Taciz sanığı imam hatip öğretmeni, itirafa karşın görevde

Diyarbakır’da cinsel taciz suçlamasıyla dört yılla yargılanırken suçunu kabul eden öğretmen, hakkındaki şikayetin ardından başka bir okula atandı. Halen tutuksuz yargılanan öğretmen Hizbullah üyeliğinden hüküm giymiş.

Taciz sanığı imam hatip öğretmeni, itirafa karşın görevde

DHA’dan Felat Bozarslan ve Burak Emek’in haberine göre kız imam hatip lisesinde okuyan 16 yaşındaki A.D.’nin babası, 25 Temmuz 2016’da il milli eğitim müdürlüğüne giderek okulda coğrafya öğretmeni 34 yaşındaki A.B.’nin kızını istismar ettiğini söyledi.


İdari soruşturma başlatılırken, öğretmen açığa alınmak yerine Lice ilçesindeki başka bir okula atandı. Bu sırada öğretmen, konunun yargıya taşınmasından korkarak kızın babasına 17 Ağustos 2016’da altı kez aynı mesajı attı.

‘Rezillerin dünyasından gitmek istiyorum’
Öğretmen mesajında şunları yazdı: “Bir hata işledim. Suçun Allah’ın şeriatı doğrultusunda mahkeme edilmesi gerekir. Allah ve şeriatına iman ettiğini söyleyen biri olarak, davayı şeriata taşımak yerine Allah’ın yasakladığı tağuta ve tağutun hükmüne havale ettin. Şeriatçı biri olarak Allah’ın hükmüne değil tağutun hükmüne müracaat ettin. Gel senin söyleyeceğin bir imama meseleyi götürelim. Allah’ın hükmü nedir aramızda imam hakim olsun. Şeriat benim ölümüme hükmetsin, eğer ölümden kaçarsam yerlerin ve göklerin laneti üzerime olsun. Kendi elimle tuttuğum parmak izleri bana ait bir silahla canımı sana teslim ederim ki intihar gibi görünüp sana ceza verilmesin.

Tağutun hükmü adalet sağlamaz. Seni tağuta müracaattan vazgeçip Allah’ın hükmüne müracaat etmeye çağırıyorum. Şeriatçılık sözle olmaz, yaşantıda kendini gösterme zamanı. Şeriata gidelim, cezam ölüm de olsa razıyım. Bu rezil ve kötülerin dünyasından bir an önce defolup gitmek istiyorum. Haram olan, namusuna zarar verecek bir şey yapmadım. Allah’ın helalini talep etmekten dolayı bu leke üzerime sürülürse bununla asla yaşayamam. Gençlerinizin bir eline keleş bir eline satır da verseniz geleceğim. Bir hiç yüzünden hayatım zehir oldu. Yaptığınız günah ve iğrençliklerin haddi hesabı yok. Helalinden bir işe yönelik adım attım. Bana zani, cani, vahşi, kafir muamelesi yapıyorsunuz. O Allah’tan korkmaz iftiracı, kalleş, yalancı kızına inanarak namusuna zarar geldiğini iddia ediyordun. Bu iş uzadıkça daha çok koku verir. Bu durumda bütün köy, okul ve yakınlarınız öğrenecek.”

‘Taciz değil istismar’
Ancak öğretmenin mesajı kar etmedi. Baba konuyu yargıya taşıdı. Hazırlanan iddianamede öğretmen hakkında ‘çocuğa karşı cinsel taciz’ suçundan dört buçuk aydan üç yıla kadar hapis cezası istendi.

İddianamede kızla öğretmenin 2016’da ‘yakınlaşmaya’ başladığı, yakınlaşmanın cinsel istismar boyutuna varmadığı kaydedildi. Savcı, kızın anlatımları haricinde cinsel istismar suçuna dair kanıt bulunmadığını belirterek eylemin taciz olduğunu  belirtti.

Ancak iddianameyi kabul eden asliye ceza mahkemesi durumun taciz değil istismar olduğunu belirterek görevsizlik kararıyla dosyayı ağır ceza mahkemesine gönderdi. Sosyal inceleme uzmanı da olay nedeniyle psikolojisi bozulan mağdurun ifadesine itibar edilmesini istedi.

‘İyi hal olmasın diye sakallı geldim’
Diyarbakır 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde 6 Temmuz 2017’de görülen duruşmaya sanık katılmadı. Ekimdeki ikinci duruşmada da avukatı olmadığı için savunması alınamadı.

Mağdur A.D., öğretmenin tacizinin beş-altı ay devam ettiğini, korktuğu için şikayetçi olamadığını, “Hem seni, hem kendimi öldürürüm” diye tehdit edildiğini söyledi.



Evli ve üç çocuk babası sanık A.B. ise A.D.’yle evlenmeyi düşündüğü için mesajlaştığını, o sırada ve halen evli olduğunu ifade ederken, “Kendisiyle evlenecektim. Mağdura ‘Benimle kaçar mısın?’ diye sorduğumda ‘Evet’ dedi. Kendisi mağdur olmasına rağmen benim psikolojim bozuldu. İntihara bile teşebbüs ettim. Suçlamayı kısmen kabul ediyorum. Cezam neyse razıyım. İyi hal indirimi yapılmasın diye mahkemeye sakallı geldim. Cinsel saldırıda bulunmadım” dedi.

Geçenki duruşmada da mağdur avukatları sanığın tutuklanarak açığa alınmasını istedi.

Ancak mahkeme tutuklama talebini reddetti.

‘Maaş kesme cezası verilmiş’
Çocuğun avukatı Gizem Miran ise DHA’ya şunları söyledi: “Sanık, evli ve üç çocuk babası olduğu halde, mağdurla evlenmeyi düşündüğünü söylüyor. Şeriata göre ikinci kadın olarak, imam nikahlı evlilikten söz ediyor. Müvekkil ve ailesinin güvenleri büyük ölçüde sarsılmış. Travmayı daha fazla yaşamaması için müvekkili duruşmalara getirmiyorum. Milli eğitim müdürlüğü soruşturma yürütmüş. Sanığı bulunduğu okuldan alıp, Lice ilçesine göndermişler. İki veya üç aylık maaştan para kesme cezası verilmiş. Çocuk istismarının cezasının maaştan kesme cezası olması acıklı bir durumdur. Sanığın gönderildiği okuldaki öğrencilerin tümü lise öğrencisidir. Lise öğrencisi idol veya rol model olarak gördüğü kişiye ilgi besleyebilir, yakınlık görebilir. Adam bunu suç olarak görmüyor. ‘Sizin kanunlarınıza göre suçtur ama şeriata göre ben bu kişiyle rızaya dayalı ilişki yaşarım’ diyor. Bu durum, toplum açısından büyük tehlike arz ediyor. Maaştan para kesme cezası ve üstü kapatılmış bir soruşturmayla karşı karşıyayız. Dava karara bağlanmadığı için asla öğretmenlik yapamaması, açığa alınması gerekiyordu. Soruşturma her yönüyle eksik yürütülmüş ve sonucu fecaat niteliğindedir. Sanığın tacizden değil, istismardan ceza alması için çalışıyoruz. Çocuğa karşı taciz ifadesini kabul etmiyoruz. Çocuğa yönelmiş her cinsel hareket istismardır. Sanık, Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını reddeden, şeriatla yaşamak isteyen ve ona göre yargılanmak isteyen bakış açısıyla mesajlar atıyor. Mahkemenin huzurunda ‘Ben şeriata göre uygun birşey yaptım’ cümlesini ifade ediyor. Bunlarla baş etmeye çalışıyoruz. Mağdurun ailesi çekingen bir tavırda değil ve çocuklarının arkasında. Bu bizim için toplumda çok zor bulunan bir tavırdır.”

‘Terör’den hükümlü
Sanık öğretmen, 2000’de ‘Hizbullah terör örgütüne üye olmak’ suçundan dört yıl iki ay hapis cezası almış, hapse girip 2004’te tahliye edilmiş. Facebook paylaşımlarında sanığın evinde Hizbullah örgütünün bayrağı olduğu görülürken, en küçük oğluna Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’ın ismini vermiş.

Sanığın IŞİD’i övdüğü, Hizbullah’ın firari yöneticisi Edip Gümüş için, “Hizbullah cemaati lideri muhterem Edib Gümüş Ağabeyimiz” diye yazdığı görülüyor.

Gazeteciyi mahkemeye verecekmiş
Haberde imzası olan DHA muhabiri Felat Bozarslan, öğretmenin ajansı aradığını ve kendisini mahkemeye vereceğini söylediğini duyurdu.



 

diken.com.tr

Güncelleme Tarihi: 06 Ocak 2018, 18:42


YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

Haberler
Personel Sağlık
Personel Meb
Hemşire Forması