Meral Akşener: Hani nerede ek gösterge?

Meral Akşener: Hani nerede ek gösterge?

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Mersin Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz'ın

başvuru gecikmesi nedeniyle aday olamamasıyla ilgili, "Kocamaz'ın yaşadığı

süreç ibret oldu. Mersin'de biz içimizden vurulduk" dedi. Suç duyurusunda

bulunduklarını belirten Akşener, "İğrenç işlerin ve paranın da döndüğü bir

olay bu" ifadesini kullandı.

Fox TV'de İsmail Küçükkaya'nın sunduğu 'Çalar Saat' programına konuk olan İYİ

Parti lideri Akşener, 31 Mart'ta yapılacak yerel seçimlerde İstanbul, Ankara,

Antalya, Bursa, Balıkesir, Manisa, Adana ve Denizli'yi kazanacaklarını söyledi.

FOX'ta İsmail Küçükkaya'nın sorularını yanıtlayan İYİ Parti Genel Başkanı Meral

Akşener (@meral_aksener): İstanbul, Ankara, Antalya, Bursa, Balıkesir, Manisa,

Adana ve Denizli'nin iktidar partilerinin elinden gideceğini düşünüyorum. Kazanacağız.

İĞRENÇ İŞLERİN VE PARANIN DÖNDÜĞÜ BİR OLAY'

Akşener'in açıklamaları şöyle:

(Mersin krizi) Mersin'de Kocamaz'ın yaşadığı süreç ibret oldu. Mersin'de

biz içimizden vurulduk. Siyaset şöyle bir şeydir. Seçimler centilmenliğin önde

olması, projelerin tartışıldığı ve sonuçta iyi olanın kazandığı bir tercihtir.

Ama son birkaç seçimde proje yerine insanların kamplaştırıldığı, zehirli bir

dilin meydana geldiği bir süreç bu. Kocamaz'ın müracaatı ile ilgili il başkanı

arkadaş müracaatı yapmadı. Suç duyurusunda bulunduğumuz, iğrenç işlerin ve paranın

da döndüğü bir olay bu. Mersin İl Seçim Kurulu 17:26'da eliyle kargacık burgacık

bir yazıyla bir müracaatı kabul etti.

'MERSİNLİ KİMİ ONAYLIYORSA BİZİM EYVALLAH DEMEKTEN BAŞKA SÖZÜMÜZ OLMAZ'

- Kıran kırana bir seçim var. MHP adayının attığı bir tweet var. Hamit Tuna'nın

attığı tweet. Diğer taraftan 17:26'da kapıların kapanması gereken bir de 16:50'de

yetki verdiğimiz biri... Bu insanları biz 17:50'de görevden aldık. İYİ Parti'nin

adayı yok. Bunu anladık. Demokrat Parti adayı istifa etti oradan müracaat etti.

İddiaya göre Hamit Tuna'nı organize ettiği 15 kişi itiraz etti. Centilmenlik

olması gereken bir seçimde bir adayı komplo kurarak seçim dışına atmayı Mersinlilerin

ferasetine sunuyorum.

YSK Başkanı'nın İYİ Parti temsilcisine söylediği söz alay ederek, git genel

başkanına çok gayret ettiğini söyle. Siyasetteki centilmenliği kurabilir miyiz

demiştik, maalesef olmuyor.

Mersinli kimi onaylıyorsa bizim ona eyvallah demekten başka sözümüz olamazdı.

Görevden alına il başkanı, yetkisiz arkadaş başka şeyler anlatıyor.

'BEKA MESELESİNİ ARKADAŞLARIN KOLTUKLARI SANMIŞTIM'

- Ben bu beka meselesini bu arkadaşların koltukları sanmıştım önce. Sayın Erdoğan'ın

koltuğu tehdit altında değil, koltuklarda sorun olmadığına göre, ne var diye

baktığımızda Cumhur İttifakı'nın birbirlerinin tabanlarına söyledikleri sözleri

gördüm. Beka sözleri bu çirkin tabloyu kapatmak için ortaya konmuş bir argüman.

Vampir dedi ülkücülere Erdoğan. Sayın Bahçeli'ye terbiyemin müsaade etmediği

sözler söyledi. Bahçeli, Can Dündar'a verdiği röportajda bir saat gösterdi,

17-25. Erdoğan'a 'Seni Haliç'te 41 kere yıkayacağım' dedi. 'Alçak, şerefsiz'

gibi sözler havalarda uçuştu, sonuç itibariyle bir araya geldiler ve ikisi de

sözlerinin arkasında kaldığını söylüyor. Erdoğan çıkıp, 'Sayın ülkücüler yanılmışım

siz öyle insanlar değilmişsiniz' demedi. Erdoğan'ı hırsızlıkla suçladılar. Sözlerinin

arkasında duruyorlar. Sadece ülkücü seçmenden bahsetmiyoruz burada. AK Parti



seçmeninin de konsolide olmadığını görüyoruz burada. Ben de ülkücü hareketin

içinden gelen insan olarak diyorum ki; televizyon kumandası değildir bu insanlar.

Bunların hiçbiri olamıyor, nitekim o gün bunu göreceğiz.

(Beka sorunumuz var mı?) Bütün bunlar Erdoğan'ın başında bulunduğu 17 yıllık

iktidara en büyük hakaret. 17 yılda bu arkadaşlar ne yaptılar ki bu yerel seçime

giderken, yani muhtar, belediye, meclis üyesi seçerken birdenbire Türkiye'nin

bekası bir probleme döndü. Erdoğan'ın tüm parti başkanlarını toplayıp bunu anlatması

lazım. Bahçeli'nin bu sözleri Erdoğan'ın şahsına büyük hakarettir.

'BU ARKADAŞLAR DERS ALMIYOR'

- Ekonomi çok berbat. Tencere kaynamıyor, gelen faturalar, sebze, meyve yanıyor.

Çiftçi perişan, üretim yok. Herkes şikayet ediyor. İnsanlar bu yerel seçimde

projelerin tartışılmasını istiyor. Bu arkadaşlar ekonomiyi çözmek için çabalayacakken

bunu yapmıyorlar. Ben İstanbul'da ikamet eden bir insan olarak şunu sormak istiyorum:

Ulaştırma Bakanıyken, Başbakanken, Meclis Başkanı'yken çözemediniz trafik sorununu.

Nasıl çözeceksiniz? Saklama, depolama sorunumuz var bizim. Buğdayı naylonlar altında saklıyoruz.

Soğuk hava depolarının yapılması lazım. Ama bunlarda tık yok. Madem hayvan ihracatında

birinciyiz neden Güney Amerika ülkelerinden gemilere doldurulup hayvan getiriliyor?

Oraya verilecek parayla hayvan üreticinin desteklenmesi, teşviklenmesi gerekiyor.

Iğdır'ın içindeki kayısı bahçeleri bakımsızlıktan gitmiş. Ekonomiye bakış, üretim

anlayışı içinden olmalı. Belediye başkanlarının söylediği 200 milyon dolarlık

bir rakam var alınan lale soğanı konusunda. Bu 200 milyon dolarlık lale soğanı

yerine patates soğan üreticisine girdide teşvik olarak verilseydi, patates-soğan

teröristleri bu ülkede olmazdı. Tanzim satışlar itirazımız yok. Ama bunu yaparken

ithal ve tanzimle ucuz et yediriyorsunuz, sebze yediriyorsunuz ama nereye kadar?

Üretimde bu önlemleri almazsanız bu sürdürülemez. Bu arkadaşlar ders almıyor.

'3 BİN 600 EK GÖSTERGE NEREDE?'

- Seçim zamanı 3600 ek göstergeyi söyleyen benim, Sayın Erdoğan bunu genişletti.

Hani nerede ek gösterge?

17 milyon seçmeni siz zillet, illet diye böyle bir Türkiye'de illa suçlayacaksınız.

Erdoğan'ın ferasetli tutumu görüyorum ki bitmiş. Seçmene mesajı iletemez çünkü

seçmenin derdi, mutfak.

Adama sorarlar siz Cumhurbaşkanısınız, HDP eşittir PKK ise siz ne yapıyorsunuz?

PKK nedir? Bölücü ayrılıkçı silahlı terör örgütleri. Gereğini yap gereğini.

HDP'ye oy verenler PKK'lıdır derseniz, HDP'nin aldığı 6 milyon oyun her birini

PKK'lı yaparsınız, ki öyleyse ölmüşsünüz demektir. HDP-PKK ile arasına bir mesafe

koymadığı sürece bizim için görünür bir siyasi parti değildir. HDP'nin de yöneticileri

açısından bize bakış açısına baktığımızda, bizi çok ağır sözlerle tanımladılar.

'EMEKLİLİKTE YAŞA TAKILANLAR BİZİM İŞİMİZ'

- Sayın Erdoğan 6 milyon insanı PKK'lı olarak tanımlıyorsa bunu bilelim. Böyle

diyorsa gereğini yapmalıdır. Milyonlarca lira yardım yapılıyor resmi olarak.

Bir belediye başkanı fazlası için Türkiye'yi bu duruma getirmeye gerek yok.

(Emeklilikte yaşa takılanlar) EYT'liler bizim işimiz. Yaptıracağız inşallah.

Bunlar yapmazsa biz yapacağız.

(Bahçeli'nin af teklifi) Kategorik olarak karşı değiliz ama neyin nasıl yapılacağını

görmemiz lazım. Fakat soyut konuşuluyor. Kader mahkumları var doğrudur. Bunlarla

ilgili çalışma yapılabilir. Bizim desteğimiz lazımsa elbette verilir. Ama af

çok konuşulduğu zaman tehlikelidir. Konuşup yapmadığınız zaman cezaevindeki

insanların gönlü kırılır. Af konusu ciddiye alınması gereken bir konudur.




YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

izmit escort

Haberler
Personel Sağlık
Personel Meb
Hemşire Forması