MART AYI ENFLASYONU SOĞUK DUŞ GİBİ

Mart enflasyonunun memur ve emeklilerine soğuk duş etkisi yaptığını belirterek 2017 yılı enflasyon farkı ile birlikte Ocak ayında yapılan % 5,69 oranındaki artışın % 49’luk kısmının geri alındığını belirtti

MART AYI ENFLASYONU SOĞUK DUŞ GİBİ

BASK: “MART AYI ENFLASYONU SOĞUK DUŞ GİBİ!”

BASK Genel Başkanı Bayram Zengin Mart ayı enflasyon oranının açıklanması nedeniyle yaptığı basın açıklamasında; Mart enflasyonunun memur ve emeklilerine soğuk duş etkisi yaptığını belirterek 2017 yılı enflasyon farkı ile birlikte Ocak ayında yapılan % 5,69 oranındaki artışın % 49’luk kısmının geri alındığını belirtti. Memur ve emeklilerinin büyümeden pay alamadığını da belirten BASK Genel Başkanı Bayram Zengin, basın açıklamasında şöyle dedi: “TÜİK tarafından açıklanan rakamlara göre Mart ayı tüketici enflasyonu (TÜFE) bir önceki aya göre % 0,99, Aralık ayına göre ise % 2,77 oranında artmıştır. İnandırıcı bulmasak da, TÜİK’in enflasyon açıklaması, yüreklere su serpmekten uzaktır. Memur ve emeklilerine 2018 Ocak ayında bir önceki 6 aylık dilimdeki enflasyon farkıyla birlikte yapılan % 5, 69 oranındaki artışın % 49’luk kısmı yılın ilk üç ayında erimiştir. Memur ve emeklilerinin aylıklarında yılın ilk 6 ayı için toplu sözleşme gereği yapılan % 4’lük artışın ise % 69’luk kısmı yılın ilk üç ayında geri alınmıştır.

BASK/AR-GE Birimi tarafından yapılan araştırmaya göre; TÜİK’in açıkladığı Mart ayı enflasyon oranı, evli, eşi çalışmayan, 2 çocuklu memurlar üzerinden değerlendirildiğinde durumun özeti şudur: 12/1 derece ve kadrodaki bir hizmetlinin aylığında, Ocak ayında 2018 yılının ilk altı ayında geçerli olmak üzere toplamda % 5,69 oranındaki artışın karşılığı olarak aylık 157,82 TL artış yapılmış olmasına rağmen Mart ayı enflasyonu ile bu miktarın 81,20 TL’lik kısmı erimiştir. Aynı şekilde; 9/1 derece ve kadrodaki bir memurun aylığında Ocak ayı artışı 167,91 TL iken Mart ayı enflasyon kaybı 86,39 TL, 7/1 derece ve kadrodaki bir öğretmenin aylığında Ocak ayı artışı 188,17 TL iken Mart ayı kaybı 96,82 TL, 8/3 derece ve kadrodaki bir pratisyen doktorun aylığında Ocak ayı artışı 263,9 TL iken Mart ayı kaybı 135,78 TL, 12/3 derece ve kadrodaki bir hemşirenin aylığında Ocak ayı artışı 182,59 TL iken Mart ayı kaybı 93,95, TL ve 1/4 derece ve kadrodaki bir mühendisin (büro) aylığında Ocak ayı artışı 279,27 TL iken Mart ayı kaybı 143,69 TL olmuştur. Asgari ücret ile çalışanlarda yılın ilk üç aylık kaybı, Ocak ayında alınan artışın % 22,3’ü oranındadır. Ücretinden başka geliri olmayanlar için temel harcama kalemleri gıda, sağlık, konut ve ev eşyası harcamalarıdır. Toplam harcamanın yaklaşık yarısına karşılık gelen bu 4 kalem harcamada, % 2,77 olan yılın ilk üç aylık genel ortalama artışı; gıdada % 6,06, sağlıkta % 7,04, konutta % 3,33 ve ev eşyasında % 4,50 oranı ile genel ortalamanın üzerindedir.

TÜM MEMURLAR YOKSULLUK SINIRI ALTINDA YAŞIYOR.

Düzenli olarak yapılan açlık ve yoksulluk sınırı araştırmaları memurların tamamına yakınını yoksulluk sınırı altında aylık aldığını göstermektedir. Türk-İş tarafından Mart ayında yapılan araştırmaya göre 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 1.663 TL, yoksulluk sınırı ise 5.415 TL’dir. Bu durumda daire başkanı ve üzeri üst düzey yöneticiler çok az sayıdaki memurlar hariç tüm memurlar yoksulluk sınırı altında aylık almaktadır. İşin ibret verici yanı ise; Hükümet ile toplu sözleşme imzalayan ve mevcut utanç tablosunun sorumlusu olan Memur-Sen’in Şubat ayı araştırmalarında 4 kişilik bir ailenin açlık sınırının 1.831 TL ve yoksulluk sınırının 5.168 TL olarak hesap edilmesidir. Büyümeden pay alamayan ve açlık sınırı ile yoksulluk sınırı arasındaki bir aylığa mahkum edilen memurlar, yetkili sendikaların başta kendi üyeleri olmak üzere kamu görevlilerini peşkeş çekmeleri nedeniyle toplu sözleşme düzeninin kurbanları haline gelmiştir. 4688 sayılı Yasanın açık hükmüne rağmen 1 kuruşluk bir ikramiye bile alamayan memurlar, geçici işçilikten kadroya geçecek olan taşeron işçilerinin bile her yıl alacağı 52 günlük ikramiyeye imrenir hale gelmişlerdir. Türkiye’nin büyüme oranlarında rekor kırması ile övünenlerin, o oranların yaratılmasında emeği olanlara, hakları olan refah payı vermemelerinin de, refah payı için yetkili sendikaların vurdumduymazlığının da izahı yoktur.

EMEKLİLER İLE DUL VE YETİMLERİN DURUMU DAHA VAHİM

Mart ayı itibariyle en düşük memur emeklisi aylığı 1.978 TL, en düşük SSK emekli aylığı 1.570 TL ve en düşük Bağ-Kur emekli aylığı ise 1.405 TL’dir. Ömrünü ülke kalkınmasına adamış ve artık köşesinde dinlenmeye çekilmesi gereken emeklilerimizin açlık sınırı civarında bir ücrete mahkum edilmeleri, torunlarına birer çikolata alamayacak hale getirilmeleri insafla bağdaşmamaktadır. Dul ve yetimler ise açlık sınırının altında kıvranmaktadır.”

BASK BASIN BÜROSU

SEÇİLMİŞ BAZI UNVANLARDAKİ MEMURLARIN 2018 YILI MART AYI ENFLASYONUNA GÖRE  MART AYI KAYIP MİKTARLARI (TL)

Unvanı

Derece/
Kademe

2017  Temmuz aylığı

2018 Ocak aylığı            (% 5,69)

Ocak ayında alınan zam miktarı (TL)

Mart ayı enflasyonuna göre kayıp miktarı (TL)

ŞB MD

1/4

4.807,00 TL

5.080,52 TL

273,52 TL

140,73 TL

MEMUR

9/1

2.951,00 TL

3.118,91 TL

167,91 TL

86,39 TL

MEMUR

13/3

2.945,00 TL

3.112,57 TL

167,57 TL

86,22 TL

HİZMETLİ

12/1

2.773,58 TL

2.931,40 TL

157,82 TL

81,20 TL

ÖĞRETMEN

1/4

3.699,00 TL

3.909,47 TL

210,47 TL

108,29 TL

ÖĞRETMEN

7/1

3.307,00 TL

3.495,17 TL

188,17 TL

96,82 TL

BAŞKOMSER

3/1

4.806,00 TL

5.079,46 TL

273,46 TL

140,70 TL

POLİS

8/1



4.221,00 TL

4.461,17 TL

240,17 TL

123,57 TL

UZMAN DR

1/4

5.605,00 TL

5.923,92 TL

318,92 TL

164,09 TL

PRATİSYEN DR

8/3

4.638,00 TL

4.901,90 TL

263,90 TL

135,78 TL

HEMŞİRE-LİSE

12/3

3.209,00 TL

3.391,59 TL

182,59 TL

93,95 TL

MÜHENDİS BÜRO

1/4

4.908,00 TL

5.187,27 TL

279,27 TL

143,69 TL

TEKNİSYEN BÜRO

11/1

3.079,88 TL

3.255,13 TL

175,25 TL

90,17 TL

ARAŞTIRMA GÖR

7/1

4.657,00 TL

4.921,98 TL

264,98 TL

136,34 TL

DİB BŞK. VAİZİ

1/4

3.846,00 TL

4.064,84 TL

218,84 TL

112,60 TL

AVUKAT

7/1

4.684,00 TL

4.950,52 TL

266,52 TL

137,13 TL

ASGARİ ÜCRET

1.404,06 TL

1603,12

199,06 TL

44,41 T

Anadolu Eğitim Sendikası




YORUM EKLE
YORUMLAR
mehmet02
mehmet02 - 6 ay Önce

Miadı dolmuş olan Yardımcı Hizmetler Sınıfı kaldırılmalı'
Kamu kurumlarında teknisyen yardımcısı, hizmetli, aşçı,
kaloriferci, dağıtıcı, mübaşir, terzi, berber, garson, bahçıvan, matbaacı gibi
çeşitli ünvanlarda görev yapan ve sayıları 111 bin olan Yardımcı Hizmetler
Sınıfı personelinin, bulundukları sınıftan kaynaklı olarak birçok maddi ve
manevi mağduriyet yaşadıklarına dikkat çekerek, Yardımcı Hizmetler Sınıfında
" bulunan personelin kurumlardaki ana hizmetlere yardımcı mahiyetteki görevlerde
çalıştırılabileceği gibi çok geniş bir tanımı olması ve bu sınıfın içinde
bulunan yirmi iki unvanın ayrı ayrı görev tanımının da olmaması sebebiyle
amirleri tarafından ünvanları göz ardı edilerek Yardımcı Hizmetler Sınıfı'nda
bulundukları gerekçe gösterilerek ünvanı ile uyumsuz işlerde
çalıştırılmaktadırlar. Yardımcı Hizmetler Sınıfında çalışan personelin kadro
unvanlarına ilişkin görevlerin sınırının belirtilmemiş olması bu personele
kurumlarında pek çok işin gördürülebileceği personel olarak bakılmasına neden
olmaktadır. Ayrıca hukuki yönü olmamasına rağmen bazı görev ve işlerin yardımcı
hizmetler sınıfı personeline gördürülmesi, zaman içinde söz konusu görevlerin
ilgililerin unvanı ile özdeşleşmesi ve haklı olarak bu görevi yapmak
istememelerinde ise sorunlu personel olarak düşünülmesine sebep olmaktadır" . YHS personelinin yükselebileceği
teknisyen, bilgisayar işletmeni, veri hazırlama ve kontrol işletmeni, memur
gibi kadrolara kurumlar tarafından genellikle ilk defa atama yoluyla personel
alımına gittiklerinden ve kurumların periyodik olarak Görevde Yükselme ve Unvan
Değişikliği sınavı açmamalarından dolayı üniversite mezunu olsalar dahi sınıf
değiştirme imkanı bulamamadıklarını 657 sayılı DMK' da bahsedilen
hizmet sınıfları arasında sadece Yardımcı Hizmetler Sınıfına dahil personel
için ek gösterge belirlenmemiştir. Ek gösterge belirlenirken bir hizmet
sınıfına dahil personelin tamamının dışarıda tutulmasının rahatsızlık
oluşturmasının yanı sıra, ek göstergeden yararlanamadıkları için Yardımcı
Hizmetler Sınıfı personelinin aylık ücretleri ve emeklilik hakları (emekli
aylığı ve emekli ikramiyesi) memurlar arasında oldukça düşük seviyede
bulunmaktadır. Bilindiği gibi 2005 yılında memur
sendikaları ile hükumet arasında imzalanan Toplu Görüşme Mutabakat Metninde;
"Yardımcı Hizmetler Sınıfında çalışanların öğrenim durumlarına göre bir
defaya mahsus olmak üzere sınavsız atanmalarının sağlanması" için çalışma
yapılacağı kararı yer almıştır." Taşeron firmalara bağlı olarak kamu
kurumlarında çalışan taşeron personelin devlet kadrolarına işçi olarak
geçirilmeleri ile birlikte ana hizmetlere yardımcı mahiyetteki görevlerin bu
personel eliyle gördürülmesi sonucunda YHS personeline ihtiyaç da kalmayacağını
kaydeden "Gelişen ülkemizde kamu personel yönetimi anlayışı
kuralcı, hiyerarşik, mekanik ve geleneksel yönetim anlayışı iken bu yönetim
anlayışı değişerek yerini etkinlik, verimlilik, tutumluluk dinamiklerini esas
alan, ücret dengesizliğini gidermeyi hedefleyen, performansa göre değerlendirme
üzerinde duran, esnek yapılanma ve katılımcı yönetime uygun bir kamu personel
yönetimine bırakmaktadır. Bu sebeplerle günümüzde miadı dolmuş
olan Yardımcı Hizmetler Sınıfı'nın kaldırılarak bu hizmet sınıfındaki mevcut
personelin, eğitim durumlarına ve ihraz ettikleri unvanlara uygun hizmet sınıflarına
geçirilmeleri gerekmektedir" …………… On üç yıl oldu bir gelişme yok. Sağlık bakanlığına ve yetkili sendikaya duyurulur.

SIRADAKİ HABER

Haberler
Personel Sağlık
Personel Meb
Hemşire Forması