Kılıçdaroğlu'nun cep telefonunda ByLock yüklü müydü?

Kılıçdaroğlu'nun cep telefonunda ByLock yüklü müydü?

Kılıçdaroğlu'nun cep telefonunda ByLock yüklü müydü?



Hüseyin Tarık Aydın/Haber10.com

Türkiye siyaseti, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra uzun süredir görmediği bir beraberlik ruhu yaşadı.Fetullahçı terör örgütünün tarihte eşine az rastlanır bir terör eylemiydi 15 Temmuz.Bu terör eylemine karşı Türkiye'de meşru siyaset yaptığını söyleyen tüm siyasi partiler, gruplar, STK'lar, medya ve sanat camiası dahi ortak bir tepki ortaya koydu.Adına 15 Temmuz ruhu ya da Yenikapı Mutabakatı denen şey, Türkiye'de siyaset dışı odaklara karşı meşru siyaseti savunan, daha geniş düzlemde ise Türkiye'ye yönelik girişilen uluslararası saldırıya karşı takınılan milli bir tepkinin adıydı.

Uzunca bir süre bu mutabakatı bozmamak için taraflar çok hassas davrandı.Gerek Cumhurbaşkanı'nın gerekse Başbakan'ın bu ruhun devam etmesi için çok çabası oldu.Ama son dönemde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 15 Temmuz ruhunun kendisi açısından pek sürdürülemeyeceğini öngörüp, bu ruha hoyratça saldırıyor.Aslında kendisi 15 Temmuz ruhuna en başından beri karşıydı.Hatırlanacağı gibi, Yenikapı Mitingi'ne davet edildiğinde, bu daveti "Cumhurbaşkanı'na meşruiyet kazandıracağı" gerekçesiyle reddetmişti.Daha sonra kamuoyu baskısıyla bu daveti kabul etmek zorunda kalmıştı.Uzunca bir süre bu mutabakatı istemeden de olsa devam ettirdi.Adli Yıl açılışında önüne gelen fırsatı kaçırmadı.Biraz da Metin Feyzioğlu ile giriştiği örtülü genel başkanlık yarışında geri kalmamak için Adli Yıl açılışını Cumhurbaşkanı'nın tarafsızlığına bağlayarak yine bir meşruiyet tartışması başlatmak istedi.Neyse ki Türkiye'nin sağduyulu kamuoyu Kılıçdaroğlu'nun bu ucuz hesabıyla vakit kaybetmedi.Son haftalara geldiğimizde ise Kılıçdaroğlu'nda bir makas değişikliği olduğunu görüyoruz.

OHAL, KHK'lar ve FETÖ ile mücadelede görevden almalarla ilgili muhalefet üretmeye çalışıyor.Bunu yaparken de neredeyse FETÖ'yü aklayacak, tüm günahı son 14 yıllık Ak Parti iktidarlarının üzerine atan bir yöntem kullanıyor.FETÖ ile mücadele kapsamında kamuda yapılan temizlikte mağduriyetler yaşanmış olabileceğini herkes ifade ediyor.Bizzat Başbakan'ın ifadeleriyle bu mağduriyetlerin giderilmesi ve incelenmesi için bir komisyon kuruldu ve başvuruları da topluyor.Ahlaki ve ilkesel açıdan mağdur kimselerin hakkını savunmak tüm siyasilerin görevidir.Ancak Kılıçdaroğlu, daha 2 ay önce bir gecede 300'e yakın insanı şehit etmiş koca bir ülkenin tüm vatandaşlarını mağdur etmiş örgütü bir kenara bırakıyor; FETÖ'nün işine gelecek argümanlarla mücadeleyi baltalamaya çalışıyor.Geçtiğimiz günlerde CNN Türk'te Ahmet Hakan'ın programında bir Adil Öksüz tartışması başlattı.Kılıçdaroğlu'nun programda anlamsız ve cevabı kamuoyunca malum olan sorularıyla ağzında gevelediği şey Adil Öksüz'ün MİT ajanı olduğu iddiasıydı.Kılıçdaroğlu bu iddiayı gündeme getirerek, darbe teşebbüsünün bir numaralı isminin MİT ajanı olduğunu, MİT'in dolayısıyla hükümetin ve Cumhurbaşkanı'nın darbeden haberi olduğunu, yani tüm bu yaşanan sürecin bir tiyatrodan ibaret olduğunu ima etmeye çalışıyor.

Tüm bu gevelemelerin arkasında bu kirli ima yatıyor.Bir yandan FETÖ ile mücadeleyi baltalamaya çalışan, bir yandan da tiyatro söylemini güçlendirmeye uğraşan bir Kılıçdaroğlu ile karşı karşıyayız.Ne oldu da Kılıçdaroğlu Yenikapı Mutabakatı'ndan sonra böyle bir söylem değişikliğine gitti?Yukarıda da bahsettiğim gibi Kılıçdaroğlu, FETÖ ile etkin mücadelenin kendisine zarar vereceğinin farkında.Neden mi?Anadolu Ajansı'nın 23 Ağustos 2016 tarihli haberinin başlığı aslında her şeyi açıklar durumda: "Kaset soruşturması şüphelileri de 'ByLock' kullanmış".Evet, Kılıçdaroğlu FETÖ'nün kaset kumpası sonrası CHP Genel Başkanlığı'na gelmiş bir isim.FETÖ ile etkin bir mücadele sonucunda kaset kumpasının gizli kapaklı kalmış yönleri de ortaya çıkacaktır.Akla gelen birçok soru var.Ben de şimdi sadece soruyorum;Kılıçdaroğlu'nun cep telefonunda By Lock yüklü müydü?


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.