tahsil edilmektedir. Çoğu durumda ne avans miktarı yeterli olmakta ne de 4 aylık kesinti kolaylık sağlamaktadır. Öğretmenler, ev taşıma vize oturum masrafları, eşya bulma, ehliyet çevirme, araba alma, sigorta gibi pek çok masrafla uğraşıyor. Bu masrafların hepsini birden karşılamak çoğu öğretmeni zorlamaktadır.
Çözüm: Öğretmenler verilen avans miktarını artırarak (5 aylık maaş olabilir) geri ödeme süresini 4 aydan en az 10 aya yaymak gerekmektedir. Böylelikle yeni bir ülkede yeni bir yaşam kuran personele oldukça kolaylıklar sağlanmış olur.

8. Sorun: Yurt dışı görev için seçilecek öğretmenler sınavlar için ve görev yerlerine gitmeleri için Ankara’ya çağrılıyorlar. Herhangi bir sınav için başka şehir gitmek zorunda kalan öğretmene bakanlık yolluk ödüyor. Ama yurt dışı görevler için yaptığımız bütün seyahatleri kendi cebimizden ödüyoruz. Bu bizim en doğal hakkımızken neden bu konuda herhangi bir düzenleme veya yardım, yol gösterme yapılmıyor bilmiyoruz.
Çözüm: Yurtdışı görev için yapılan bütün sınavların ve seyahatlerin ücreti karşılanmalıdır. Sözgelimi havaalanından görev yapılacak şehre gitmesi için harcanacak ücret içinde gereklidir ödemeler. Bunlar önünde herhangi bir yasal engelin olmadığı kanısındayız. İlgili birimlerin bizlere yardım etmelerini bekliyoruz.

9. Sorun: Yurtdışı göreve giden öğretmenlerin pek çoğu birden fazla okulda hatta birden fazla şehirde görev yapmaktadır. Bunlarla ilgili mevzuatta yolluk düzenlemesi olduğu halde eşit bir şekilde uygulanmamaktadır. Söz gelimi bu kural Almanya için uygulanırken, Kuzey Kıbrıs’ta mesafeler yakın görüldüğünden uygulanmamaktadır. Halbuki yazılı mevzuata göre farklı şehirlerde görev yapanlara yolluk ödenir.
Çözüm: Birden fazla şehire göreve gönderilen öğretmenlere yollukları düzenli olarak ve istisna yapılmadan ödenmelidir. Kıbrıs gibi toplu ulaşımın olmadığı veya özel aracınla gitmekle aynı bedele gelen yerlerde bir şehirden bir şehire gitmek oldukça masraflıdır. Zaten kendi masraflarımızı zor karşıladığımız bir durumda başka şehirlere görevlendirilenlere yollukları eksiksiz verilmesi zorunluluktur.

Sağlık Güvencesi

1. Sorun: İlgili mevzuatta, sağlık giderleri kurumlarınca karşılanır diyor. Bu hem oldukça meşakkatli bürokrasi gerektiriyor hem de Türkiye şartlarıyla bir olmayan sağlık giderlerinin komik ücretlerle karşılanması sonucunu doğuruyor. Söz gelimi, Türkiye’de karşılığı 60 lira olan bir tedavinin ve ilaçlarının, Avrupa ülkesinde 300 avro olabiliyor. Bu kabul edilemez bir durumdur. Üstelik Türkiye’de sevk kalktığı halde öğretmenlerden sevkli işlem süreci isteniyor. Sevkli işlemlerin yapılmadığı bir ülkede sevkli işlem nasıl yapılabilir ki?
Çözüm: Öğretmenler aynen dışişleri personeli gibi bulundukları ülkelerde sağlık güvencesine sahip olmalıdır. Bu durum özellikle Avrupa’da yaşayan öğretmenlerimiz için geçerlidir. Yurtdışında çalışan personele bulundukları ülkelerde sağlık güvenceli çalışma olanakları sunulmaması öğretmenleri çok zorlamaktadır. Kendi çocuğunu sağlık giderlerinin yüksekliğinden Türkiye’ye getirmek zorunda kalan öğretmenler var. Doğum masrafları bulunulan ülkede karşılanamadığı için 9 aylık hamile eşini Türkiye’ye getirip, zor şartlarda doğum sancıları çekenler var. Bulunduğu ülkede tedavi masrafları yüksek olduğu için tedavilerini ertelemek zorunda olanlar var. Bu örnekleri artırmak mümkün. Bizce Kuzey Kıbrıs’ta dahil (çünkü burada sağlık hizmetlerine ulaşım kolay ve ücretsiz ancak ilaçlara dünyanın parasını ödüyoruz) her ülke için ayrı ayrı çözümler üretip uygulamaya koymak lazım.

Konsolosluk Yardımları

1. Sorun: Bulundukları ülkelerde çeşitli sorunlar yaşayanlar bu sorunlarda konsoloslukların yardımcı olmadığından şikayet etmektedirler. Kendilerini yabancı bir ülkede bir başına gören öğretmenlerimizin olması kabul edilemez. Pek çok ülkede eğitim müşavirlikleri yıllardır boş. Öğretmenler elçiliklerde muhatap bulamamaktan şikâyetçi. Müşavir vekilleri ya kendi işlerinin yoğunluğundan vekilliklerini aldıkları görevi yerine getiremiyorlar ya da konulara tam hakim olamadıklarından çaresiz kalmaktalar.
Çözüm: Konsolosluklar bütün personelin her an yardımında olmalıdır. Eğitim müşavirlikleri boş bırakılmamalı ve vekâletle yürütülmemelidir. Elçilik ve konsolosluklara girişlerde önümüzü korumalar kesmemelidir. Türkiye Cumhuriyeti’nin öğretmenleri olarak, elçilik kapılarında bekletilmek istemiyoruz. Cenazesi olan bir vatandaş yardım için öğretmene geldiğinde elçilikte yetkililere gecenin bir yarısı bile ulaşabilmelidir (Kıbrıs’ta benzeri durumda eğitim müşavirimiz çok yardımcı olmuş, vatandaşa aracı olduğumuz için ayrıca teşekkür etmişti).

2. Sorun: Dışişlerine bağlıyız, konsolosluk veya elçilik nezdinde görevliyiz ancak dışarda çalıştığımız için elçilik görevli kartları veya belgeleri bazı ülkelerde verilmiyor. Hatta normalde elçilik personeli askeri tesislerden yararlanırken, öğretmenler elçilik kimlikleri oldukları halde bu haktan mahrum bırakılıyor. Öğretmenler konsolosluklar tarafından verilecek bir kimlik kartının o kadar çok faydasını görüyor ki bunun bazı ülkelerde verilmemesi hayret vericidir.
Çözüm: Öğretmenlere elçilikler tarafından verilecek kimlik kartları yanında onları dışişleri personelinin yararlandığı haklardan yararlandırmak oldukça kolaylıklar sağlayacaktır.

Yurt İçi Kadroları

1. Sorun: Yurtdışında görevlendirilen öğretmenlerin kadroları illere alınmakta. Böyle olunca genellikle öğretmenler 1. bölgelerde görev yapıyor kabul edilmekte ve her yıla 10 puan verilmekte. Yurda döndüğünde de puanı az olduğundan ya istediği yere atanamamakta ya da taşraya atanmaktadır. Hatta Türkiye’deyken taşra da bulunan bir öğretmen görev yaptığı yerde kalsa daha fazla puan alıp beş yıl sonra istediği yere atanabilecekken, yurt dışına gittiği için puanı kadrosu il merkezinde göründüğünden düşük puanda kalmakta. Beş yıl boyunca çoğu zaman zor koşullarda çalışarak görevini tamamlayan öğretmene, yurda döndüğünde bu hizmetine karşılık hiç puan verilmemesi haksızlık olur.
Çözüm: Yurt dışı görevi yürüten her öğretmen için ülkelere ve şehirlerine göre puan durumu değişerek ek puan verilmelidir. Böylelikle Türkiye’ye döndüklerinde diğer meslektaşlarıyla aynı şartlarda yarışabilir.

2. Sorun: Görevini tamamlayıp ülkesine dönen öğretmenlere iller arası ve il içi atamalarda sorun çıkmaktadır. Atama dönemlerinde yurt dışında görevde olanlara hem başvuruda, hem de göreve başlamada sorunlar çıkmaktadır. Sözgelimi mayıs ayında iller arası atamalar yapılıyorsa başvurmada soruları yaşayabiliyor öğretmenler. Bu sorunları aşarsa, Haziran sonuna kadar görevinden ayrılması istenebiliyor. Temmuz’da ülkesine dönecek öğretmenler için benzer pek çok sorun çıkabilmektedir.
Çözüm: Her atama dönemi için bütün yurt dışı öğretmenlerinin başvuruları kabul edilmeli, bunların Türkiye’deki görev yerlerinden ayrılmaları için en erken 15 Temmuz şart koşulmalıdır. (2012 yılı için iller arası atama klavuzuna böyle bir düzenleme konmuştu.)

3. Sorun: Yurt dışı görevdeyken müdürlük ve müdür yardımcılığı sınavına girme konusunda Milli Eğitim Bakanlığı öğretmenlere kolaylık göstermiştir. Ancak sınavda başarılı olanların müracaatları kabul edilmemektedir. Öğretmenler ikilem içerisinde bırakılmaktadır. Sözgelimi eğitim öğretim yılının tam ortasında müdür yardımcısı olmak için bir öğretmen yurt dışı görevini bırakıp Türkiye’ye dönmek zorunda kalabilmektedir.
Çözüm: Yurtdışı görevinde olanlara aynen sınava girme hakkı tanındığı gibi, müdürlük ve müdür yardımcılıklarına da başvurma hakkı verilmelidir. Hatta bu öğretmenlerin göreve başlama tarihlerini eğitim öğretim yılının sonu olarak vermek gereklidir. Böylelikle dönem ortasında görev yaptığı okulu bırakmak zorunda kalmazlar.

4. Sorun: Müdür yardımcılığı ve Müdürlük görevini yurt dışında yerine getiren öğretmenlerin Türkiye’ye döndüklerinde bu hizmetleri yok sayılmakta bu da Türkiye’deki yönetici atama yönetmeliğinin işleyişinde mağduriyetlere sebep olmaktadır. Yurt dışında A tipi olması gereken bir okulda idareci olarak görev yapan öğretmenlerin yurt içinde herhangi bir tipteki okula idareci olmak için yaptığı müracaatta yurt dışındaki idarecilik görevi dikkate alınmamaktadır.
Çözüm: Yurtdışındaki eğitim kurumlarında yapılan müdürlük ve müdür yardımcılığı, yurt içi görevler içinde geçerli olmalıdır. Hatta bu tür görevleri başarıyla bitirmiş olanlar ayrıca ödüllendirilmesi gerektiğinden, Türkiye’deki müracaatlarında fazladan puan verilmelidir.

Sosyal Haklar
1. Aynen dışişleri personelinde olduğu gibi öğretmenler 5 yılda 3 defa sıla bileti hakkı verilmelidir.
2. Öğretmenlere 30 günlük izin sınırlandırılması kaldırılmalıdır. Çünkü bu uygulama yüzünden öğretmenler boş boş, hiçbir etkinliğe katılmadan gurbette beklemektedir. Bu sınırlama yüzünden yazın tenhalaşan Kıbrıs’ta bir asker bir de öğretmenler kalmakta.
3. Yurt dışında bulunan öğretmenler hiçbir hizmetiçi eğitime müracaat edemiyor. Ya yurtdışı öğretmenleri için ayrı hizmet içi eğitim kursları olsun, ya da hizmetiçi kursları onların ayağına götürülsün.
4. Bir yabancı ülkeye gidenler için uyum kursları ve gelen her öğretmen için önceden gelmişleri aynen stajyer öğretmenlere rehber öğretmen görevlendirir gibi rehber öğretmen görevlendirilmesi gerek.
5. Bulundukları ülkelerde yapacakları kültürel faaliyetler için öncelikle hazırlayıcı kurslar düzenlenmeli, kültürel faaliyetler için öğretmenlere kullanabilecekleri bütçeler verilmeli.
6. Öğretmenlere, kardeş okul vb. uygulamaları için cesaretlendirici ve teşvik edici çalışmalar yapılmalıdır. Çoğu öğretmen nasıl yapacağını bilmiyor.

Sonsöz

Yurtdışında görev yapan öğretmenlerin seçme sürecinin büyük bir oranda temsiliyet niteliklerine uygun öğretmen seçimleriyle sonuçlandığı gözlenmekte. Her biri dikkat ve özenle seçilmiş öğretmenlerin bu temsiliyeti layıkıyla yerine getirmelerini beklemek yetkililerin en doğal hakkıdır.

Yurtdışına gönderilen personelin gerek mali, gerek sağlık ve sosyal haklar olarak tam donanımlı olması biz öğretmenlerin değil, bizleri seçip gönderenlerin gururu olur. Bu nedenle bir öğretmenin sahip olamadığı ya da bürokrasiden kullanamadığı sağlık sigortasından dolayı yabancı ülke vatandaşlarına karşı boynu bükük kalması kabul edilebilir bir durum değildir.

Bir vatandaş olarak ülkemden, ilk defa yurt dışına çıkınca gurur duydum. Pek çok öğretmen de benim gibi hissetmiştir muhtemelen. Bunun için yetkililer hiçbir şey yapmadı aslında, sadece bizleri havaalanından karşılayıp otelimize yerleştirdiler, 4 saat boyunca bizlere geldiğimiz ülkeyle ilgili hem bilgi verdiler hem de yazılı kaynak.

Yabancı bir ülkede sahipsiz olmadığınızı hissetmek kadar güzel bir şey yok. Hele ülkenizin gücü diğer devletler tarafından dikkate alınıyor ve bu sokakta kendi vatandaşına karşı yabancıların saygı ve hayranlıklarını uyandırıyorsa o devlet için övünmeye yeter.
Yukarda yazılanlar ne şımarıklık, ne aç gözlülüktür. Biz biliyoruz ki devletimiz büyüktür, güçlüdür. Biz biliyoruz ki Türkiye Cumhuriyeti ne olursa olsun başımızı öne eğdirmeyecektir.

29.07.2012
Mahir Kılıçoğlu
Güzelyurt/KKTC

En Güncel Sağlık Haberleri için TIKLAYINIZ


www.personelmeb.net

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×




























MEB'de rotasyon yeniden değerlendirilecek
Milli Eğitim Bakanlığı, Rotasyon Yönetmelik Taslağını yeniden değerlendirecek.

Haberi Oku