DERS KİTAPLARI VE KILAVUZ KİTAPLARI ÜZERİNE BAZI TAHLİLLER -2-

DERS KİTAPLARI VE KILAVUZ KİTAPLARI ÜZERİNE BAZI TAHLİLLER -2-

DERS KİTAPLARI VE KILAVUZ KİTAPLARI ÜZERİNE BAZI TAHLİLLER -2-



MÖ. 3000 yıllarında Sümer ve Asur tabletlerine yazılmasıyla başladı ders kitaplarının ilk yolculuğu. Deri ve ağaç kabuğuna yazılan yazılardan sonra Mısırlıların, papirüs adını verdikleri bez ve hasır gibi nesnelerin üzerine nakşedildi yazılar. Ardından Romalıların kullandıkları parşömenler bu yolculuğun modern kitaba ulaşmasındaki bir diğer aşamaydı. Bugün ise 1. ve 2. hamur kâğıtlara ya da renkli kuşeli kaliteli kâğıtlara sair bütün kitaplar basılabilmektedir. Aslında bütün bu serüveninde ötesinde Hazreti Âdeme gönderilen suhuf kitabın ilk doğuş kaynağıydı. İnsanları doğru yola sevk eden bir doğuştu bu. Peygamberimize gelen ilk emir de okuydu. “Okumak” geniş bir anlam ifade etse de özünde indirilen kitap ve ondan bir ders, bir mesaj vardı. Dolayısıyla kitap şekil olarak farklı bir oluşum geçirse de onun asıl hamuru insanlığa insanlığını hatırlatmaktı. Ve bu yüzdendi kalem ve kağıdın kadim oluşu…

Eğitimde teknolojinin kullanılması bir realite olsa da ders kitaplarının yerine sadece bilgisayarları ya da tabletleri ikame etmek öğrenciyle kitap arasındaki duygusal bağı koparmak demektir. Ders kitapları, eğitim sistemi açısından başta ABD olmak üzere Uzakdoğu da, Avrupa da ve ülkemizde de öğreticiden sonra en eski bir kaynaktır.

 “Ders kitabı tüm modern araç-gereçlere rağmen öğretmenin vazgeçemediği bir öğretim materyalidir. Bu materyalin öğrenme-öğretime ortamına katkıda bulunabilmesi için birtakım niteliklere sahip olması gerekmektedir.” (Albert Laborre,1994: 12),

 

Ders kitapları eğitim-öğretim ortamının gizli kahramanları gibidirler. Eğitim-öğretim ortamını onlar belirler, öğretilecek materyal çoğunlukla onlarla sınırlıdır. Buna rağmen onlardan sadece sıradan kâğıt tomarları olarak bahsedilir. Oysa çocuklarımızın zihinsel tasarımının oluşumundan, okuma alışkanlığı kazanmamıza kadar birçok yaşamsal fonksiyon onlarla biçimlenir (Yapıcı, 2003: 2)

 

Etkili bir ders kitabı öğrencinin kendi kendine öğrenmesi için fırsatlar sunabilmelidir. Bu tür bir kitap öğrenciyi motive eder. Kitap, soyut bilgileri az, olabildiğince somut, zevkli, ilgi çekici olmalıdır. Örnekler, örnek olaylar, renkli, resimli problemler, bilmeceler, araştırma ve projeler, alıştırma ve tekrarlar, izleme testleri içermelidir (Halis, 2002: 51)

“Ders kitabı, bir eğitim programında yer alan hedef, içerik, öğretme öğrenme süreci ile ölçme değerlendirme boyutlarına uygun olarak hazırlanmış ve öğrenme amaçlı kullanılan basılı bir öğretim materyalidir” (Demirel ve Kıroğlu, 2005: 9).

“Ders kitapları hazırlanırken bunlarda sanat gayesinden uzak, edebî zevk vermenin yanında, millî, manevî, ahlaki, birtakım kültürel değerlerin yoğun olarak işlendiği metinlerden oluşan kitaplar hazırlanması, gelecek nesillerin kendi millî benliğini, millî gurunu, tarihini, kültürünü benimsemesi, özümsemesi açısından büyük önem taşımaktadır.” (Bulut, 2012: 22)

Ülkemizdeki her kademedeki öğretim programlarına göre hazırlanan ders kitaplarını ve kılavuz kitaplarını düşündüğümüzde hepsini bir yazıda değerlendirmek sanırım oldukça güç. Okulöncesi programı ve kılavuzunu bir tarafa bırakacak olursak, sınıflara göre değişiklik arz etse de ilkokulda ve ortaokulda yaklaşık 17 zorunlu ve 16 seçmeli ders, imam hatip ortaokullarında ise 17 zorunlu, 21 seçmeli ders, yine Anadolu ve Fen liseleri gibi farklı liselerde de yaklaşık olarak 16 zorunlu, 40 seçmeli dersi bulunmaktadır. Bu derslerle ilgili birçok akademisyenler, eğitimciler, kendi branş ya da uzmanlık alanlarına göre örneklem yoluyla içerik analizlerini, deneysel çalışmalarını ve araştırmalarını nesnellikle birlikte sistemik açıdan değerlendirip genel bir çıkarımda bulunmuşlardır. Ben bu çalışmamda ders kitapları ve kılavuz kitapları üzerine genel bir tahlil ve münakaşa yaparak sonuca varmak niyetindeyim.

 

Dünyadaki bütün ülkelerde ders kitapları yadsınamaz derecede önemli. Yapılan bir araştırmada[1] “Japonya’da, ders kitaplarının öğretim için en temel kaynak olduğu belirtilmektedir. Amerika Birleşik Devletleri’nde öğrenciler sınıfta geçen zamanlarının yaklaşık yüzde 80’ini ders kitapları ve ders kitaplarıyla ilgili etkinliklere harcamaktadır. Avrupa Birliğinde ise ders kitapları büyük çoğunlukla ticari firmalar tarafından yayınlanır. Yayına hazırlama ve yazma işleri genellikle öğretmenler, okul yöneticileri, müfettişler ve eğitim uzmanı yazarlar tarafından yapılmaktadır. Bununla birlikte bazı ülkelerde, yetkililer ders kitaplarının yayımı üzerinde çok ciddi bir kontrol mekanizması oluşturmaktadır.”

Davranışçı ekolün izlerini taşıyan eski ders kitaplarımız, biçimsel ve içerikçe çok zengin değillerdi. "Ne? Ne zaman? Nerede? Nasıl? Neden? Kim?” (5 N 1 K)  sorularından yoksun, öğrencilerin eleştirel becerilerinin gelişimine yeterince katkı sunmayan,  çocuklarımızın daha çok bilgi düzeylerini ölçen bir kitap hüviyetindeydi. Bu kitaplar, Benjamin Bloom’un “ Eğitsel Hedeflerin Taksonomisi”nde ki bilişsel düzey piramidinin en altındaki bilgi düzeyinde kalmış, yerine göre ezberletilmiş, kavrama, uygulama, analiz, sentez, değerlendirme gibi becerilere ise yeterince yer verilmemişti. Fakat 2005 yılından itibaren uygulanan Yapılandırmacı eğitimle birlikte ders kitapları biçimsel ve içerik açısından önemli değişikler göstermiştir. Özellikle çalışma kitaplarında bilginin kavrama dönüştürülmesi yönünde özetleme, yorumlama, karşılaştırma, dönüştürme, tahmin etme, kanıtlama, açıklama, öğrenilen bilgileri başka bir yere transfer etme gibi birtakım becerileri geliştirecek etkinlikler bulunmaktadır. Bununla birlikte analiz ve sentez yapabilecekleri etkinlik örnekleri de oldukça fazladır. Böyle bir ders ve çalışma kitapları öğrenciyi hem sınıf içinde, hem de sınıf dışında aktif bir pozisyona getirmiş aynı zamanda öğretmene de anlatacağı konuları sistematik bir yapı içerisinde anlatma olanağı sunmuştur.

 

Eğitim açısından hayati bir öneme sahip olan ders kitapları 2003-2004- öğretim yılında ilköğretim, 2006-2007 yıllarında ise ortaöğretim kurumlarında ücretsiz dağıtılmaya başlanmıştır. Ne yazık ki bu uygulamanın siyasi maksatlarla bazı kesimler tarafından kaynak israfı bahanesiyle acımasızca eleştirildiğini görmekteyiz. Ders kitaplarının ücretsiz olmasını eleştirenler dünyaya baktıklarında görecekler ki, birçok ülkede ders kitapları ücretsiz olarak dağıtılmaktadır.

Birkaç misal vermek gerekirse, “Avusturya’da zorunlu eğitim çağındaki öğrenciler ve ortaöğretim seviyesindeki öğrencilerde ders kitaplarını ücretsiz olarak edinebilmektedirler. Yunanistan’da Özerk bir yapısı olan “Ders Kitabı Yayım Kuruluşu (OEDV)” ise okul ders kitapları ve diğer eğitimsel kitapların basımından ve bunların okullara ücretsiz olarak dağıtılmasından sorumludur. Ders kitapları üniversiteler de dâhil olmak üzere eğitimin tüm kademelerinde ücretsiz olarak dağıtılmaktadır. Özel okullarda okuyan öğrencilerinde ders kitapları devlet tarafından ücretsiz olarak temin edilmektedir. Bulgaristan’da Temel eğitim seviyesinde ders kitapları ücretsizdir ve okulda dağıtılır.” (Bayrakçı: 2005). Ve daha başka ülkelerde de ücretsiz kitap dağıtımı yapılmaktadır.

Aslında bizim ülkemizde de ders kitaplarının ücretsiz dağıtılmasının serüveni çok eskiye dayanmaktadır. 1943 yılında gerçekleştirilen İkinci Millî Eğitim Şurasında ise gerek ilkokul, gerek ortaokul ders kitaplarının çok yetersiz olduğu konusu üzerinde önemle durulmuş, öğretmenlere yardımcı ve kılavuz kitaplar sağlanması, okuma kitaplarının çekici ve yararlı hâle getirilmesi önerilmiştir. Cumhuriyetten günümüze kadar ülkemizde kurulan hükümetlerin programlarında ders kitapları konusu yer almıştır. Hükümet programlarında ders kitaplarının yenilenmesi, tek kitap düzeni uygulanması, ders kitapları ile ilgili ticari istismarlara son verilmesi ve ders kitaplarının ücretsiz olarak öğrencilere dağıtılması gibi konular yer almıştır.[2]

Millî Eğitim Bakanlığı Ders Kitapları Ve Eğitim Araçları Yönetmeliğinin 6. Maddesi ders kitaplarında olması gereken niteliklerinden, 8. Maddesi ders kitaplarının hazırlanmasında içerik; dil, anlatım ve üslup; öğrenme, öğretme, ölçme ve değerlendirme; teknik, tasarım ve sınıfların bulunduğu kademeye göre yazı puntolarının nasıl olması gerektiğine kadar hangi hususlara dikkat edilmesi gerektiğinden, 9. Maddesi öğrenci çalışma kitabından, 10. Maddesi ise öğretmen kılavuz kitabının hazırlanmasından bahsetmektedir.  Ders kitabı ile ilgili bazı hususları değerlendirecek olursak;

 

Ders kitapları hem biçimsel hem de içerik açısından ilgi uyandırmalıdır.

Biçimsel açıdan ders kitaplarının ön ve arka kapağı, sırtı, iç yaprakları ve baskı kalitesi iyi olmalı, renkleri canlı ve metindeki resimlerin yazıyla uyumlu olmasına dikkat edilmeli. Ders kitaplarının hem kapak, hem de ünitelerinde farklı renkler kullanılmalıdır. Bazı ders kitaplarının kapağında olduğu gibi sadece bir rengin(mor) kullanımı doğru değildir. Sıcak ve soğuk renklerin bir arada kullanılması ders kitaplarını daha cazip kılmaktadır. Arka kapağında kitabın basıldığı yerin ismi, basıldığı yıl ve adres bilgileri yer almalıdır. Ders kitaplarının tamamında Türkiye haritası ve Dünya haritası bulunmalıdır. Kitap kapaklarında dersin özelliğini yansıtan resimlerle birlikte disiplinler arası yaklaşımı yansıtan resimlerde yer almalıdır. Özellikle ilkokullardaki ders kitapları yazıdan daha çok resim, grafik ve tablo gibi şekillerle donatılmalı. İçeriğinde sarmal bir yöntem benimsenmeli, konular basitten zora doğru olmalıdır. Metinler özenle seçilmeli, ayrıştırıcı, kin ve nefret uyandıran kelime ve cümlelerden kaçınılmalıdır. Türkçe dersindeki metinler edebi, sanat değeri taşıyan, öğrencilere eleştirel bir bakış kazandıran, aynı zamanda ahlaki değerlere uygun bir yapıda olmalıdır. İlkokul öğrencileri için hazırlanan metinler çok uzun olmamalıdır.

 

Ders kitapları gelişim alanlarının hepsine yer verecek şekilde hazırlanmalıdır. Örneğin Türkçede işlenen bir tema bilişsel, sözel, görsel, uzamsal, duyuşsal vb birçok gelişim alanlarını kapsamalıdır. Tamiri mümkün olmayan eğitsel sonuçların ortaya çıkmaması için kitabın içeriğindeki yazılanların öğrencilerin gelişim düzeyine, içinde bulunduğu yaşın psikolojisine uygun olmasına da ayrıca dikkat edilmelidir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 Az Taşınan Kitaplar ve Mutlu Yüzler.

Ağır kitaplar altında okula giden, tabiri caizse hamallık yapan birçok öğrenci bulmak mümkün. Bu durumu 3. Sınıfa giden kendi çoğumda gördüğüm gibi müfettiş olarak rehberlik ve denetim amacıyla gittiğimiz okullarda da görmekteyim. Sınıflara derse girdiğimde bazen öğrencilerin çantalarını kaldırır, ağır olduğunu görünce de içindeki kitaplara bir göz gezdiririm. Gördüğüm manzara şu ki, ders programında dersi olmadığı halde çantanın içerisinde birçok kitap bulunmaktadır. Bir de buna ders defterleri ve resim, müzik, hikâye kitabı gibi yardımcı materyalleri de eklediğimizde ağırlık 10-12 kilograma yaklaşmaktadır. İlköğretim ders kitaplarının öğrenciler tarafından hepsinin taşınmasını önleyecek düzenlemeler yapılmalıdır. Son yıllarda ders kitapları 1. ve 2. dönem şeklinde çalışma kitapları ile birlikte basılarak bir nebze olsun çantalar hafifletilmiş ancak yeterli değildir. En iyisi ders kitaplarının koparılabilecek şekilde bir bütün olarak okula getirilmesi, dersin öğretmenlerince ünite ünite fasikül halinde öğrencilere verilmesidir.  Örneğin bir Türkçe kitabında 8 tema varsa her tema ayrı bir fasikül olarak düzenlenmeli ve ihtiyaç olanı sınıfa getirilmelidir. Bu aynı zamanda kitapların daha az yıpranmasına sebep olacaktır. Aslında ders kitaplarının fasikül halinde basılması ilgili yasal bir düzenlemede bulunmaktadır. Millî Eğitim Bakanlığı Ders Kitapları Ve Eğitim Araçları Yönetmeliğinin 4.maddesinin “t” bendinde Örgün ve yaygın eğitim kurumlarında kullanılmak üzere, içeriği eğitim ve öğretim programları doğrultusunda hazırlanmış, gerektiğinde fasikül hâlinde de üretilebilen, elektronik ortamda kayıtlı ders kitabı ya da öğrenci çalışma kitabı ile öğretmen kılavuz kitabı taslaklarından oluşan eseri,” şeklinde bir ifadeyle aslında ders kitaplarının fasikül halinde basılmasının hukuki alt yapısı da oluşturulmuştur. Kaldı ki öğrencilerin faydasına olan bu uygulama için siyasi irade tarafından buna ihtiyaçta yoktur. Sene sonunda ise kitaplar ya da fasiküller ilde belirli merkezlerde toplanarak kâğıt fabrikalarına gönderilmelidir. Böyle bir uygulamayla kaynak israfı önlenmiş hem doğa, hem millet, hem de devlet kazanmış olur.

Şaşmaz Bir Pusula Olmalı.

Ders kitapları karmaşık, anlaşılmaz olmamalı, öğretmen neyi öğreteceğini, öğrencide neyi öğreneceğini bilmelidir. Ders kitabını anlamlı kılan, etkin kılan en önemli unsur şüphesiz öğreticilerdir. Öğretici, ders kitabını nasıl, ne şekilde ve ne zaman hangi yöntem ve teknikle kullanacağını bilmezse ders kitabı işlevselliğini büyük ölçüde yitirir.

Ders Kitabı Uygulanabilir Olmalı.

İlk kademe öğrencileri için ders kitabındaki soyut ifadelerin somutlaştırılması son derece önemlidir. Sınıf ortamı araç-gereç ve materyallerle zenginleştirilmelidir. Örneğin ağırlık ölçülerini anlatıyorsak sınıfta terazi, kilogram gibi araçlar olmalı. Hayat Bilgisi dersinde verilen “hak”, “demokrasi”, “özgürlük”, “kültür” gibi kavramlar tanımdan ziyade sınıf ortamında uygulanarak gösterilmelidir. Neticede hangi ders olursa olsun kitapta verilen örnekler hayatında uygulayabileceği tarzda olmalıdır.

Ders Kitabı Eleştirilmeli.

Ders kitabından azami derecede faydalanmanın bir yolu da, bu tür kitapları iyi tetkik edebilecek, üzerinde analizler yapabilecek öğretmenler yetiştirmektir. Bu bağlamda ilk kez 2001-2002 öğretim yılında bazı üniversitelerimizde “Ders Kitaplarının İncelemesi” adlı bir ders uygulamaya konuldu. Ancak bu uygulama sadece belirli üniversitelerimizde değil öğretmen yetiştiren bütün fakültelerimizde olmalıdır. Ayrıca dersin ismi “Ders Kitabı İnceleme ve Oluşturma” şeklinde değiştirilmelidir.  Çünkü sadece ders kitaplarını incelemek yetmez. İnceledikleri ders kitaplarının neticesinde iptidai de olsa öğrenciler bir ders kitabı hazırlayabilme kıvamına gelmelidirler. Öğretmen adayları kendi branşlarıyla ilgili olarak ilgi duydukları ilkokul, ortaokul ya da lise düzeyindeki bir ders kitabını bireysel ya da grup olarak inceledikten sonra o dersle ilgili olarak metinlerle birlikte etkinlik örnekleri geliştirdikleri zaman öğretmenlerimiz, hem ders kitaplarını, hem de kılavuz kitaplarını daha sağlıklı değerlendirebileceklerdir. Ayrıca ilk, orta ve lise ders kitaplarının içerisinde yer alan değerlendirme sorularının etkililiği ve yeterliliği konusunda araştırma yapılmalıdır.

Merak duygusu törpülenmemeli.

Özellikle çalışma kitaplarındaki alıştırmaların açık uçlu sorular olmasına dikkat edilmelidir. Çocuklardaki merak duygusunu törpüleyecek tarzda sorulardan uzak durulmalı. Tanımlamalardan ziyada kavram haritaları kullanılmalıdır.

 

Kitabın Oluşumunda Kimler Var?

 

Kitapların oluşumuna katkıda bulunan, öğretmen, editör, dil uzmanı, görsel tasarım uzmanı, program geliştirme uzmanı, ölçme, değerlendirme uzmanı, çocuk gelişimi ve eğitimi uzmanlarının öz geçmişlerinin tanıtılması çok önemlidir. Kaldı ki başka ülkelerde bu kişiler ile ilgili açıklayıcı bilgiler bulunmaktadır. 

 

Şimdi Millî Eğitim Bakanlığı Eğitimi Araştırma ve Geliştirme Dairesi Başkanlığının İlköğretim Okulu Ders Kitaplarının Değerlendirilmesi ile ilgili 2007-2008 eğitim-öğretim yılında yaptığı bir araştırmadan kesitler sunmak istiyorum. Millî Eğitim Bakanlığı İLSİS veri tabanı kullanılarak araştırma anketleri, internet ortamında 22-30 Mayıs tarihleri arasında uygulanmış ve Türkiye genelinde, 803.166 öğrenci ve 104.519 öğretmen ders kitaplarını değerlendirmek üzere görüş bildirmiştir. Daha sonra toplanan verilerin çözümlenmesi sonucunda elde edilen bulgular ve bulgularla ilgili yorumlar yapılmıştır.

 

Öğrencilerin ders kitapları ile ilgili değerlendirmelerine baktığımızda; İlköğretim okulu öğrencilerinin  % 57,5’i ders kitaplarını ağır bulmakta ve taşımakta zorlandıklarını, %79,4’ü ders kitaplarını okumakta zorlanmadıklarını, % 66,3’ü ders kitaplarında yer alan soruları zor bulduklarını, öğrencilerinin %76,8’i ders kitaplarındaki fotoğraf ve resimleri güzel bulduklarını, ders kitapları ilköğretim okulu öğrencilerinin % 70,9’nun öğrenme isteğini artırdığını, %82,1’i ders kitaplarını koruyamadıklarını, öğrencilerinin %51,9’u ders kitaplarının çabuk eskidiğini ve öğrencilerinin % 70’i ders kitaplarını sıkıcı bulmadıklarını ifade etmişlerdir.

 

Sınıf ve branş öğretmenlerinin çalışma kitapları ile ilgili değerlendirmelerine baktığımızda; % 50,5’i MEB ve özel yayınevlerinin hazırladığı öğrenci çalışma kitaplarının öğrencilerin ilgilerini çekecek şekilde tasarlanışını yeterli bulduklarını, % 54,1’i MEB ve özel yayınevlerinin hazırladığı öğrenci çalışma kitaplarının cilt sağlamlığının geliştirilmesi gerektiğini, % 58,7’si MEB ve özel yayınevlerinin hazırladığı öğrenci çalışma kitaplarındaki işlenişlerin diğer ders ve ara disiplinlerle ilişkilendirilmesini yeterli bulduklarını, % 59,’u MEB ve özel yayınevlerinin hazırladığı öğrenci çalışma kitaplarında önerilen işleniş yöntemlerinin öğrenci merkezli anlayışa uygunluğunu, % 50,7’si MEB ve özel yayınevlerinin hazırladığı öğrenci çalışma kitaplarındaki örnekler, etkinlikler işlenişler vb. öğrencilerin farklı becerilerini ortaya çıkarma düzeyi açısından geliştirilmesi gerektiğini, % 55,5’i MEB ve özel yayınevlerinin hazırladığı öğrenci çalışma kitaplarında değerlendirmenin ölçme araçlarına uygunluğunu, %55,85’i öğrenci çalışma kitaplarında yer alan metinlerin kazanımlara uygunluğunu, % 59,94’ü derslerin genelinde öğrenci çalışma kitaplarının günlük hayatla ilişkisini, % 55,05’i, öğrenci çalışma kitaplarındaki etkinliklerin öğrenci seviyesine uygunluğunu, % 66,61’i öğrenci çalışma kitaplarındaki bilgilerin bilimsel yönden doğruluğunu, %61,8’i öğrenci çalışma kitaplarının organizasyon şemasını yeterli buldukları, %56,8’i öğrenci çalışma kitaplarında içeriğin basitten karmaşığa kolaydan zora somuttan soyuta işlenmesini yeterli buldukları, dile getirmişlerdir.[3]

 

 

 

Gemisiz Kaptan Olmaz

 

Kılavuz kitapları öğretmenin ufkunu açmalı, dersi nasıl ve ne şekilde işleyeceği noktasında rehberlik yapmalıdır. Ayrıca iyi hazırlamış bir kılavuz kitabı öğretmenlere ders öncesi hazırlık yapmasını, ders esnasında öğretimin etkinlik sürecine dâhil olmasını ve ders sonunda ise değerlendirme yapma imkânı sunmasını sağlar. Böylece öğretmenimiz daha sistematik bir çalışma içerisine girer. Hemen şunu söylemek gerekirse, gerek ders kitabının, gerekse hazırlanan kılavuz kitaplarının programla örtüştüğü, bilimsel doğruluğunun olduğu, öngörülen dersin kazanımlarının da kılavuz kitabında yer aldığını, ölçme araçlarının, etkinlik örneklerinin, konuya ve öğrenci seviyesine uygun olduğunu ifade etmek mümkündür.

 

Kılavuz kitabını iyi tetkik etmek, kitabın başındaki açıklayıcı bilgileri iyi okumak ve özellikle de bir gün öncesinden derse hazırlık kısımlarının okunması son derece önemlidir. Bazen eğitimciler olarak ihmal ettiğimiz bir nokta var ki o da özellikle Türkçe, Hayat Bilgisi, Sosyal Bilgiler gibi sözel olan derslere başlarken etkinliklerin başındaki ön hazırlık ve zihinsel hazırlık kısımlarını es geçmemiz ya da öyküleştirmeden dersteki konulara başlamamızdır. Böyle bir durum öğrencinin derse motive olmasını oldukça zora sokmaktadır. Bir diğer hususta öğretmenlerimizin kılavuz kitabında yer alan klasik yöntem ve teknikler dışındaki grup çalışması, problem çözme, balık kılçığı, gezi gözlem, kavram haritaları vb. birçok alternatif yöntem ve teknikleri yeterince kullanmamasıdır.

 

Teknoloji ve Tasarım, İngilizce kılavuz kitapları ölçme değerlendirme ve görsel tasarım yönünden bir daha gözden geçirilmelidir. Bir başka eleştirim de 2013-2014 eğitim-öğretim yılındaki 1.sınıf kılavuz kitabının sonunda yer alan ünitelendirilmiş yıllık planın, hem kılavuz kitabıyla hem de 1. Sınıflar için hazırlan Uyum ve Hazırlık Çalışması kitabıyla örtüşmemesidir. Kılavuz kitabındaki yıllık planda, okuma yazma çalışmalarındaki 1. ve 2. ses grubu için ayrılan sürenin eylül ve ekim aylarında olduğu, oysa 2013-2014 yılındaki Talim Terbiye Kurulunca kabul edilen 1. Sınıf uyum ve hazırlık çalışmaları kitabın okuma yazma çalışmasından önceki oryantasyon ve hazırlık çalışmalarının kasım ayının son haftasına kadar sürdüğü görülmektedir. Bu durumda okuma ve yazma öğretimi ancak aralık ayının başından itibaren başlamaktadır. Dolayısıyla programı ve kılavuz kitabını iyi irdelemeyen ya da göreve yeni başlayan bir öğretmen, kılavuz kitabının arkasındaki var olan yıllık plana göre hareket ettiği zaman eylül ayından itibaren okuma yazma etkinliklerine başlayacak bu da öğrencilerimizi eğitim-öğretim açısından olumsuz olarak etkileyecektir.

 

Kılavuz kitapları ile ilgili öğretmenlerin değerlendirmelerine bakacak olursak; “İşlenişlerde pekiştireçlere yer verilmesi % 51,4, kitapta verilen örnekler, etkinlikler işlenişler vb. öğrencilerin farklı becerilerini (problem çözme, gözlem vb.) ortaya çıkarma düzeyi % 52;1, kılavuz kitaplarının cilt sağlamlığını yeterli bulanların oranı % 50,2, sözlük kısmını yeterli bulanların oranı % 52,6, ölçme araçlarının kritik kazanımları ölçme düzeyini yeterli bulanların oranı % 51,7 ve ölçme araçlarının kullanışlılığını yeterli bulanların oranı ise % 52,8 olduğu görülmektedir.” Bu oranlar öğretmenlerin en az katıldıkları maddelerden birisidir. Dolayısıyla kılavuz kitaplarındaki pekiştireç, öğrencilerin farklı becerilerini ortaya çıkarma, ölçme araçlarının kullanışlılığı, kitabın sözlük kısmı ve cilt sağlamlığının bir kere daha gözden geçirilmesi gerekmektedir.

 

Sınıf ve branş öğretmenlerinin % 58.57’si kılavuz kitapların baskı kalitesini, % 70,’i kılavuz kitapların içindekiler bölümünü, % 64,2’si kılavuz kitabın organizasyon şemasını, % 59,9’u kılavuz kitaplardaki içeriğin basitten karmaşığa, kolaydan zora, somuttan soyuta işlenmesini, % 61,3’ü kazanımların tamamına yer verilmesini, % 60,6’sı kılavuz kitaplardaki işlenişlerin diğer ders ve ara disiplinlerle ilişkilendirilmesini, % 61,3’ü kılavuz kitaplardaki içeriğin güncelliğini, % 58,9’u günlük hayatla ilişkisini, % 59,7’si kılavuz kitaplarda önerilen işleniş yöntemlerinin yapılandırmacı yaklaşıma uygunluğunu yeterli bulduğunu dile getirmişlerdir.[4]

Sonuç olarak, ders kitapları ve kılavuz kitapları, biçimsel, eğitsel, görsel, din anlatım, ölçme ve değerlendirme kısımlarının her biri uzmanlarınca ayrı ayrı ele alınmalı. Sınıf ve branş öğretmenlerince her yıl ders kitapları ve kılavuz kitaplarının bakanlıkça belirlenen kriterlere göre anket ya da rapor şeklinde sene sonu değerlendirilmesinin yapılarak İl Milli Eğitim Müdürlüğüne, müdürlüğünde düzenlenen raporu toplu halde Bakanlığa sunması ders kitaplarının her geçen daha da kaliteli olmasını sağlayacaktır.

 

KAYNAKÇA

 

Bayrakçı, M. (2005). Ders Kitapları Konusu ve İlköğretimde Ücretsiz Ders Kitabı Dağıtımı Projesi, Millî Eğitim Dergisi Sayı 165 (7-20).

BULUT, M. (2012). M. Fuat Köprülü’nün “Millî Tıraat” adlı Türkçe -Edebiyat Ders Kitabının Türkçe ve Türk Dili ve Edebiyatı Öğretimi Açısından İncelenmesi, Yayımlanmamış Doktora Tezi, Atatürk Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Erzurum.

GÜLERSOY, A. Ekber İdeal ders kitabı arayışında sosyal bilgiler ders kitaplarının bazı özellikler açısından incelenmesi, DEÜ Buca Eğitim Fakültesi, Sosyal Bilgiler Eğitimi Anabilim Dalı.

HALİS, İ. (2002). Öğretim Teknolojileri Ve Materyal Geliştirme, Nobel yayınları, Ankara:

Laborre, A. (1994). Kitabın Tarihi, İletişim Yay. Cep Üniversitesi S.12.

Millî Eğitim Bakanlığı Eğitimi Araştırma ve Geliştirme Dairesi Başkanlığı,  İlköğretim Okulu Ders Kitaplarının Değerlendirilmesi,2008.

YAPICI, M. İlköğretim 1. Kademe ders kitaplarının öğrenci düzeyine uygunluğu, AKÜ Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü

[1]Millî Eğitim Bakanlığı Eğitimi Araştırma ve Geliştirme Dairesi Başkanlığı,  İlköğretim Okulu Ders Kitaplarının Değerlendirilmesi,2008, s.2

[2] MEB Eğitimi Araştırma ve Geliştirme Dairesi Başkanlığı, İlköğretim Okulu Ders Kitaplarının Değerlendirilmesi,2008, s.5

 

[3] MEB Eğitimi Araştırma ve Geliştirme Dairesi Başkanlığı, İlköğretim Okulu Ders Kitaplarının Değerlendirilmesi, 2008

 

[4] MEB Eğitimi Araştırma ve Geliştirme Dairesi Başkanlığı, İlköğretim Okulu Ders Kitaplarının Değerlendirilmesi, 2008

 Necati İLMEN


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.