Bakan Selçuk: Hayalim tır şoförü olmaktı

Bakan Selçuk: Hayalim tır şoförü olmaktı

Bakan Ziya Selçuk, konuk olarak katıldığı televizyon programında soruları cevapladı

Toplum kendi çocukları seviyor fakat genele baktığımızda çocuk sevmiyorlar.

Çocuğun koşulsuz olarak sevilmesi gereken bir varlık olduğu konusunda mutabakata

varmamız gerek. Beşerlikten insanlaşmaya doğru giden yol tüm çocuklar için bu

hisleri hissetmemiz gerektiğini gösteriyor.

Bahçedeki çocuğu kovalamamak, camideki çocuğu gürültü yapıyor diye ötelememek

gerekiyor.

3 çocuğu 1 torunu olan Bakan Selçuk, bakan olduğunu öğrendiği gün torun müjdesi

aldığını söyledi. "Torun zorluk tarafı olmayan, sevmelik, bambaşka bir

duygu. Şu an 3,5 aylık oldu. Kendimi terapi etmek için çocukların yanına gitmek

istiyorum" diye konuştu.

Sınıf öğretmenim beni sınıftan kovduBabam kamyon şoförü olmamam için beni okutuyordu ben okula gittim ama tır şoförü

olmak istiyordum.

Öğretmenini kendisini sınıftan kovduğunu anlatan Bakan Selçuk, başka bir sınıfta

eğitimine devam ettiğini fakat kimsenin kendisiyle ilgilenmediğini söyledi.

"Öğretmen bir gün derste 'Çocuk sekerek babaannesinin evine doğru koştu'

dedikten sonra 'sekmek ne demek?' diye sordu. Bir tek ben cevapladım. Öğretmen

beni o derste herkese alkışlatınca çocuklar benimle konuşmaya başladı"

diye konuştu.

Çocukluk hayallerinizle bugün geldiğiniz yer uyuşuyor mu?

Aslında uyuşmuyor benim hayalimde tır şoförü olmak vardı.

Eğitim önemli değil değerli

Eğitimin önemli olması ifadesi beni rahatsız ediyor. Eğitim önemli değil eğitim

değerli. Çünkü değer dediğimiz şey bir medeniyetin enerjisidir, önem dediğimiz

şey pragmatiktir. Ama değer atfedilen zeminiyle kutsal olabilir. Ben gelecekle

ilgili kaygılanıyorum. Bu kadar birikimi varken bu ülkenin bugünkü enerjimiz

varken çok daha iyisini yapabiliriz.

Siz bu ülkenin çocuklarının geleceği için ne yapmayı düşünüyorsunuz? Bu sorunun

bana sorulmaması beni üzüyor. Bana siyasal çatışmalarla ilgili, özlük haklarıyla

ilgili şeyler soruluyor.

Ben bizim bebelerin evlatların, dünyanın her yerinde gururla sabırla dimdik

ayakta durarak, 'biz buradayız, biz varız' demesini istiyorum. Bunu yapabilecek

gençlik var Türkiye'de.

Şefkatsiz öğretmen olmaz. Öğretmenlik öğretmenin kendi öğrenme sevdasıdır. Merhametsiz



olmaz. 'Ben çocuğa doğrudan bir şey veriyorum öğretiyorum' diyorsan öğretmenlik

bitiyor.Bu benim kişisel yolculuğumdur diyorsa o öğretmendir.

Öğretmenler, merhametli kendini tanıyan şahsiyeti güçlü kişiler olmalı.

Okullar eskisi kadar güçlü konumda değil. Artık sosyal medya var aile var. Okulun

hayatla bağını güçlendirmek lazım.

Öğretmen atamalarında branş ihtiyaçları öncelik olacak20 bin öğretmenin atama branşları önümüzdeki günlerde belli olacak. Bizim bir

tablomuz var tabloya bakıyoruz öğretmen açığı hangi alanda ne kadar. Bir de

bütçemiz var. Bu bir hükümet meselesi, MEB karar vermiyor. Bazı branşlarda hiç

ihtiyaç yok fazla var. Ama bu branşlardaki meslektaşlarımız atama istiyor. Benim

devlet adına millet adına karar vermem gerekiyor. Bu kararı verirken sevdiğim

branşlara göre mi karar vereyim, sosyal medyaya göre mi karar vereyim. Yoksa

işin mesuliyetini koruyup mu karar vereyim. Bu bakımdan arkadaşlarımız kendilerini

ifade etmek için yazıp çiziyorlar. Ama bizde kendi ihtiyaçlarımızı ülke adına

göz önünde bulundurmak zorundayız.

İhtiyaç ve ilgi olan her yerde bağlama dersi olacak.

Kavramsal olarak eğitimin amacını ortaya koyalım. Amaç olmadan organizasyon

olmaz. Biz eğitime önce amaç koyacağız. Biz niye varız?

Veliler olmasa biz çocukları ne güzel yetiştiririz. Bir çocuğun hayatta ayakta

durmasını sağlayan şey mücadele azmidir. Şimdi çocuğa her şey hazır sunuluyor.

İyilik diye yaptığımız şeyler. Yetişkinliğinde ayakta duramayan çocuklar var.

Çocuk sayısı da azaldı. Artık 6 çocuğun her şeyi bir çocuğa yükleniyor. Doz

aşımından gidiyor çocuk.

Çocuk merkeze düşüyor. Sülalenin bir tane torunu olunca doğum günleri ABD filmlerine

dönüşüyor. Çocuk kendisini olduğu gibi görme fırsatını kaybediyor.

Çocuk yeterince hareket etmezse duygusal dengesi bozulur. Yeterince duygulanmazsa

şahsiyeti gelişmez.

Düşünce duygu ve hareketin dengede olması lazım. Biz çocuğun yeterince hareket

etmesini sağlamazsak dengesi bozulur.

Ama bu böyle 'haftasonu 3 kursa git, 5 etkinliğe katıl' gibi yapmamak lazım.

Çocuk küçük küçük bir sürü çukur kazıyor. Bir tane iki tane kuyu kazması lazım.

Su çıkmaz yoksa.

Müzikte derinlik ve keskinlik önemli

Sema Moritz'den Hasret şarkısını sevdiğini söyleyen Bakan Selçuk, "Kadın

sesinde her şeyin nasıl güzelleştiğini gösteren bir şey bu. Müzik bir dönemin

ruhunu canlı tutar. Abdal kültüründen gelme isimleri, Sting'den tutun da Queen'e

kadar seviyorum. Keskin olması ve derinliğinin olması da çok önemli" dedi.

Güncelleme Tarihi: 06 Kasım 2018, 19:37



YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

Haberler
Personel Sağlık
Personel Meb
Hemşire Forması