Memurların Siyasilerden Beklediği Budur!

Memurların Siyasilerden Beklediği Budur!
Türkiye kritik bir seçime doğru hızla yaklaşıyor. Adaylar belli oldu ve seçim vaatleri de yavaş yavaş ortaya çıkıyor. İnsanlar artık yol, bina, köprü vaatlerinden bıktı. O tür işler zaten iktidarların görevidir. On altı yıl iktidarda kalan bir hükümetin elbette ki bir şeyler yapmış olması gerekir, aksi görevini yapmamak olur. İnsanların asıl önem verdiği hususlar: hak, adalet, demokrasi ve eşitliktir.


 
Cumhurbaşkanlığı adaylığının açıklanmasının ardından Sayın Muharrem İnce konuşmasında: “Kamuda görevde yükselme için öyle adil bir sistem getireceğim ki 100 yıl değiştirilemeyecek.” dedi. Şahsen beni asıl heyecanlandıran mesajlar bunlardır.
Mevcut iktidar döneminde işler nasıl yürüyor peki? Malumun ilamı olmaması açısından kısaca şöyle söyleyeyim: Bırakın kamuda yükselmeyi, memur olabilmek için bile AKP’den referansınız olmazsa işiniz olmaz. Yazılı sınavı kazansanız bile güvenlik soruşturmasından ve mülakatlardan geçmek için kesinlikle AKP teşkilatlarından referans almalısınız. Öyle ki hadi ilk iki dönemi geçelim, son beş yılda atanan memurların tamamına yakınına “parti memuru” desek başımız ağrımaz!
Bu arada konuyu dağıtma riskini alarak bir hususa değinmek istiyorum. Adalet ve Kalkınma Partisi mensupları AKP kısaltmasından çok rahatsız olurlar ve ısrarla partilerine Ak Parti denilmesini isterler. Halbuki ima yok, küçümseme yok, gayet tabii bir kısaltma. Ancak takip ettiğim kadarıyla hemen tüm AKP’liler İYİ Partiye ısrarla İP şeklinde hitap ediyorlar ve o şekilde kısaltıyorlar. Hiç unutmam bir akrabam –Bir zamanlar üzerine döke döke maklube yiyen. Neyse…- her AKP deyişimde Ak parti olarak düzeltirdi. İYİ Parti konusunda aynı hassasiyeti gösteriyor mu merak ediyorum.
Konumuza dönersek, diğer siyasilerin de buna benzer adalet mesajlarını vermesini bekliyoruz.
Siyasilerden beklediğimiz cümleler şunlardır:
-        Adli makamlarca suçu sübut bulmamış herkes masumdur, çeşitli yollarla elde edilmiş bilgilerle kişiler hakkında fişleme yapılamyacak ve yapanlar hakkında idari ve adli işlem yapılacaktır.
-        Kamu kurumlarına alımların tümünde ama tümünde sözlü sınav (mülakat) kaldırılacaktır. Yüzlerce sınavı atlatmış ve lisans eğitimini başarıyla tamamlamış kişileri ayrıca mülakatlara almak gereksizdir. Adli sicil kaydı ve sağlık kurul belgesi yeterli olmalıdır. Temsil kabiliyeti falan hikâyesi anlatmasın kimse bana, Türkiye’de yapılan mülakatların tümü “referans belirleme” mekanizması gibi çalışır.
Bu dediklerimiz yapılırsa liyakat de sadakat de kendiliğinden gelir. Çalışanın ve başaranın yükseldiği bir sistem tüm paydaşlarda rıza ve adanmışlık duygusu oluşturur. Tüm paydaşlar “Çalışırsam karşılığını alırım.” duygusuyla hep daha iyi olmayı hedefler ve motive olurlar. Mevcut durumda ise hakim olan duygu “Ağzınla kuş tutsan olmaz.” yılgınlığıdır.
Mevcut yönetici kadrosunun tamamına yakınının yandaş sendikaya üye olduğu bir yapıya diğer paydaşlar nasıl aidiyet duyarlar?
Basından okuyoruz, görevdeki vali ve kaymakamlar arasında Alevi yok! Bu nasıl birlik beraberliktir ve nasıl adalettir?
...
Devamı için TIKLAYINIZ
Güncelleme Tarihi: 11 Mayıs 2018, 10:13



YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

Haberler
Personel Sağlık
Personel Meb
Hemşire Forması