Darbe gecesi kim neredeydi?

FETÖ'nün darbe girişimi sırasında Türk Silahlı Kuvvetlerinin komuta kademesi, darbe yanlısı askerler tarafından rehin tutuldu

Darbe gecesi kim neredeydi?



Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) darbe girişimi sırasında odasına giren askerler tarafından rehin alınan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, kendisine doğrultulan namlular eşliğinde karargahtan çıkartıldı, helikopterle darbe girişiminin merkezi olarak kullanılan Akıncı'daki hava üssüne götürüldü.

FETÖ'nün 15 Temmuz gecesi gerçekleştirdiği darbe girişiminde Türk Silahlı Kuvvetlerin komuta kademesi de silahların gölgesinde zorlu saatler geçirdi.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Akar, darbe girişime katılan askerlerce rehin tutuldu. Helikopterle darbe girişiminin merkezi olarak kullanılan Akıncı'daki 4. Ana Jet Üs Komutanlığına götürülen Akar'ın yaşadıkları, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına şikayetçi sıfatıyla verdiği ifadeye şöyle yansıdı:

16.00 - Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak ve Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ile toplantı yaptı. Toplantıda MİT'ten gelen "Kara Havacılık Okulu'ndan üç helikopter görevlendirilerek bir faaliyetin gerçekleştirildiği" bilgisi değerlendirildi.


- Türkiye hava sahasındaki askeri tüm uçak ve helikopterlerin üslerine dönmesi ve yeni kalkışlara engel olunmasına yönelik emri verdi.

- Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Çolak'a en hızlı ve en etkili tedbirlerin alınmasını emretti.

- Ankara Garnizon Komutanı Korgeneral Metin Gürak'ı arayarak Etimesgut'taki Zırhlı Birlikler Okulu ve Eğitim Tümen Komutanlığına gitmesini söyledi. Hiçbir tankın ve zırhlı aracın birlik dışına çıkmamasına ilişkin talimat verdi.

- Genelkurmay Proje Yönetim Daire Başkanı Tümgeneral Mehmet Dişli, Akar'ın makamına geldi.

- Tümgeneral Dişli, darbe girişiminin başladığını Orgeneral Akar'a, "Komutanım operasyon başlıyor herkesi alacağız, taburlar, tugaylar yola çıktı." ifadeleriyle bildirdi.

- Akar'ın yaveri Yarbay Levent Türkkan, Emir Subay Yardımcısı Serdar yüzbaşı ve özel kuvvetlerde görevli silahlı askerler de odaya girdi. Özel kuvvetlerde görevli askerler oturduğu yerden kalkmaya çalışan Orgeneral Akar'a müdahale etti, eline kelepçe taktı.

- Akar'ın isteği üzerine bileklerindeki plastik kelepçe, komando bıçağıyla kesilerek çıkarıldı.

- Makamındaki televizyondan Boğaziçi Köprüsü'ndeki trafiğin darbe yanlısı askerler tarafından tek yönlü kapatıldığını gördü.

- Orgeneral Akar, darbe girişimine katılan subaylar tarafından makam odasından çıkarıldı. Tam teçhizatlı askerler eşliğinde karargah binasından ayrıldı.

- Akar, Genelkurmay Başkanlığı karargahındaki Atatürk heykelinin yanına inen helikoptere bindirildi.

- Genelkurmay Başkanı Orgeneral Akar'ı taşıyan helikopter, Akıncı'daki 4. Ana Jet Üs Komutanlığına indi. Helikopterde, tam teçhizatlı askerlerle Tümgeneral Dişli de yer aldı.

- Helikopterin indiği alandan minibüse bindirilen Akar, karargah binasına götürüldü.

- Üs Komutanı odasına götürülen Akar, burada Tümgeneral Kubilay Selçuk tarafından karşılandı. Odaya bir ara sivil kıyafetleriyle eski Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Akın Öztürk girdi. İlerleyen dakikalarda odaya girenler arasında bulunan Tuğamiral Ömer Harmancık, darbe bildirisini imzaladıktan sonra kamera karşında okumasını istedi. Orgeneral Akar, teklifi "şiddet ve hiddetle" reddetti.

- Orgeneral Akar, darbe girişimi kapsamında yaşananları tutulduğu odadaki televizyondan takip etti. Bir süre sonra kapatılan televizyon, 2-3 saat sonda tekrar açıldığında, TBMM ve emniyet binalarının vurulduğuna dair haberleri gördü. Akar, karargah binasında tutulmaya devam etti.

- Akar, kara birliklerinin kışlalarına dönmeleri ve uçakların indirilmesine yönelik istediğini odadaki Tümgeneral Dişli ve Selçuk'a iletti.

09.00 - Orgeneral Akar, Başbakan Binali Yıldırım veya 12. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile görüştürülmesine yönelik talebini darbe girişime katılan odadaki generallere iletti.

- Akar, Başbakan Yıldırım ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan ile görüştürüldü. Orgeneral Akar, görüşmelerinde, "Hiçbir pazarlık söz konusu olmayacak. Askeri savcı, cumhuriyet savcısı, polis ve inzibata teslim olacak." ifadelerini kullandı.

- Genelkurmay Başkanı Orgeneral Akar, için bir askeri helikopter hazırlatıldı.

- Eski Hava Kuvvetleri Komutanı Öztürk, Akar'a, gelme teklifinde bulundu. Gece boyunca yaşadığı izlenimler kapsamında bu isteği kabul etmeyen Orgeneral Akar, "Sen burada kal, kızının evi burada." dedi.

- Orgeneral Akar, askeri helikopterle Çankaya Köşkü'ne gitti. Helikopterde, Tümgeneral Dişli de yer aldı.

Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) darbe girişimi sırasında karargahta alıkonulan, yere yatırılarak elleri kelepçelenen Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak, üzerine doğrultulan silahlar eşliğinde rehin tutulduğu Akıncı'daki hava üssüne götürüldü.

FETÖ'nün 15 Temmuz gecesi gerçekleştirdiği darbe girişiminde Türk Silahlı Kuvvetleri komuta kademesi de silahların gölgesinde zorlu saatler geçirdi.

Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Çolak, FETÖ'nün darbe girişimi sırasında mağdur sıfatıyla verdiği ifadesinde, o gece yaşadıklarını detaylarıyla anlattı. Çolak'ın ifadesine göre, darbe girişiminin olduğu gece şunları yaşadı:

- Genelkurmay Başkanı Emir Subayı Yarbay Levent Türkkan telefonla aradı. "Komutanım, Genelkurmay Başkanımız sizi ve özellikle Kurmay Başkanımız İhsan Uyar'ı karargaha bekliyor." dedi.

- Makam aracına binerek Kara Kuvvetleri Komutanlığı karargahından ayrıldı.

- Genelkurmay güney nizamiyesinde yerde yatanların olduğunun görülmesi üzerine araç, emir subayı tarafından Kara Harp Okulu nizamiyesine doğru yönlendirildi.

- Nizamiyenin orada beklerken Genelkurmay Başkanlığı karargahına Milli Savunma Bakanlığı nizamiyesinden girilmesi talimatı verdi.

- Makam otomobili, Milli Savunma Bakanlığının giriş kapısından Genelkurmay Başkanlığı karargahına girdi.

- Araç karargahın giriş kapısına yanaştı. Kural gereği koruma araçları 50 metre geride durdu.

- Makam aracından indi, yoğun silah seslerini duydu. Bu sırada Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ın Özel Kalem Müdürü Kurmay Albay Ramazan Gözel, kendisine seslendi.

- "Komutanım süratle içeri girin." denilmesi üzerine koşarak karargaha girdi.

- Özel Kuvvetler Komutanlığında görevli kendisini ve beraberindeki Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanı Orgeneral İhsan Uyar'ı yere yatırdı.

- Olaya müdahale etmek isteyen kendisinin Koruma Müdürü Binbaşı Burak Akın ile Koruma Astsubayı Başçavuş Bülent Aydın engellendi. Aydın, darbe girişiminde bulunan askerler tarafından şehit edildi.

- Elleri arkadan kelepçelendi, Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Yaşar Güler'in makamına çıkarıldı.

- Odaya giren bazı askerler gözlerini bağladı, elleri ve ayaklarını kelepçeledi.

- Genelkurmay Başkanlığı karargahına indirilen helikopterle Akıncı'daki 4. Ana Jet Üs Komutanlığına götürüldü.

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında İstanbul'da davetli olduğu düğüne gelen askerler tarafından alınan Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal, önce helikopterle Sabiha Gökçen Havalimanı'na oradan askeri uçakla Akıncı'daki 4. Ana Jet Üs Komutanlığına götürüldü. Ünal, kapıda silahlı askerlerin bulunduğu bir odada uzun saatler alıkonuldu.

FETÖ'nün 15 Temmuz gecesi gerçekleştirdiği darbe girişiminde Türk Silahlı Kuvvetlerin komuta kademesi de silahların gölgesinde zorlu saatler geçirdi.

Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal, mağdur sıfatıyla Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığında verdiği ifadede, FETÖ'nin darbe girişimi sırasında yaşadıklarını anlattı. Ünal'ın ifadesine göre o gece şunlar yaşandı:

19.30 - Korgeneral Mehmet Şanver'in kızının İstanbul Deniz Kulübündeki düğününe katıldı.

21.30 - Telefonla konuştuğu eşi, Genelkurmay'da görevli Hava Korgeneral Fikret Erbilgin'in gözaltına alındığını belirtti.

- Bunun üzerine Ankara'da görevine vekil olarak bıraktığı Tümgeneral Cevat Yazgılı'yı aradı.

- Telefonda jetlerin sesini duydu, Tümgeneral Yazgılı'ya ne olduğunu sordu, "Bilmiyorum." yanıtını aldı.

- Yazgılı'ya Hava Kuvvetleri Komutanlığı Harekat Merkezi'ne giderek duruma el koymasını emretti, ardından Akıncı'daki 4. Ana Jet Üs Komutanı Tuğgeneral Hakan Evrim'i aradı.

- Jetlere ilişkin bilgi istediği Tuğgeneral Evrim, "Görevi ben verdim, mecburdum." karşılığını verdi.

- Birkaç kez aradığı Tuğgeneral Yazgılı'ya ulaşamadı.

- Bunun üzerine damadı Akıncı'daki 141. Filo Komutanı Hakan Karakuş olan eski Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Akın Öztürk' aradı ona da ulaşamadı. Şanver'in ulaşması üzerine Öztürk ile konuştu.

- Öztürk'ten duruma ilişkin bilgi istedi, "Sadece gece uçuşu olduğunu zannediyorum, ben bir araştırayım." karşılığını aldı.

- Düğünde bulunan üs komutanlarını topladı, üslerini arayıp bilgi almalarını emretti.

- Diyarbakır'daki 8. Ana Jet Üs Komutanlığından altı F-16'nın uçuşa hazır olduğunun tespiti üzerine üs komutanlığını aradı. Verdiği "uçuşları durdurun" emrine karşı gelindi.

- İncirlik'teki 10. Tanker Üs Komutanlığından iki tanker uçağın kalktığını öğrenmesi üzerine üs komutanını aradı. Tuğgeneral Bekir Ercan Van, telefonlarına çıkmadı.

- Hava Kuvvetleri Komutanlığı Harekat Merkezinden darbe girişimini destekleyici emirlerin verildiğini tespiti üzerine aralarında Yazgılı'nın da bulunduğu subaylara merkezin kör edilmesi talimatı verdi. Yani elektriklerin, bilgisayar sistemleri ve telefonların kesilmesini emretti.

- Eskişehir'deki hava harekat merkezini aradı, Ankara'daki merkezden gelen emirlerin yasa dışı olduğuna ilişkin birliklere emir göndertti. "Ben emir vermediğim sürece hiçbir uçak uçmayacak." diye talimat verdi.

- Düğünün yapıldığı yerde kendilerine gösterilen bir odada 17 generalle toplantı yaptı.

23.30 - Bulundukları odaya Ankara'da bıraktığı korumalarını kamuflajlı ve silahlı olarak gördü. "Kendisini korumaya geldiklerini" belirten korumalara böyle bir emrinin olmadığını vurguladı.

24.00 - Tam teçhizatlı 10 kişilik grup havaya ateş ederek bulundukları salona geldi. Kendisini teslim alan grup, helikoptere yöneldi.

- Helikopterle Sabiha Gökçen Havalimanına götürüldü.

- Burada bekleyen CN 235 CASA tipi uçakla Akıncı'daki 4. Ana Jet Üs Komutanlığına nakliye edildi.

02.00 - Bulunduğu uçak, üs komutanlığına indi. Buradan minibüsle 141. Filo Komutanlığına götürüldü.

- Önceden hazırlanan bir odaya konuldu. Kilitlenen odanın önünde silahlı askerler bekledi.

12.00 - Uzun süredir alıkonulduğu odaya eski Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Akın Öztürk girdi. Olaylara ilişkin konuşan Öztürk daha sonra odadan ayrıldı.

15.30 - Yeniden odaya giren Öztürk, çıkabileceğini belirtti.

- Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ile görüştü. Tutuldukları misafirhane güvenlik görevlilerinin kalmadığını görünce odalara girerek elleri kelepçeli, gözleri bağlı generalleri çözdü.

- Daha sonra Hava Kuvvetleri Komutanlığı karargahına gitti.

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında 8 yıldır yanında görevli olan emir subayı tarafından alınan, el ve ayakları kelepçelenen Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Galip Mendi, geceyi silahlı askerlerin kontrolünde "sorgu merkezi" yazan, camları olmayan bir odada geçirdi.

FETÖ'nün 15 Temmuz gecesi gerçekleştirdiği darbe girişiminde Türk Silahlı Kuvvetleri komuta kademesi de silahların gölgesinde zorlu saatler geçirdi.

Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Mendi katıldığı bir düğünden emir subayı tarafından alındı. Makam otomobiline binen Konya Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Timurcan Ermiş'in kendisine doğrulttuğu silahla Akıncı'ya giden Mendi'nin elleri ve ayakları kelepçelendi, gözleri bağlandı. Mendi'nin FETÖ'nün darbe girişi sırasında yaşadıkları, Batı Adliyesi savcılarına şikayetçi sıfatıyla verdiği ifadeye şöyle yansıdı:

- Bir tümgeneralin kızının düğününe katılmak üzere Gazi Orduevi'ne gitti.

21.00 - Yanına gelen emir subayı "Genelkurmay nizamiyesinde çatışma çıktığını" söyledi.

- Düğün salonundan çıktı, Jandarma Genel Komutanlığı Harekat Merkezi'ni aradı.

- Telefon cevap vermeyince Jandarma Genel Komutanlığı Harekat Başkanı Arif Çetin'i aradı, durumu açıklığa kavuşturması için karargaha gitmesini emretti.

- Orduevine gelen emir subayı Yarbay Murat Yıldız, Genelkurmay 2. Başkanı'nın kendisini Genelkurmay Karargahı'nda beklediğini belirtti.

- Makam aracına oturduktan sonra Konya Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Timurcan Ermiş üzerinde eğitim elbiseleri ve tabancasıyla arabaya bindi.

- Makam otomobilinin Akıncı'daki hava üssüne doğru hareket etmesi üzerine Tuğgeneral Ermiş ve emir subayı Yıldız'a tepki gösterdi.

- Tuğgeneral Ermiş belindeki tabancayı çıkartarak kendisine doğrulttu. Yol boyunca silahın namlusu üzerine çevrili durdu.

- Koruma ekibi de yol boyunca makam aracını takip etti.

- 4. Ana Jet Üs Komutanlığında 25-30 kişilik ellerinde tabanca olan askerler tarafından karşılandı.

- Burada üzerine "sorgu merkezi" yazan, müstakil bir binada camları olmayan odaya alındı.

- Burada tutulurken üzerlerinde pilot tulumu olan silahlı bir üsteğmen ile iki teğmen sürekli yanında durdu.

- Daha sonra başlarında bir yüzbaşının da bulunduğu 7 kişi odaya girerek, "tutuklandığını" söyledi. Askerler ellerine ve ayaklarına plastik kelepçe taktı, gözlerini kapatmak için başına siyah bere geçirdiler.

- Belli bir süre sonra yanına biri daha getirildi. Sesinden Kara Kuvvetleri EDOK Komutanı Orgeneral Kamil Başoğlu olduğunu anladı.

- Sabaha kadar odada tutuldu, zaman zaman Başoğlu ile konuştu.

09.00 - Odada Orgeneral Başoğlu ve kendisinden başka kimsenin olmadığını anlayınca yüzlerini kapatan bereyi çıkardı.

- Odaya sivil giyimli iki kişi girdi. Talebi üzerine bu kişiler tarafından tuvalete götürüldükten sonra yeniden odaya getirildi.

- Koruma astsubayı odaya gelerek kendisini ve Orgeneral Başoğlu'nu çıkarttı. Koşarak kendilerini üsse getiren arabaya bindiler.

- Koruma astsubayının kullandığı araçla hareket ettiler. Astsubay bu sırada telefon ettiği bir korumaya "Sancağı aldım, dışarı çıkmak için hareket ettim" dedi.

- Üsten çıkışlarında yol güvenliğini tutan polisler aracı durdurdu. Kimliğini öğrenen polisler tarafından Kazan Emniyet Müdürlüğüne götürüldü.

- Başbakanlık'ta bulunan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ile telefonla görüştü.

- Eve gidip üniformasını giydikten sonra Jandarma Genel Komutanlığına gitti.

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında odasına giren silahlı askerler tarafından yere yatırılarak kelepçelenen Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, bindirildiği araçla çatışmanın ortasında kaldı. Akıncı'daki üs komutanlığındaki karanlık bir odada kelepçeli bir şekilde bekletilen Güler, Özel Kuvvetler Komutanlığına bağlı askerler tarafından üsten çıkarıldı.

FETÖ'nün 15 Temmuz gecesi gerçekleştirdiği darbe girişiminde Türk Silahlı Kuvvetleri komuta kademesi de silahların gölgesinde zorlu saatler geçirdi.

Odasına giren askerler tarafından yere yatırılan, bindirildiği araçta silahlı çatışmanın ortasında kalan Orgeneral Güler, şikayetçi sıfatıyla verdiği savcılık ifadesine göre şunları yaşadı:

21.15 - Genelkurmay Başkanlığı Karargahındaki makam odasının kapısı çaldı.

- Bir anda odaya giren silahlı 10 asker yere yatması için bağırdı.

- Askerlerden birini ittirdi. Bunun üzerine diğerleri üzerine çullanarak yüzükoyun yere yatırdı.

- Elleri kelepçelendi. Emir subayı Mehmet Akkurt, alayca bir ifadeyle "Komutanım merak etmeyin bu bir tatbikat." dedi.

- Yüzünü bere ile kapattılar. Yerde sürükleyerek önce koridora çıkarıldı ardından üç kat aşağı götürüldü.

- Karargahın kapısında bekletilen araca bindirildi.

- Araç nizamiyeye doğru geldiğinde araçtan inen Akkurt, kapının açılması talimatını verdi. Kapı açılmayınca ateş etti, çatışma çıktı.

- Bulunduğu araca mermi isabet etti. Sürüklenerek araçtan indirildi, başka bir araca bindirildi.

- Araç karargah içinde dolaştıktan sonra bir binanın önünde durdu. Araçtan indirilerek bir odaya konuldu.

- Bir süre tutulduğu odadan çıkartıldı. Tam binadan çıkartılırken yeniden aynı odaya indirildi.

- Bir süre sonra odadan çıkarıldı. Bina dışındaki bir araçla karargahın olduğu alana inen helikopterin yanına getirildi. Darbe girişimine katılan askerler tarafından helikoptere bindirildi.

- Helikopter 4. Ana Jet Üs Komutanlığına indi. Burada bir araca bindirilerek bir binaya götürüldü.

- Karanlık bir odaya konuldu. İki silahlı asker başında bekledi.

- Daha sonra odaya giren üçüncü bir asker ayaklarına da plastik kelepçe taktı. Başındaki bereyi çıkartarak bir bezle gözleri bağlandı.

- İlerleyen saatlerde odaya giren eski Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Akın Öztürk, "Ya Yaşar sen burada ne geziyorsun? Senin Burada olduğundan hiç haberim yok." ifadesini kullandı.

- Öztürk, gözlerini bağlayan bezi açtı. Dışarıda bekleyen askerden istediği maket bıçağıyla el ve ayaklarındaki kelepçeleri kesti.

- Öztürk'ün emri üzerine odaya su, çay ve çerez getirildi, eşine telefon edilerek durumunun iyi olduğuna ilişkin bilgi verildi.

11.15 - Akın Öztürk odadan ayrılmasının ardından yalnız kaldı.

- Dışarıda silahlı bir askerin beklediği odada tutulmaya devam etti.

15.30 - Odadaki askeri telefondan ikametgahını aradı. Çıkan görevliye Özel Kuvvetler Komutanı Tümgeneral Zekai Aksakallı'ya ulaşmasını numarasını söylediği odadaki telefonu aratmasını söyledi.

- Tümgeneral Aksakallı ile telefonda konuştu. Tutulduğu yeri söyleyerek kurtarmasını emretti.

- Akın Öztürk tekrar odaya girdi. Kendisinin arandığına dair haberleri belirterek bilgisi olup olmadığını sordu. Aldığı olumsuz yanıtın ardından odadan ayrıldı.

18.30 - Özel Kuvvetler Komutanlığından bir ekip odaya girerek, "Komutanım seni götürmeye hazırız." dediler.

- Odaya gelen Öztürk, "Siz giderken Ankara'ya sizinle geleyim." dedi.

- Araçla üsteki 141. Filo Komutanlığına geçildi.

- Burada aralarında Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal'ın da bulunduğu 7-8 generali ellerindeki ve ayaklarındaki kelepçeleri keserek kurtardılar.

- Bina dışındaki 4 araca binerek beraberindekilerle Akıncı'daki üsten ayrıldı.

- Akın Öztürk'ü Hava Kuvvetleri Komutanlığı karargahına bıraktı.

19.15 - Evine döndü.

Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) darbe girişimine, 12. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın başyaveri Albay Ali Yazıcı ile Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ın yaveri Yarbay Levent Türkkan'ın da destek olduğu iddia edildi. Türk Silahlı Kuvvetlerinin başkomutanı ile "birinci başkanının" en yakınlarındaki isimlerin "ihanet gecesine" katkı sağladıkları kaydedildi.

FETÖ'nün 15 Temmuz gecesi gerçekleştirdiği darbe girişiminde, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) komuta kademesi, silahların gölgesinde zorlu saatler geçirdi. Darbe girişimine katılan askerler, TSK'nın başkomutanı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı da alıkoymayı hedefledi. Buna yönelik hain plana, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başyaveri Albay Yazıcı'nın da katkı sağladığı öne sürüldü.

Darbe girişimine yönelik soruşturma kapsamında tutuklanan Yazıcı, savcılıktaki ifadesine göre, o gece şunları yaşadı:

11.30 - Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alay Komutanı Albay Kutsi Barış ile komutanlığın sosyal tesislerinde kahvaltı etti.

- Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın nerede tatil yaptığını soran Barış'a, Marmaris'teki otelin adını söyledi.

12.30 - Evine geçerek bir süre istirahat etti. Ardından Antalya'ya yapacağı yolculuk için hazırlanmaya başladı.

16.30 - Kendisine tahsis edilen araçla evinden ayrıldı. Muhafız Alayı'nın kapısında yarbay ve adının Emin olduğunu belirten bir kişi, Antalya'ya gideceğini belirterek otomobile binmek istedi.

- Söz konusu kişinin de bulunduğu araç nizamiyeden ayrıldı.

21.30 - Afyonkarahisar civarında olduğu sırada Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Fahri Kasırga telefon ederek bazı haberler duyduğunu ve neler yaşandığını sordu. "Araştırayım." diyerek telefonu kapattı.

- Arayan başdanışman Davut Kavranoğlu'nun benzer sorusuna da aynı yanıtı verdi.

- Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ın yaveri Yarbay Levent Türkkan'ı aradı, ulaşamadı.

23.00 - Cumhurbaşkanlığı Protokol Şubeden telefon geldiğini, "Durumun karışık olduğu, bu nedenle Antalya'ya gelmesinin anlamının kalmadığı"nın kendisine iletildiğini ileri sürdü.

- İzmir istikametine döndü. Araçtaki Yarbay Emin'in "İzmir Çiğli'deki 2. Hava Üs Komutanlığı'na gidelim." teklifi üzerine oraya yöneldi.

01.30 - Üs komutanlığına giriş yaptı.

- Geceyi orada geçirdi, televizyondan darbe girişimine ilişkin görüntüleri izledi.

07.30 - Üs komutanlığından Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bulunduğu İstanbul'a doğru yola çıktı.

- Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı Nadir Alparslan'ın telefonu üzerine Ankara'ya gitti.

22.30 - Ankara'daki lojmanına geldi, ardından Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne gitti.

- Orgeneral Akar'ın yaveri Türkkan

Soruşturma kapsamında tutuklanan ve "Ben paralel yapı üyesiyim." diyerek itirafta bulunan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Akar'ın Yaveri Yarbay Türkkan'ın ifadesine göre, darbe girişimin olduğu gece karargahta şunları yaşadı:

- 14 Temmuz saat 10.00'da Genelkurmay Başkanı Orgeneral Akar'ın danışmanı Kurmay Albay Orhan Yıkılkan'dan "darbe planlandığını" öğrendi.

- Kendisine verilen Akar'ı etkisiz hale getirme görevini, koruma ekibinde bulunan diğer askerlere teker teker aktardı.

- Darbe girişiminin başladığı gün Albay Yıkılkan ile Genelkurmay Proje Yönetim Başkanı Tümgeneral Mehmet Dişli'nin odasına gitti.

- Burada darbe girişimine ilişkin konular ele alındı.

21.00 - Akar'ın odasında olduğu saatlerde karargahta görevdeydi.

- Özel Kuvvetler Komutanlığında görevli silahlı 20 asker karargaha geldi.

- Tümgeneral Dişli, Orgeneral Akar'ın odasına girdi. 5 dakika sonra içeriden çıkarak kendilerine odaya girmeleri talimatını verdi.

- Elinde tabanca yanında askerlerle odaya girdi. Orgeneral Akar'a silah doğrulttu.

- Akar'ın karargahtan çıkarılmasının ardından orada kaldı, makamın emniyetini aldı.

- Darbe girişimi sırasında yaşananları makam odasındaki televizyondan takip etti.

- Tümgeneral Dişli'nin talimatı üzerine Akar'ın eşi Şule Akar'ı aradı, Komutan'ın iyi olduğunu aktardı.

09.00 - Darbe girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması üzerine diğer askerlerle teslim oldu.

Tutuklanan Tümgeneral Mehmet Dişli ise ifadesinde FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin üzerine atılan suçlamaları kabul etmediğini belirtti.

Dişli, "Bana, 'Sana güvenir sen ikna edersin yoksa ikinizi de paketleyip götüreceğiz.' dediler. Bana uçakların havada olduğunu, sıkıyönetim emrinin yayımlandığını söylediler. Bütün komutanların bunun içinde olduğunu söylediler. 'Olmayanları şu anda alıyoruz. Zaten tutuklanıyorlar.' dediler. Beni Komutan'ın (Orgeneral Akar) odasına soktular." ifadelerini kullandı.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.