FETÖ ile Mücadele Bürokrasinin Üst Kesimlerinde Olmayacak mı?

15 Temmuz darbe teşebbüsünün ardından bilindiği üzere kamuda yaklaşık seksen beş bin kişi açığa alındı. Çoğunluğu asker olmak üzere

FETÖ ile Mücadele Bürokrasinin Üst Kesimlerinde Olmayacak mı?



Elbette örgüte mensubiyeti olanlara yönelik kararlı bir mücadele verilmelidir. Ancak mücadele akla, mantığa, ahlak ve vicdana uygun yürütülmek durumundadır. Devletin en tepe birimlerine çöreklenmiş bu yapının tasfiyesi ve hesap sorulması süreci bu tepe birimler göz ardı edilerek yürütülecekse yapılan işin göz boyama olacağı bilinmelidir. On binlerce öğretmenin açığa alındığı MEB'de kaç tane Genel Müdür, Müdür Yardımcısı, Daire Başkanı, Şube Müdürü açığa alındı. Binlerce askerin açığa alındığı, ihraç edilidiği Milli Savunma Bakanlığı'nda kaç tane üst düzey görevli açığa alındı, ihraç edildi? Aynı şekilde Maliye, Gençlik ve Spor, Ulaştırma, Sağlık, Çevre ve Şehircilik, Kalkınma, Kültür ve Turizm, Dış işleri, İç İşleri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik, Aile ve Sosyal Politikalar ve diğer bakanlıklarda üst düzey personelin görevden alım oranı nedir?

Siyasi partilerden ihraç edilenler nerdeler? Bu kadar derin bir yapılanmaya gitmiş bir örgütün siyasi partilere sızmaması, etkin ve kritik noktalara yerleşmemesi düşünülebilir mi? Yerel yönetimlerde durum nedir? Yaklaşık altı yüz civarında belediyeyi yöneten Ak Parti'de sadece 4 tane ilçe belediyesine mi sızılmış? Üstelik kamu çalışanları açığa alınırken veya ihraç edilirken Ak Parti'den ihraç edilen bu isimler neden görevlerine devam etmektedirler? Neden açığa alınmazlar, göz altılara ve tutuklanmalara konu edilmezler?

Diğer siyasi partiler ve ellerindeki belediyelerde durum nedir? Mücadele evin içinden başlamalıdır, herkes kendi durumunu gözden geçirmek durumundadır. Alt kadrolarda iftiralar, ithamlar ve baştan savmacılık üzerinden insanlar mağdur edilmektedir. Diğer taraftan açığa almalarda hala somut ve nesnel hangi kriterlerin uygulandığını bilmemekteyiz. Sendika üyeliği ve Bank Asya kayıtlarının da ciddiyetle değerlendirilmesinde zaruret var. Her hesabın, her üyeliğin mutlak suçluluk anlamına gelmeyeceği bilinmelidir.

Bu açıdan darbe kalkışmasının üzerinden yaklaşık bir buçuk ay geçmiş olmasına rağmen devletin beyni sayılabilecek kritik yerlerde üst noktalarda mücadelenin sınırlı ve gevşek tutulması kamu vicdanını yaralamaktadır. Özgür Eğitim-Sen olarak mücadelenin ciddi ve kararlı bir şekilde bürokrasinin üst kesimlerinde verilmesi gerektiğini aksi taktirde bürokrasinin alt basamaklarında şişirilerek buharlaşacağı uyarısında bulunuyoruz. Bu mücadeleyi layıkıyla yürütmek devletin devlet olma gereğidir ve 15 Temmuz Millet Direnişinin ilgili-yetkili yetkili herkese yüklediği tarihi bir sorumluluktur.

Abdulbaki DEĞER

Özgür Eğitim-Sen Genel Başkanı 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Akpartili - 4 ay önce
Bence en öncevsiyssilerden başlanmalı.Etki ve yetki onlarda.Şimdilerde Eski Milletvekilleri meydanlarda,Sanal alemde sosyal medyada Fetö düşmanı kesilmişler.Akparti tabanı ve halk kimlerin Fetönün proğramlarından çıkmadıklarını biliyor.Kimlerin Fetöcüleri Milli Eğitimlere müdür yaptığını biliyor.Akparti Eski vekilleri sorgulamalı.Eski vekilleri bunhalkın başına getirmemeli.Yeter bu Fetöcü vekillerden halkın çektiği.Dürüst olsalar insan derki amenna.Fetönün mektubuyla vekil olanlar var.Allah fetöya ve una uşaklık edenlerin belasını versin.