Sayın Cumhurbaşkanım, Sayın Bakanım Lütfen Sesimi Duyun

Ben işçi babanın 5 çocuğundan biriyim. 2 odalı evimizde sadece 1 odada soba yanar. Hepimiz yer sofrasında ders çalışırdık. Ben sesli ortamda çalışamadığım için soğuk odada yorgana sarılarak ders çalışırdım.

Sayın Cumhurbaşkanım, Sayın Bakanım Lütfen Sesimi Duyun

Benim ilkokulu bitirdiğim sene imamhatip ortaokuluna ilk defa kız öğrenci alınacaktı ve sınavla.  Evet sınava girdim ve 1. olarak sınavı kazandım. Ortaokulu ve liseyi imam hatipte okudum. Her zaman okulun dereceye giren öğrencilerinden biriydim. Ama öğretmen olmaktan başka hiç bir idealim ve amacım yoktu. Okumayı ve bir şeyler öğretmeyi çok seviyordum. Gerçekten çok çalışarak üniversiteyi ve istediğim bölümü kazandım. Devlet yurdunda kalarak okulumu bitirdim. Mezun oldum ve haftada sadece bir gün arabanın gittiği bir yere tayinim çıktı. Kardeşlerim küçük olduğu için ailem benle gelemedi. Yalnız başıma bir süre yaşamak zorunda kaldım. O sırada babamım bir arkadaşının vesilesi ile tamamen görücü usulü  tanışarak evlilik yaptım. Bu arada okuma hevesimden ve azmimden hiçbir şey kaybetmeden yüksek lisansımı yaptım. Eşim özel sektörde çalışıyordu. O zamanlar cep telefonu görüşme ücretleri çok yüksekti. 



Cep telefonu operatörleri kamu çalışanlarına indirimli cep telefonu hattı çıkardılar.  Eşimin talebi üzerine, daha az cep telefonu faturası ödemek için, aile ekonomimize katkı sağlayacağı düşüncesiyle kamu çalışanlarına indirimli tarife sunan cep telefonundan alarak eşime verdim. Ve o cep telefonunu eşim kullandı. Ben bu cep telefonu hattı nedeniyle ihraç edildim. Adıma kayıtlı olan ancak eşim tarafından kullanılan cep telefonu nedeniyle ihraç oldum. Nereden bilebilirdim tamamen saf duygularla, aile ekonomimiz için aldığım bir telefon numarasının hayatımı karartacağını, alnıma kara bir leke süreceğini. Keşke maaşımın yarısını cep telefonu faturasına ödeseydim de o telefon hattını almasaydım....  

Bu cep telefonu hattını kendimin kullanmadığımı, eşimin kullandığını  ispatlamayı başardım. Ancak hala görevime dönemedim. Hayatta en büyük idealim  çocuklarımı yetiştirmekti. Bu amaçla 3 çocuğumun eğitimi ilgilendim. Memuriyet hayatım boyunca hiçbir zaman Fetö terör örgütü ile hiçbir bağlantım olmadı. Fetö terör örgütünün 15 Temmuzdaki  hain  darbe girişimi olduğunda köyümdeydim ailemle. Daha sonra demokrasi nöbetlerine  katıldık ailecek. ihraç olmak için sayılan kriterlerden hiçbiri de olmadığı halde ihraç edildim ve şuanda babamın yardımları ile ayakta kalmaya çalışıyorum. Çocuklarımı okula almaya gittiğimde en sevdiğim ögrencilerden uzakta kalmak, vatan haini damgası yemek beni hergün öldürüyor. Ayakta kalmamın tek sebebi 3 çocugum ve Allah korkum. Sesimi kimseye duyuramıyorum.

LÜTFEN BANA YARDIM EDİN SAYIN CUMHURBAŞKANIM, SAYIN BAKANIM

Güncelleme Tarihi: 30 Ocak 2018, 08:53



YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

Haberler
Personel Sağlık
Personel Meb
Hemşire Forması