Bir Babanın Feryadı.

Bir Babanın Feryadı.

Bir Babanın Feryadı.



          Sayın cumhurbaşkanım duyun sesimi ben size ulaşmaya çok çalıştım ama olmadı. En son bu mektubu buradan yazayım dedim.   Ben bir Allaha birde size güveniyorum. Ben bu yaşıma kadar bir tek siyasetci için geceden yollara çıktım. O da size . Elimden gelen tek şey seçim zamanı oyumu kullanmak ve cevremdekileri de ikna etmekti.  Ve ben  2013 yılında Gezi eylemleri sırasında  sizin Kuzey Afrika gezisinden dönüşünüzde  istanbul'da sizi karşılamak için İstanbul dışından yola çıkanlardanım. Çünkü biliyordum ki benim o gece orada sizin yanınızda  olmam gerekiyordu. İşte benim size olan güvenim ve inancım bu. Ben sizin bütün bu olaylara sesiz kalmayacağınızı biliyorum Lütfen bana yardım edin. Lütfen mektubumu komisyonlara yada Milli Eğitim Bakanlığına göndermeyin. Çünkü hepsine başvuru yaptık. Çözüme ulaşmadığı için ve bir cevap gelmediği için size yazıyorum. Biliyorum siz de babasınız ve beni en iyi siz anlarsınız. 

             Çocuklarım için tam anlamı ile yemedim yedirdim, giymedim giydirdim. Bir özel sektörde  işçi olarak çalıştığım halde çocuklarımı kimseye muhtaç etmemek için köyde çiftcilikde yaptım. Çocuklarım benimle beraber yazın köyde çalıştılar. Çocuklarımın hepsini İmam Hatiplerde okuttum.  Sobalı bir evde, soguk odada hasta olmamak için yorganlara sarılarak ders çalışan çocuklarım, bir meslek sahibi oldu. Rabbime şükürler olsun. Ülkemizin üzerine kabus gibi çöken o kara 15 Temmuz gecesine kadar da namazını kılıp, Allah şükredip, vatan millet ve devlet için dua etmek dışında hiçbir tasam yoktu.  O kara gecede  imam hatip lisesi çıkışlı, üniversite hayatı boyunca devlet yurdunda kalan kızım, eşi ve çocukları ile telefonun bile doğru dürüst çekmediği, sadece belli kanalların olduğu köyümüzdeydik. Darbe olayını ögrenince ailece oturup dua ettik. Dedim ya köy. şehre uzak sabaha kadar kuran okuyup dua ettik. Elimizden gelen başka bir şey yoktu o anda. Sonra kızım ilk KHK  ile ihraç oldu. Anlayamadım. Anlam veremedim. Hemen kızımın yanına  bulunduğu ile gittim.  Devletimizin saymış olduğu  sendika yok, dernek, vakıf yok, bankada para yok, bankaya talimatla yatırılan para yok.  Daha dogrusu sayılan kriterlerden hiçbiri yok. Sonra öğrendik  eşinin hattı onun üzerineymiş o hatta bir program çıkmış. Kızımla kapı kapı dolaşıp hattı onun kullanmadığını eşinin kullandığını resmi belgelerle ispatladım.  Sonuçta her KHK de kızımın iade edilenler arasında olmasını bekledim.  Ama maalesef.  En sonunda Milli Eğitim Bakanlıgına ulaştım ve bilgi aldım. Verilen cevap ile tam anlamı ile yıkıldım. Evet kızınızın hiç bir bağlantısı yok ama  eşininde olsa kullandığı  telefon hattında bu program varmış. Sonuçta kendisinin olmasa eşinde var  diye bir cevap aldım. Ama Sayın Milli Eğitim Bakanımızın ve  Sayın CANİKLİ'nin yaptığı açıklamalarda kimseyi eşi yada ailesinden dolayı magdur etmedik dediğini biliyorum. Hz. Nuh Aleyhisselam bile eşini kendine inandıramamıştı. Bizler kimleriz ki eşinin yada başkasının yaptığı davranışların sorumluluğunu alabilelim. Ve devletimin bu FETÖ terör örgütü ile mücadele ederken hasas davrandığını gerçektende kimseyi  bir başkasının suçundan dolayı magdur etmediğini , ve bu konudaki hassasiyetine inanıyorum.  Eşi bu kanlı eylemde aktif olarak yer alanların bile hiç bir kriter bulunmadığı halde devlet memurluguna devam ettiğini duyuyorum.  Eşleri bu kanlı eylemin içinde aktif olarak yer alanların eşleri çalışırken benim kızımın suçu ne. Kocasının  var ise bir cezası elbette çeksin.  O geceyi planlayan,  ve o gecenin içinde olan herkes cezasını elbette çeksin. Ama olacaklardan bir haber hiç bir suçu olmayan vatanına ve devletine sadık bizimle birlikte FETÖ terör örgütüne beddua eden benim   kızım mı eşinin kullandığı telefon hattı nedeni ile cezalandırılacak.  Lütfen bana  ve kızıma yardım edin. 

                   

Güncelleme Tarihi: 27 Ocak 2018, 10:21


YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

Haberler
Personel Sağlık
Personel Meb
Hemşire Forması