SİYASETİN ÖĞRETMENLERE ETKİLERİ

1 Kasım genel seçimleri sonuçlandı ve yakında yeni hükumetin kurulması bekleniyor. Açık olmak gerekirse –eğitimciler bazında söylüyorum- Eğitim Bir Sen mensubu olmayan öğretmenlerde bir yeis ve eğitim bir sen mensubu öğretmenlerde bir coşku hâkim.

SİYASETİN ÖĞRETMENLERE ETKİLERİ



 SİYASETİN ÖĞRETMENLERE ETKİLERİ

1 Kasım genel seçimleri sonuçlandı ve yakında yeni hükumetin kurulması bekleniyor. Açık olmak gerekirse –eğitimciler bazında söylüyorum- Eğitim Bir Sen mensubu olmayan öğretmenlerde bir yeis ve eğitim bir sen mensubu öğretmenlerde bir coşku hâkim.

Türkiye belki de 12 Eylül öncesinden sonra ilk kez bu ölçüde siyasal kamplaşma yaşadı. Sosyolojiden de baksanız, siyasetten de baksanız, etnolojiden de her nereden bakarsanız bakın kamplaşma hem kazanan hem de kaybeden için kötüdür. Böylesine kutuplaşan bir toplumda iktidar olmak da zordur muhalif olmak da. Her an teyakkuzda ve patlamaya hazır bir sosyo-psikoloji her türlü riski içinde barındırır.

Makro siyaset üzerine konunun uzmanları kalem oynatacaktır muhakkak. Ben konuyu eğitim camiası açısından ele almak istiyorum. Toplumların önemli dinamikleri vardır. Tamamı lisans mezunu ve ülkenin 17 milyon çocuk ve gencini şekillendiren öğretmen camiası çok önemli bir entelektüel kesimdir. Dolayısıyla bir iç barıştan ve birlikte yaşama kültüründen bahsedeceksek veya böyle bir niyet olursa ilk adım atılması gereken alanlardan biri eğitim camiası olmalıdır.

Eğitimciler arasında fırsat ve imkân eşitliği sağlanır, adil bir görevde yükselme alanı yaratılır, ödüllendirme ve cezalandırmada mutlak eşitlik tesis edilirse birlik ve beraberlik yeniden temin edilebilir.

Şu bilinmelidir ki halk, iktidarları devleti yönetsin ve halka eşit ve iyi hizmet etsin diye seçiyor. Tüm muhalif sesleri susturmak ve muhalifleri tüm devlet teşkilatından bütünüyle uzaklaştırmak demokrasinin ruhuna da anlamına da aykırıdır.

Kuşkusuz katılsak da katılmasak da halkın tercihine saygılı olmak yine demokrasinin en önemli kurallarındandır. O bakımdan ister iktidar ya da destekçisi ister muhalefet ya da muhalif olunsun şu saatten sonra herkesin sorumluluğu büyük.

1- Yeni dönemde MEB, yepyeni bir sayfa açmalıdır ve dünya görüşüne ve sendikasına bakmaksızın tüm öğretmenlerin Bakanlığı olduğunu ispatlamalıdır.

2- Suçun şahsiliği ilkesinden hareket edilmeli ve çeşitli genel suçlamalara ‘paralel’ olarak insanlar kategorize edilip toplu olarak cezalandırılmamalıdır.

3- İktidar partisine oy vermeyen herkes halkın sandığa yansıttığı iradeye saygı duymalı ve kamplaşmayı daha da artırıcı tutum ve davranışlardan kaçınmalıdır.

4- MEB, 700 bin lisans mezunu aydın eğitimci ordusuyla Türkiye Cumhuriyeti’nin birlik beraberliğinin yeniden tesisi için adeta bir ocak olmalıdır.

 

Müstakim KORKMAZ

Personelmebhaber.net


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ahhh - 1 yıl önce
hocam okullar siyaset yuvası oldu müdür ve yardımcıları eğitim bir sen üyesi akp li gibi ögretmenleri fişliyorlar
Avatar
sinan - 1 yıl önce
bu dediğiniz akp hükümetinde mümkün değil müstakim bey! bu safhadan sonra çok çetin bir savaş başlayacaktır iki taraf arasında! çünkü demokrasi değil, terörle korkutma kazandı malesef!